Köşe Yazıları

Ölüm Bir Nefes Kadar Uzakta

21 Kasım 2017

Hayat büyük bir süratle geçmeye devam ediyor. Sanki yokuş aşağı koşarak iniyormuş gibi… Çocukken izlediğimiz çizgi filmlerde, sihirli değneği ile değip zamanı durduran sevimli cadı misali, değneğimle dokunayım da her şey dursun istiyorum ama henüz bu değneği gören bilen olmamış 😉

Zaman öylece geçip giderken, insanlar sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya devam ediyor. Ağzından çıkan kelimeler bazen bir ok gibi karşısındaki kalbi 12’den vuruyor, bazen maksadını aşıyor delip geçiyor. O deliği kapatmak için vakit olur olmaz bilinmez ama oku atan da zaten işin bu kısmı ile pek ilgilenmiyor.

Ruhu dinlendirmek için ilk tercihlerimdendir Mevlana… Mesela aşağıdaki sözlerinde öyle güzel anlatıyor ki hissedileni;

“Bildiklerini anlat ama akıl vermeye kalkma;
Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma;
Sessiz kalmak bir şey bilmediğin anlamına gelmez,
Çok konuşmakta çok şey bildiğini göstermez;
Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun
Bir insanı küçük görmek akılsızlık,
Çok büyük görmekte korkaklıktır.
Cesaret akıldan gelirse cesarettir,
Bilgisizlikten gelirse cehalettir…!!”

​Okuduğum her satır sanki bir hayat dersi gibi… Düşünüyorum da bizler teknoloji ile bu kadar haşır neşir olmuş ve her şeye bir tık mesafesindeyken, her çeşit kitaba ulaşabileceğimiz yerlerde yaşıyorken, nasıl olur da toplum olarak bu kadar okumaktan araştırmaktan yoksun oluruz? Okumak ruhu besleyen can damarı gibidir. Ruhu dinlendirir. Bakış açısını genişletir. Yukarıdaki birbirinden güzel bu cümleler, bilgeliğin göstergesidir. Okuyan herkes tabii ki “Mevlana” olacak değil ama o yorgun, koşmaya alışmış, belki sıkılmış, belki bunalmış yüreklere iyi gelecektir.

​Benim için bazı kitaplar huzurlu bir liman gibi… Oraya demir atıp kalasım gelir. Aynı kitabı birden fazla okur musunuz bilmiyorum. Ben çok okurum. Zaten her şeyi sindire sindire yapmayı severim. Bekleyince, zamanı gelince olacağına varır.

​Diyeceğim şu ki; son sürat koşmaya devam ederken, aramak isteyip de hep sonraya ötelediğin can dostun var ya ara! “O nasılsa bana kırılmaz” diye güvenip de kırdığın gönülleri unutma! Nasılsa duymaz diye söylediğin yalanları, attığın iftiraları telafi et, yük olmasın. Ölüm hepimize bir nefes kadar uzakta!

Ayça Karauz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz