Ay Işığı Yolcusu

Kaldı

10 Kasım 2020

Yazı: Kaldı | Yazan: Atakan Balcı

Kaldı gözlerimde anıların, kinimde yankıları. Kaldı yanaklarımda sıcaklığın, gözyaşlarımda uzaklığı. Kaldı ellerimde eşsiz ellerin, kazanıp terk edişin.

Öfke

Öfke içimi yakan alev topu. Öfke sevgimin derinlere uzanan ışıksız yankısı. Öfke kinimi sevgimle harmanlayan meyve tohumu. Öfkem sevgimi, sevgim öfkemi besliyor sessiz haykırışlarımın kırık dalları.

Samsara

Murathan Mungan’ın “Yalnız Bir Opera”sı gibi ellerin, ayakların, uzanışın, sıcaklığın, umudun, ışığın, derin karanlığın, karanlığım. Sonunda umut ya da kuyruğunu yiyen yılan ya da Zen Çemberi. Sonunda başa dönmek mi, samsaraya takılı kalmak mı, nedenler ve sonuçlarla dolu nehrin içinde kulaç atmak mı soluk soluğa ve nehir boyunca? Sonunda umut mu ya da sonsuz bir umarsızlık mı? Umar aramadan derde sarılıp içindeki çocuğun gözyaşlarını kucaklamak mı yoksa? Sonu var mı, sonsuz bir enginlik mi içimdeki evrenin dışarıda yarattığı?

Dinginlik

Karma ile kaderi aynı gören algısızlıkla aynı suyun içindeyim. Bir anda ayırdına vardım ki, ben suyun içinde yürüyebilirim. Ben suyun üzerinde yürüyebilirim. Meshedilmiş olan, aldığı ışıkta bencil değil. Işık, serin bir sıcaklık da verir. Ben suyun içinde, üzerinde yürürken, suyun içindekilerin soluğuyla içine aldığı havayla değil, o sımsıcak ferahlıkla soluklanırım. Soluklanmam dinlenmekten oluşmaz yalnız, adım adım, kanat kanat suyun ayağıma doladığı ışıklı tozlarla aydınlanırım. Suyun içinde, üzerinde ya da karşı kıyıdayım. Hem orada hem buradayım. Vardım, varım, var olacağım.

Sevgi izi

Varlığım sevginin izidir, bedenim sevinin gölgesidir. Kinim, öfkem, sevgim gövdemin filizidir. Sevi’m özümde gizlidir. Sevi tinimi izler, kutumla bütün, sür’ümle çırpınışlarımdan ötedir. Çırpınışlarım bedenimin geçmişi, doğdum, öldüm, doğdum, öldüm… Doğduğumda vardım, öldüğümde vardım, doğmadan önce de, enginlikte de, sonlu varlığımda da, sonsuzluğumda da…

Yaban

Kasım 2020’nin filmi, “Yabancı” gibi, oradayım ama oralı değil gibiyim. “Yaban” kabul edilmiş bir Kemalci Gazi’yim bir Orta Anadolu köyünde ve fakat savaş sürüyor dört yanda. Yakup Kadri çok yaşasın “Yaban”ı yazmakla, tini solmuştur, kutu gitmiştir belki, “sür”üyle çok yaşasın, özsel ışığından akan soluğuyla. Sevi içre sevi bir yıldız tozudur. Küçücük bir toz tanesi, ölümsüz olabilen canlı tardigrat kadar mı? Varlığı koca bir evren ama küçücük bir toz tanesi, bir yaban, süpürülüp atılamayan, katlanılan. Sen de farklı değilsin. Seni geride bırakmadım ama artık öfkemin içinde bile değilsin. Ben sevi’yim, gerçek sevi ile iç içeyim, sen yığının sahte gülümsemeleriyle tin tine, soluğun yığının soluğuna değsin.

Sevi ve ışık ile!…

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 13 Kasım 2020 at 20:43

    “Öfke içimi yakan alev topu. Öfke sevgimin derinlere uzanan ışıksız yankısı. Öfke kinimi sevgimle harmanlayan meyve tohumu. Öfkem sevgimi, sevgim öfkemi besliyor sessiz haykırışlarımın kırık dalları.”
     
    Şiirsel bir anlatım olmuş canım bu yazın. Özellikle üstte alıntıladığım bölümü çok sevdim 👌🏻

  • Cevapla Atakan Balcı 14 Kasım 2020 at 20:06

    Çok teşekkür ederim Didem, canım. Duyuş ne denli derinden geliyorsa şiir de o denli duyuruyor kendini sanırım. 🙂

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan