Geçtiğimiz günlerde D. Trump bir kongresinde kendisi ile röportaj yapan engelli bir muhâbirin taklidi yaparak bir konuşma yaptı. Hâliyle çok eleştiri alan bu beklendik tavrı Amerikan halkı tarafından, sanatçılar tarafından tepki topladı. Benim de sanatçı kimliğinden çok etkilendiğim Merly Streep, Golden Globe ödülünü alırken sahnede Trump’ın davranışları üzerine bir konuşma yaptı ve konuşmasının sonuna şu cümleleri ekledi:
“Saygısızlık saygısızlığı davet eder, şiddet şiddeti teşvik eder. Güçlüler konumlarını başkalarına zorbalık yapmak için kullandığı zaman hepimiz kaybederiz.”
İster istemez aklıma şu soru geldi:
İyi bir yöneticinin özellikleri neler olmalıdır?
Siyaset felsefesinde çok tartıştığımız bir soruydu. Platon meşhur “Devlet” adlı kitabında toplumu yönetecek kişinin filozof olması gerektiğini belirtir. Filozof cahil olmayan bireydir ve elbette bu düşüncesinde onu etkileyen de hiç kuşkusuz hocası Sokrates’in “erdem” anlayışıdır. Çünkü Sokrates kötülüğün, iyiliği bilmeme durumu olduğunu söyler. Cehâlet aslında iyiye sahip olmamaktır. İyiye sahip olamayan erdemli olamaz. Filozof iyinin bilgisine sahip olan olduğuna göre erdemlidir ve yönetici olma sorumluluğunu taşıyabilecek kişidir.
Devlet kitabındaki filozof yöneticinin sahip olması gereken özelliklerini de şöyle sıralayabiliriz:
- Özü sözü bir olmalı
- Asla yalan söylememeli
- Doğruyu sevmeli
- Aşağılık duygusundan arınmış olmalı
- Cesur ve kararlı olmalı
- Güçlü bir belleği olmalı ki bilgileri hafızasında tutabilsin
- Zengin, güç sahibi olma arzusunda uzak durmalı
- Ölçüsüz, açgözlü ve gösteriş meraklısı olmamalı
- Bilim ile uğraşmalı
Şimdi D. Trump ve diğer dünya liderlerini şöyle bir gözden geçirdiğimizde insanı trajik bir gülme tutuyor değil mi? Nereden nereye?..
İslam filozoflarından Farabi ise “Erdemli Kentin İnsanları” kitabında yine devlet yöneticisinin felsefî bir bilgeliğe sahip olması gerektiğini yazar. Burada da günümüzde gereksiz boş bir uğraş olarak nitelendirilen felsefe ilminin, tarihte gelişebilmek adına ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.
Farabi’ye göre bilge başkan 12 özelliğe sahip olmalıdır. Bunlardan bazıları şöyledir:
- Bilim sevgisi ve tutkusu
- Kısa süreli hazlardan uzak durabilme iradesi
- Doğruluk ve dürüstlük
- Adalet sevgisi, gönül zenginliği
- Tok gözlülük, lükse ve şatafata düşkün olmama
Monarşik ve totaliter yönetim biçimlerinin terk edilmesinde çok büyük katkıları olan aydınlanmacı düşünür J.Locke ise “Yönetim Üzerine İki İnceleme” adlı eserinde yöneticinin insanları savaş ve iç karışıklıklara karşı koruyan barışçıl bir tavırda olması gerektiğini belirtmiştir.
Her ne kadar düşünürlerin ideal devlet, ütopya, yani olmayan, hayali bir devlet kuramı olarak yazmış oldukları yönetici özellikleri ulaşılmazmış gibi görünse de eminim yakın veya uzak tarihten bu özelliklerin birçoğunu yakalayabilen karizmatik, öncü liderleri hatırlayacaksınız. Ancak kabul edelim ki günümüz dünyasında kendilerinden çok göremedik.
Tek dişi kalmış canavara medeniyet demişler. İçine de günümüz acâibü’l mahlûkātlarını
doldurmuşlar. İnsan aklı, ruhu gitgide gerilerken yöneticiler insan özünden o kadar uzaklaşmışlar ki akıl durma noktasında.
Aristoteles, “Güç, yalnızca adil kullanıldığında gerçek anlamını bulur” diyor. Günün birinde gücü elinde bulunduran asrın liderlerinin ‘iyiler’ olması dileğiyle.
Açıklamalar:
- Acâibü’l Mahlûkāt:
1.) Tuhaf, görülmemiş yaratık.
2.) Acâibü’l Mahlûkāt; doğaüstü varlıklar, ilginç coğrafi oluşumlar ve sıra dışı olayları ele alan bir eser türüdür. Bu tür, özellikle Orta Çağ İslâm dünyasında çokça rağbet görmüş ve farklı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. En bilinen örneklerinden biri, 13. yüzyılda yazılmış olan Zakariyâ el-Kazvînî’nin Acâibü’l Mahlûkāt ve Garâibü’l Mevcûdât adlı eseridir.Bu tür kitaplar, bilimsel bilgi ile efsanelerin iç içe geçtiği metinler olup, astronomiden jeolojiye, biyolojiden mitolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılır. İçlerinde garip yaratıklardan bahsedildiği gibi, yıldızların, gezegenlerin, denizlerin ve bilinmeyen diyarların tasvirleri de yer alır. Zamanla, bu eserler sadece ansiklopedik bilgi kaynağı olmanın ötesine geçerek edebî ve sanatsal bir değer de kazanmıştır. Özellikle minyatürlerle süslenmiş nüshaları, görsel açıdan da büyük bir zenginlik sunar.





4 YORUMLAR
Günaydın Feray,
Hemen aklıma bu özelliklerin hepsine sahip, karizmatik bir lider geldi. ❤️ Hakikaten “Nereden nereye?” diyor insan. Hele Trump, hayatımda bu kadar arsız, küstah ve çirkin bir insan görmedim. Artık kötülüklerini saklama gereği duymuyorlar. Benim de hayran olduğum Streep çok güzel söylemiş. Hele de hem akıllarını hem ruhlarını aç bırakan bir çoğunluğun yaşadığı günümüz dünyasında bu tarz davranışlar çığ gibi büyümeye meyilli. Şiddet şiddeti saygısızlık saygısızlığı davet ediyor.
Gelecek için ben senin kadar ümitli değilim. Bu saygısız ve kötü liderler sürüsü dünyaya hükmedip bizi kısa sürede kitaplarda okuduğumuz distopyalardan birine götürecek gibi. İnsanoğlu Atatürk gibi bir lideri bir defa gördü. Bir defa daha böyle bir lider görecek kadar şanslı değil bu dünya diye düşünüyorum. Umarım haksız çıkarım.
Eline, kalemine sağlık. Sabah beyin cimnastiği yaptım sayende. Çok keyifli bir okumaydı.🙃
Sevgili Feray, bütün bu yazdıklarının üzerine, kişisel görüşüm, farkında olsak da olmasak da küresel bir aydınlanma yaşadığımız yönünde. Tarih boyunca bekli yüzlerce farklı yönetim biçimi denendi. Farklı coğrafya, kültür ve ölçekteki toplumlar farklı yöneticiler ve sistemlerle yönetildi. Bugün ise bütün o bin yıllarda olmayan çok farklı iki parametre var. Internet ve yapay zeka. Dünyanın her köşesindeki her hareketten çok hızlı bir biçimde hemen hemen herkesin haberi oluyor ve bütün bu datayı hızlı bir biçimde işleyip kullanılır hâle getirebilen yapay zekayı icat ettik. Nasıl ki göçebe toplumlar tarım devrimine dayanamadıysa, feodal yönetime sahip toplumlar sanayi devrimine karşı duramadıysa günümüz sözde demokrasi temelli toplumsal sistemleri de bu dönüşüme dayanamayacak. Çok da uzak olmayan bir vadede liderlerin toplumu yönetme anlamında hangi özelliklere sahip olduklarının önemi tarihte hiç olmadığı kadar aza inebilir. Bilime güvenen bir insan olarak ümidim de o yönde.
Kalemine sağlık sevgili yazar arkadaşım. Bakalım daha neler göreceğiz…
Elbette büyük bir keyifle okudum yazını Feraycığım 😁 Hârikaydı 👌🏻
Platon, Farabi ve Locke’un ideal yönetici anlayışlarından farklı olarak Machiavelli’nin “Prens”te çizdiği yönetici portresi aklıma geldi okumayı bitirdiğimde. Bir yanda erdem ve bilgelik, diğer yanda güç ve strateji…
Rousseau’nun halk egemenliği fikri ya da Montesquieu’nün kuvvetler ayrılığı ilkesi de günümüz dünyasında ne kadar karşılık buluyor, tartışılır.
🌟 Felsefe her dönemde yol gösterici olmaya devam ediyor ama liderler o yoldan gitmeyi pek tercih etmiyor gibi 😉
Kalemine sağlık canım 👏
Kucak dolusu sevgiler ❤️
Değerli geri dönüş ve fikirleriniz için teşekkürler arkadaşlar. Hepsi çok kıymetli. İyiler ve kötüler hep baki görünüyor o vakit 🤗