Networking & İnovasyon

Bilişsel Uyumsuzluk & Kariyer Etkisi

10 Eylül 2018

Bilişsel Uyumsuzluk & Kariyer Etkisi

Hiç kendinize ve etrafınıza “ders çalıştım” yalanını söylediniz mi? Ya da doğruluğu kesin olan bir soruda, doğru cevabı bulamadığınız için kendinizi “soru hatalı” diye inandırdınız mı?

Ya peki gerçekleşme ihtimali sıfıra yakın bir kariyeri, gerçekleşmiş gibi düşünürek o kariyerle ilgili hayaller kurdunuz mu?

Hepimiz bu soruların en az birine evet demişizdir. İnsanlar arasında sık sık karşılaşılan bu durumu, 1950’lerde ABD’li sosyal psikolog Leon Festinger “Bilişsel Uyumsuzluk“ teorisiyle açıklamıştır.

Bilişsel Uyumsuzluk Teorisi

Festinger, Bilişsel Uyumsuzluk teorisini, bireyin inandığı şey ile bu inanca karşıt
bilginin tutarsızlığı nedeniyle ortaya çıkan ve psikolojik olarak rahatsız edici bir durum olarak tanımlamıştır.

İnsan beyni, insanın tutumları ile davranışlarının uyumlu olmasını ister. Mesleki gelişiminizin, kariyer planlarınızla uyumlu olup, hedeflerinizi gerçekleştirmek için de bu uğurda gerekli davranışları (öğrenmeyi ve çalışmayı) sergilemelisiniz.

“Aç bir tilki asmadaki üzümlere ulaşmaya çalıştı ancak her ne kadar tüm gücüyle sıçradıysa da beceremedi. Birkaç denemeden sonra tilki vazgeçip, ‘zaten daha olgunlaşmamışsın, ekşi üzüme ihtiyacım yok’ dedi.“ – Anonim

İnsanın tutumu; bir nesneyi, olayı sevmesi, beğenmesi, nefret etmesi gibi duyguları kapsarken; davranışı ise insanın eylemini belirtir.

Festinger, 1956 yılında yayınladığı, Kehanet Boşa Çıktığında (When Propechy Fails) adlı kitabında çeşitli topluluklarda yaşanılan inanılmaz örneklerle “Bilişsel Uyumsuzluk“ teorisinin temellerini ortaya atmıştır.

1955’te Clarion adlı bir gezegendeki üstün varlıklar tarafından kendisine mesajlar gönderildiğini iddia eden Marian Keech’in, 21 Aralık’ta yeryüzünün büyük bir selle yok olacağı ve sadece kendilerinin üstün varlıklar tarafından kurtarılacağı yönündeki kehanetlerine inanan topluluk üyeleri, liderlerinin kendilerini topladığı yer ve saatte kehanetlerinin gerçekleşmeyip, Dünyanın yerle bir olmadığını görünce kuvvetli bir zihinsel çelişki yaşamışlardır. Bu durumda topluluk üyelerinin kandırıldıklarını ve servetlerini boşa harcadıklarını kabul etmeleri gerekir.

Buna rağmen Topluluk üyelerinin büyük çoğunluğu, bu hayal kırıklığını liderlerinin yardımıyla çözmüştür. Onlara göre üstün varlıklar, topluluklarını ödüllendirmek ve onları güçlendirmek için ikinci bir şans vermiştir, daha çok insanı ikna ederek kurtulmalarına yardım etmeleri için, kıyameti ertelemiştir.

Psikoloji bu durumu “Bilişsel Uyumsuzluk Teorisi“ ile açıklıyor.

İnsanoğlu yaradılışı gereği, bir değere ya da inanç sistemine bağlandığında ve bu uğurda maddi, manevi destek sağladığında, kolay kolay vazgeçemiyor.

Kariyer Planlaması

Ebeveynler de çocuklarının mesleki gelişimlerini kendi istekleri doğrultusunda gelişmesi için inat ederler, birçok fedakarlıkta bulunurlar, çocuklarıyla tartışırlar ve sonunda kaybederler. Halbuki ebeveyn elinden geleni yapmıştı, çocuk istenileni gerçekleştirememiş ve gayret göstermemişti, öğretmenleri de çocuklarının üstüne yeterince eğilmemişti. Oysa, kariyer planlamasını kendi yapan çocuklar, başarana kadar mücadele eder, nede olsa birçok fedakarlığı ve gayretli çalışmaları kendileri yapmıştır.

Size daha ilginç bir örnek vereyim, ebeveynler çocuklarının eğitimi için okul ya da özel kurslara fazla miktarda para vermişlerse, çocukları derse gitmediğinde ebeveynler paraları boşa gitmiş hissine kapılır. Zorla çocuklarını derse göndermeye çalışırlar.

Tıpkı bir restorantta çok para verip sipariş ettiğimiz yemeğin tadını beğenmesekte bitirmeye çalışmamız gibi.

Ali öğretmenden ders almak isteyen maddi durumu eş iki öğrenci, aynı konuyu dinliyor sadece ders saat ücretleri farklı. Daha çok para ödediğini düşünen öğrenci dersin daha verimli, Ali öğretmenin ise çok daha iyi anlattığını söylüyor.

Neden?

Çünkü daha çok para verip, daha fazla yatırım yapıyor.

Çocuklarınızın fikirlerini, tartışarak ya da onları zorlayarak değiştiremezsiniz. Çünkü siz üzerine gittikçe çocuğunuz iddialarını geliştirir. Bilişsel olarak iddiasına yatırım yaptıkça, düşüncesine daha çok bağlanır, iddiasıyla tutarlı bir çok fikir geliştirir, yatırımı daha çok artırır. Yatırım arttıkça, iddiasına da daha çok bağlanır.

İnsan rasyonel bir varlık değildir, her eylemini neden sonuç ilişkisi içerisinde yapmayabilir.

• Mesleki gelişim ve kariyer planlaması için çocuğun istekleri, yetenekleri doğrultusunda yatırımlar yapılmalı.

• Ebeveynler ve çocuklar kendilerine bilişsel uyumsuzluk yaşatmamalıdır.

“Ruh, her zaman kendini nasıl iyileştireceğini bilir. Esas zorluk zihni susturmaktır.“ – Caroline Myss

Gününüz Aydın Olsun…

Tuğba Atar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 10 Eylül 2018 at 18:04

    İki çocuk annesi olarak dikkat ve ilgiyle okuyorum Tuğbacım yazılarını. Çocukların başarılı hissedecekleri kadar, mutlu da olacakları kariyerleri seçmelerine yardım etmek gerektiğine ben de yürekten inanıyorum. Bu yüzden tüm tavsiye ve önerilerine karşı kulaklarımı dört açıyorum 😉

    • Cevapla Tuğba Atar 10 Eylül 2018 at 21:38

      Didem Hanım, samimi ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. Bir annenin çocukları için yapabileceği en değerli şey kitap okuma sevgisidir. Siz bunu fazlasıyla yapıyorsunuz. Görüşleriniz benim için çok kıymetli.
       
      Sevgiler

  • Cevapla Hande S. Sinan 10 Eylül 2018 at 23:23

    Çok yol gösterici bir yazı 👌🏻

  • Cevap Yaz