Yurt İçi Gezi

Batı Anadolu Rallisi | Bodrum Ayağı

25 Eylül 2019

Yazı: Batı Anadolu Rallisi | Bodrum Ayağı | Yazan: Hande Sönmezerler SinanMalum gezmenin bir parçası da deneyim ve bu seferki yazım işte bir gezinti deneyimi hakkında.

Çocukken çok hoş bir film seyretmiştim; konusu ralli idi ve çok etkilendiğimi hatırlıyorum. O zamanlardan beri böyle bir deneyim yaşamak isterdim ve işte bu yaz 29-30 Haziran tarihlerinde bu tecrübe, eşim ve yakın bir arkadaşı sayesinde nasip oldu, hem de Klasik Otomobil Kulübü ile…

Klasik Otomobil Kulübü

1990 yılında Klasik Otomobil meraklılarının kurduğu, yaklaşık 400 üyeye sahip bir kulüp. Kendi ifadeleri ile amaçları;

“Otomobillere, bilhassa döneminde belirli özelliklere sahip olan ve artık caddelerde sıkça görülmeyen klasikleşmiş araçlara ilgi duyan, bunları korumak ve tekrar çalışır hale getirebilmek için uğraşı gösteren ve bu doğrultuda fikir alışverişinde bulunmak isteyen insanların bir araya gelmelerini sağlamak.”

Klasik Otomobil Kulübü, düzenlediği yurtiçi ve yurtdışı etkinlikler ile ülkemizin tanıtımına katkı sağlıyor. Bünyesinde otomotiv sektörünün önde gelenleri, Klasik Otomobil sahipleri, koleksiyonerler, müze sahipleri ve en önemlisi var olan değerleri korumak amacını güden otomobil meraklıları var. [Web Sitesi ve Instagram]

MESA 50. Yıl Batı Anadolu Rallisi | Bodrum

Rakamlarla Batı Anadolu Rallisi:

➢ 2 gün
➢ 350 km
➢ 12 Etap
➢ 75 Yarışmacı ve Katılımcı

Batı Anadolu Rallisi için merkez ve başlangıç noktası olarak belirlenen; Bodrum Yalı Mevkii’nde yer alan ve yarışa aynı zamanda sponsor olan Hapimag Sea Garden Otel‘de yarış başlamadan önce kısa bir briefing toplantısı oldu. Sonra herkes kendi otomobiline hızlıca gitti ve sıra numarasına göre çıkış yaptı. Eşim ve arkadaşı da bu noktada notlar tuttular; ben de bazı yarışçıların fotoğraflarını çektim. Tüm yarışçılar ayrıldıktan sonra biz (eşim, ben ve oğlumuz) organizasyonda hakem olduğumuz için en arkadan onları takip ettik, puan ve zamanlamaları topladık.

Harita üzerinde bu tip rallilerde genelde ana yol dışındaki yerlere ve yollara gidiliyor, elbette araçlara zarar vermeyecek yollar seçiliyor. Eşimin arkadaşı bu rotayı belirlemişti, biz de açıkçası çok keyiflendik; Bodrum Milas arasında daha önce varlığından haberimiz olmayan küçük köylerden ve pek de uğrak yeri olmayan yollardan geçtik.

Milas yakınındaki Mumcular Barajı’ndan ve tabii ki baraj gölünün yakınından geçtik ve rotamızdaki ilk dinlenme yeri olan Gökçeler Kanyonu’na ulaştık.

Gökçeler Kanyonu

Yaklaşık 8 km. uzunluğundaki Gökçeler Kanyonu’nda yer yer arkeolojik buluntulara rastlanmış. Kanyon; zeytin, ceviz, incir ve çınar ağaçları, maki bitki örtüsü ve kızılçam ağaçları ile kaplı.

Kanyonun içinde yöre halkına göre eskiden 14 adet un değirmeni varmış ama günümüze sadece 3 tanesinin kalıntıları kalmış.

Hamzabey Çayı, kanyonu baştan sona iki yakaya ayırıyor; doğa yürüyüşü, tırmanış gibi aktiviteler için uygun.

Kanyonda yaklaşık 30 adet mağara var ki en önemli ikisi İncirliin ve Çatal Mağara. İncirliin Mağarası gezmeye açık ancak Çatal Mağarası’nda çalışmalar devam ediyormuş.

İncirliin Mağarasıİncirliin Mağarası

İncirliin Mağarası, Gökçeler Kanyonu’nda bulunuyor. Biz Klasik Otomobil Klübü ile Teras Café’de oturduğumuz yerden mağaranın ağzını görüyorduk. Ben açıkçası meraktan çatladığım için gitmek istedim. Yanlız bana 15 dakika yürüyüş var dönüş de 15 dakika sürer dediler, sakın inanmayın 🥵 Dönüş daha zorlu ve uzun sürüyor. Benim yürüyüş kondisyonum iyidir ama nefes nefese kaldım ve çarpıntı geçirdim çünkü maalesef ki yarışa yetişmem gerekiyordu. İşin kötüsü tek başımaydım ve telefon da çekmiyordu yani bir şey olsa hemen akıllarına ben gelmeyebilirdim. Ancak yürüyüş yolu gerçekten çok güzel. Harika bir doğa.

Mağaranın girişine geldiğimde maalesef ki kapıda görevli yoktu, üstelik de görevlinin olması gereken bir saatte. Daha da kötüsü o kadar seslenmeme rağmen içeride kimde de yoktu yani yanlız gezmem gerekiyordu. Açıkçası yanlız gezmeye teşebbüs ettim. Şöyle ki çantamı bir not ile kapıda bıraktım ki demir kapıyı üzerime kilitlemesinler diye. Bir de önceki tecrübemizden elektrik kesilmesi ihtimaline karşı cep telefonumu elime aldım. Fakat yine de çok da ilerlemedim çünkü mağara tek başına gezmek için ve dışarıda gürevlik olmadığı için biraz ürkütücü geldi. Bu ürkütücü âna bir de tepemde uçuşan ve bana selam veren yarasa eşlik edince … ta da! Meğerse içerisi yarasa kaynıyormuş.

Açıkçası Bat Girl olmak için fazla yalnız ve fazla yorgundum. Yani evet yarasanın kanatları harika kadifemsi idi ve beni kendisine hayran bıraktı çok net fakat ileride yüzlerce yarasa çevremde uçuşsa Bruce Wayne’in çocukluğunda geçirdiği travma olacaktı. Nitekim topuklayarak mağaradan çıktım 💨👣😁 Zira hızla kanyonun yukarısına ulaşmam gerekiyordu… Oldukça zorlu bir tırmanış oldu, siz siz olun giderseniz dönüşünüzü dinlene dinlene yapın. Mutlaka gezin derim.

Kısa bilgi vermem gerekirse; mağaranın oluşumunda belirgin bir fay etkili olmuş. İncirliin Mağarası, dev sarkıt, dikit, sütun ve damlataş havuzları ile kaplı. Mağaranın damlataş sütunları ana galeriyi çok sayıda salona ayırmış. Genel olarak mağaranın girişinde, Yarasa Galerisi’nde, Havuzlu Salon’da ve Gösteri Salonu’nda bulunan damlataşlar kısmen fosilleşmiş. Mağara içinde çok sayıda prehistorik ve antik dönem arasına tarihlenen seramik parçaları bulunmuş.

Yarışa Dönecek Olursak

İlk gün yarış bittiğinde biz de bitmiştik; sıcaktan dolayı maalesef yapış yapış olduğumuz için MESA’nın Bodrum Demirbükü’ndeki yerleşim yerine ulaştığımızda ve içeri girdiğimizde bizi karşılayan serin mi serin hava çok iyi geldi. Biraz dinlendikten sonra plajda Batı Anadolu Rallisi yarışçıları ve organizasyonda çalışanlar için hazırlanan ikramların tadına baktık ve harika müzikler eşliğinde dinlendik.

İkinci gün ise ilk günkü kadar gezmeli olmakla beraber daha çok köy yollarında geçti, gerçekten çok dinlendirici ve çok güzeldi. Öğlen yemeğimizi Ören Marina’da yedik. İkinci günün akşamı yapılan Gala yemeği ile yarış resmi olarak son buldu ve ödül kazananlara ödülleri verildi. Ertesi günlerde yarış otomobilleri tırlarla İstanbul’a gönderilmeye başlandı.

Hayatımda yaşadığım en tatlı deneyimlerden biriydi. Sizlere de böyle tatlı deneyimler nasip olsun dilerim.

Arabalarla ilgili izlediğim ve tavsiye edeceğim filmler:

▻ Cars (Klasik Otomobillerle de ilgili çok tatlı bir animasyon)
▻ The Italian Job (İtalyan İşi)
▻ Transformers (Tüm seri)
▻ Mad Max Fury Road
▻ Rush (Muhteşemdir)
▻ Gone in 60 seconds (60 saniye)
▻ Fast and Furious (Hızlı ve Öfkeli | Tüm seri)

Referanslar ve Detaylı Bilgi İçin

Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü | Gökçeler Kanyonu ve İncirlini Mağarası
YouTube’da Discover Milas kanalının Gökçeler Kanyonu ve İncirlini Mağarası videosu
Klasik Otomobil Kulübü | Batı Anadolu Rallisi

Hande Sönmezerler Sinan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz