İnce Mevzu

Erdemli

28 Mayıs 2020

Yazı: Erdemli |Yazan: Seda Çağlayan

Hiç tanımadığım bir adamı çok sevdim ben. Onun ailesine karıştığımda o çoktan öte alemi mesken tutmuştu kendine hiç hesapta olmayan biçimde, olmadık bir vakitte.

Önce kızını çok sevdim. Sonra karısını. Sonra oğlunu çok sevdim. Sonra tüm ailesini. Geride bıraktığı herkes öyle güzeldi ki her birini severken onu tanıyamadığım için tekrar tekrar hayıflandım. Yıllar içinde defalarca rüyalarımda gördüm onu. Birbirimizi tanıdığımızı, tanıdıkça ne kadar sevdiğimizi.

Hayıflanıyorum evet

Burada yokluğuna isyan edemem, hakkım yok; ailesi varken ben cesaret edemem ama o kadar ondan biri gibi hissediyorum ve o kadar iyi biliyorum ki birlikte olabilseydik nasıl muzip muzip eğlenirdik, bir ah çekmeden de duramıyorum.

Sevgili & Baba

Uzun boylu. Nasıl yakışıklı! Janti tabirinin tam karşılığı. Şarkıdaki gibi hayran olunacak tavrıyla her adımında endamını savuran… Özel zevkleri olan, Amerikan arabalarına aşık, kıskanç ama kıskançlığının hakkını verecek ölçüde çok seven, sevebilen bir erkek, sevgili.

Çocuklarından kız olanına hiç kıyamayan; yaşça daha büyük, erkek olanıyla nasıl baş edeceğini bilememenin verdiği hırçınlıkla mecburen sert mizacını takınan bir baba. Yanlışlarına rağmen baba gibi baba.

Anılarla yaşatmak

Söylediğim gibi, ben onunla o gittikten sonra tanışabildim. Girdiğim evin her köşesinde bir onun bir de oğlunun fotoğrafları vardı. Mabet gibi bir ev. İkisi de uzaktaydı. Çerçevelerdeki fotoğraflar kadar anılar da hep ortadaydı. Kurulan her sofrada, televizyonda çalan bir şarkıda, gidilen bir yerde hep vardı o. Anılar zehirli bir sarmaşıktı onu sevenlerin ruhlarını saran, hatta belki bugünden koparıp geçmişte yaşamaya mecbur kılan. Onu çok seven sevgilisi de durmaksızın anlatırdı. Bazen kızar, sinirlenir, hayıflanır ama nasıl da yokluğunu hissettiğini ciğerime kadar hissettirirdi bana. Az gözyaşı dökmedim onu dinlerken.

Erdemli

Boyu bosu kadar karakteri de gıpta edilecek bir insan olarak; soyadının hakkını vererek, erdemli bir insan olarak yaşamış ve öyle veda etmiş bir adam olarak anılıyordu. Kaç kişiye nasip olur gerçekten? Günümüzde ancak parmakla gösterebileceklerimizden biri. Yaşar Kemal’in dediği gibi, o güzel atlara binip giden güzel insanlardan biri.

Bütün mesele bu

Aradan yıllar geçtikten sonra bile, kendisini aslında fiziken hiç tanıyamamış ve kendisine göre bir kız çocuğu olan bir kadın tarafından bile bu kadar özlenebilecek biri olarak yaşamak değil mi zaten bütün mesele. Toprak olan bedenden ne olabilir ki başka arda kalan?

Hep bizimle

Ben bu gece bir şarkı yüzünden yine andım onu gözlerim dolarak, hatta biraz daha fazlasıyla. O yüzden anlatmadan da duramadım size. Hep böyle olacak biliyorum. Geride bıraktığı anılarıyla bizim zamanımız da dolana dek hep bizimle olacak.

Işıklar içinde olsun.

En derin sevgilerimle,

Seda Çağlayan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Nilgün Paksoy Karabiber 29 Mayıs 2020 at 13:24

    Beyaz atına binip ışıklı boyuta giden o erdemli adamın bütün yolları ışıkla dolsun.
    Kaleminin rüzgârı bol olsun Sedacığım.

  • Cevapla Barış Savaş Tutar 1 Haziran 2020 at 17:55

    İçim ezilerek okudum. Duygular bu kadar güzel anlatılabilir!!!

  • Cevap Yaz