Gırgırına

Alon & Murat | Antalya Macerası

25 Mart 2019

Gırgırına | Alon & Murat | Antalya Macerası | Cem Albayrakoğlu
Amerika’da onca arkadaşım oldu ama Murat’ın yeri ayrıdır. Özellikle o dönem, onun adına yer vermeden anlatabileceğim neredeyse hiçbir anım yok. Gurbette başlayan ve her geçen gün sağlamlaşan dostluğumuz elbette İstanbul’a dönüşte de kopmadı. Sanırım dosttan da öte kardeş olarak addedebileceğim ender insanlardan biri benim için.

Murat’ı yeterince övdüğüme göre konuya girebilirim nihayet. (Artık bir rakı ısmarlarsın be Murat 😉)

Amerika’dan tatile geldiğimiz zamanlarda ben onun çevresiyle o da benim arkadaşlarımla kaynaşınca birlikte yepyeni maceralara elbette yaşandı.

Alon

Murat’ın bir arkadaşı var ki hani Türkan Şoray kanunları var ya Alon da öyle bir şey işte bizim için 😀

İlk tanıştığımızda kendi kendime dedim ki; “Bu adam pişmiş hatta dibi tutmuş.” Şimdi bu satırları okurken güldüğünü tahmin edebiliyorum. doğru mu Alon? 😉

Tabi başta Alon’un kanunları bize fazla geliyordu ama o hiç çizgisini bozmadan zorla kabul ettirdi her birini bize.

Gelelim Bence En Bomba Maceramıza

Sene kaçtı tam hatırlamıyorum ama hiçbirimiz evli değiliz daha, zaten Murat hiç evlenmedi ya neyse… Benim ve Alon’un kız arkadaşlarımız var. İkimizin ilişkisinin de çiçeği burnunda zamanları.

“Üçümüz, erkek erkeğe, tatile gidelim” istiyoruz ama hatunlar bizi nasıl bırakır veya nasıl izin koparırız hiçbir fikrimiz yok. Derken anaaa izin çıktı hatunlardan. Onlar karar değiştirmeden hemen seyahat acentasında bulduk kendimizi. Antalya’da bir tesise yaptırdık rezervasyonumuzu. Hepimizde nasıl bir heyecan var anlatamam inanın.

Gideceğimiz gün ben Alon’u alacağım, ardından Murat’ı da aldıktan sonra benim arabayı ofise bırakıp taksiyle Atatürk Havalimanı’na birlikte geçeceğiz.

Sabah uçağını tercih etmiştik uçuş saatimiz için. O sabah da nasıl bir yağmur var anlatamam, köprü trafiği desen her zamankinden de beter. Uçağı kaçırmaktan korkuyoruz. Basın Express yolu kilit, biz taksinin içinde can çekişiyoruz. Neyse ki şoför oradan buradan kaçarak bizi havaalanına zamanında yetiştirdi. Nasıl mutluyuz belli değil.

Bu ikisi beni babaları belirlediler, her şeyde beni öne atıyorlar.

Uçak biletleri hani bir zarfın içindedir ya, uzattım görevliye, kadın içinden bir şey çıkartıp önce okudu, sonra biletleri alıp kağıdı bana geri verdi. Anlamadım başta, dedim; herhalde beni çok beğendi telefon numarasını veriyor 😀😀 Alon’la Murat ise esefle bakıyorlar bana.

Görevli kadın demez mi; “Notunuz içinde kalmış,” diye. Dedim; “Ne notu?”

Bir açtım ki benim hatun yazmış da yazmış. Sürpriz olsun diye de biletlerin olduğu zarfın içine koymuş. Tabi bu not Alon’la Murat’ın diline düştü bir kere. Antalya’ya gidene kadar bu malzeme onlara yetti. Hayır o değilde, neyse uzatmayacağım 😉

Otele Vardık

Sudan çıkmış balık gibiyiz. Haftalardır gelsin diye beklediğimiz tatilde, bir haftamızın geçeceği otelimizdeyiz. Odaya yerleştik, çantaları boşaltırken yatakları paylaştık. Tabi ki Murat horladığı için onu suit odanın içindeki diğer odaya attık.

Mayoları giydik, hazırız. Odadan çıkmadan üzerimizdeki değerli eşyaları kasaya koymaya karar verdik. Ben arabanın anahtarını, cüzdanımı, saatimi koyarken bir baktım Alon sigaraları koyuyor kasaya. “Hayırdır,” dedim. “Abi sigaraları çalarlar,” dedi. Nasıl bir kafa anlamaya çalışırken Murat içerden bağırıyor;; “Şifre ne olacak?” diye.

İnanın kaç saat geçti o şifreyi belirleyene kadar ben hatırlamıyorum. Yorumlara (Alon & Murat) arkadaşlar yazarsa sevinirim. Ben “Cep numarası olsun,” dedim. Üstün zekam sayesinde ardından da hemen ekledim; “Annemin numarası olsun.” Tabi ki güldüler bana, “Oğlum bizim nereden aklımızda kalsın senin annenin numarası?” diye. Tabi ki seçilmedi benim dahiyane önerim. Alon ne teklif etmişti şu an hatırlamıyorum ama Murat’ın önerdiği şifrede karar kıldık diye hatırlıyorum.

Plajdayız

Tabi ki ben deniz sevmediğim için girmiyorum. Bunlar da denizden çıkmak bilmiyor. Eh, dedim, ne yapayım, bari biraz Efes Pilsen içeyim. Tabi o sıcakta içince fazla da içmeme rağmen yamuldum. Güneşin altında daha da esrimemek için odaya gittim. Oda da temizlik yapıldığından uyumak ne mümkün. Bir süre sonra kendimi kadınların başında odayı temizlerken buldum 😀 “Orası olmamış, burasını şöyle yapın,” derken en son temizlikçilerle çarşafları değiştirdik. Oda bal dök yala olunca kadınların odadan bir çıkışı vardı ki; “Ulan bu adam biz odayı her temizlediğimizde burada olursa sıçtık,” der gibi bir halde resmen kaçtılar.

Ben de tertemiz odada biraz kestiririm diye düşündüm. Uyumuşum bayağı. Bizimkilerin birbirleriyle flörtleşmesi bitince ben geliyorum akıllarına. Telefon ediyorlar ama uykum ağır olduğundan duymuyorum. Merak ediyorlar ama odaya gelip kontrol edecek kadar da değil 😝

Sonunda uyandım gelen ardı arkası kesilmez telefonlara.

Anladım ki paşaların derdi başka; su sporlarına başlamak istiyor fakat üstlerinde para olmadığından benim odadan onlara para getirmem için arayıp duruyorlarmış.

“Ben de iyiyim sağolun.”
“Gelince konuşuruz abi, sen paraları al sahile in.”
“Uyuyorum(dum) oğlum. İnemem plaja falan.”
“Bak gel, bira da ısmarlarım sana.”

Her şey dahil tesis, ne ısmarlaması, sanki çocuk kandırıyor.

Neyse akşam duşlar alındı.

Parfümler sıkıldı. Onlar jölelerini sürdü. Bende jöle yok çünkü saç yok. Sıra kasanın açılmasına geldi. Yalnız bir arada açıyoruz, sanırsın üç göz taramalı şifreleme var. Sonunda tüm hazırlanma işlemleri bitti ve süslü biz yemek için restauranta geçtik. Gayet aile oteli, yemekler bitince dedik bari barda bir şeyler içelim.

Tamam biz Murat’la fazla içiyoruz ama Alon da hiiiiç içmiyor kadar az içiyor. Murat’la gazı veriyoruz; yok şöyle, yok böyle, oğlum burda içmeyeceksin de nerede içeceksin… Ama paşamın Türkan Şoray kuralları var. İçmedi arkadaş. Daha doğrusu hiç içmedi değil de bizim kadar içmedi.

Murat’la ben bir süre sonra alkolden maymuna dönünce bu sefer de Alon sıkıldı ve odaya gitti. Biz ise sanki bar ve diskodaki bütün içkileri bitirecekmişiz gibi takılıyoruz. Murat DJ’e para karşılığı şarkı çaldırmak istiyor adam diyor ki; “Abi yeter. Çok çaldım.”

“Yok onu da çal, bunu da çal,” derken yanımıza bir Alman grup geldi. Takılıyorlar ama 2 kadın, 5 erkek. Kimin kime yazdığı belli değil. Kadınlardan biri rahatsız durumdan. Benim de kafa iyi olunca sardım gruba. Sanki kız kardeşim, bana ne di mi? Muhteşem İngilizcemle başladım kızla konuşmaya. Kız rahatsız ya adamların ona yazmasından amacım onu kurtarmak, yani bak vallahi billahi tek derdim bu 🤣🤣

Şöyle bir sıkıntı var, hatun Almanca konuşuyor. Murat bana bakıyor, görüyorum ama yanıma da gelmiyor. Murat gelsene diyorum devamlı “Yok” cevabını alıyorum. Allah Allah bir sıkıntı var belli diye düşünürken “One minute,” dedim kıza, Murat’ın yanına gittim.

“Hayırdır abi?”
“O kadar akıcı anlatıyorsun ki bölmeyeyim dedim ama merak ediyorum nece konuşuyorsun?”
“Alman İngilizcesi 🤣🤣”
“Sana başarılar. Sabah bana da öğret, yarın ben de konuşayım.”

Ardından durumu daha fazla abartmamak için odaya gittik biz de. Nasıl kıkırdıyoruz belli değil. Tabi Alon uyandı. Malum kıldır da kendisi biraz 😝 Bir kalayladı bizi. Biz de zıbardık, yattık.

Sabah gene aynı rutin; kasayı aç hep birlikte, mayolar giyilsin, deniz, gündüz birası, oda temizliği. Ben tabi temizlikçilerin başında. Şaka şaka son iki gün gitmedim 😝 Onlar öğrendi benim titizliğimi 🤣🤣 İstediğim gibi yapıyorlardı.

Rus Kafile

Otele bir Rus kafile geldi. Bak şaka gibi, adam başına 5 Rus hatun düşüyor. (Verda şaka şaka) Verda mı kim? Canımız, bir tanemiz Alon’un sevgili eşi. Hatta bir ay önce o da Sen ve Ben‘de yazmaya başladı.

Konuya geri dönüyorum.

Çok güzel bir Rus hatun ve eşi var kafilede. Adam bildiğin çirkin. Çocuklarıysa nasıl tatlı. Murat çocuğa kitlendi; “Çok tatlı çocuk,” diye. Alon da ara ara “Ne çirkin lan bu adam,” diyor. Eh ailede bana hatun düşünce ben de; “Ne güzel kadın,” deyip duruyorum.

“Ruslar şöyle rahat, biz Türkler böyle değiliz.” diye kendi aramızda salak salak konularda fikir telakkisinde bulunuyoruz.

Bu arada günde birkaç defa sevgililerimizle konuşuyor, defalarca kez tekmil veriyoruz. Feci kılıbığız. Sıkıysa açma telefonu, hemen bir trip. Gün zehir olsun istemiyorsak içtimalardan kaçış yok. En rahatımız Murat tabii.

Tatillerde hep sona yaklaşınca asıl aksiyon başlar ya Murat da işte o son günlerde bir manita yaptı kendine. Kadın 40+. O yaşta tabii bize büyük geliyor ama Murat nasıl mutlu. Bildiğin o andan sonra hep onunla takıldı. Fazlası özel hayata girer, burada yazmayayım 🤣 Fakat şuu kadarını söyleyeyim; Murat kolay kolay beğenmez. Kendisinde de şeytan tüyü vardır kadınlar genelde ona gelir.

Tatil bu, elbet onun da bir son günü oluyor. Bugün bile keyifle andığım bu tatil size Alon ve Murat’ı biraz tanıtmıştır diye umut ediyorum. Onlarla ilerki maceraları da sonraki yazılarda okuyabilirisiniz.

Gırgırına,
Cem Albayrakoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

10 Yorum

  • Cevapla Verda Ovadya 25 Mart 2019 at 17:59

    Alon hala evli yaaa, ustelik o zamanki sevgilisi Verda ile… Tabii gerçekler yazılmıyor burada. Sanırsın Alon, tatili odada uyuyarak geçirdi… Biz de yedikkkk hahahaaaa

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 25 Mart 2019 at 19:13

      Hahahahhahahahhaha Verda resmen kahkaha attım yorumunu okuyunca 😂😂 Süperrrr bi’ kadınsın sen 😘😘😘

      • Cevapla Verda Ovadya 27 Mart 2019 at 00:20

        Hahahaaa geldigimizde muhakkak görüşelim. Fasıl olur, zurna olur, bar olur… hiç farkmaz 😘

    • Cevapla Demet Uncu 26 Mart 2019 at 15:52

      Verdacığım gerçekten çok haklısın bu konuda 🙂 Çok güldürdünüz yine beni. Cem kalemine sağlık, Alon”a söz düşüyor ama burada.:)

      • Cevapla Verda Ovadya 27 Mart 2019 at 00:21

        Alon susma hakkını kullanıyor nedense 😌🤣

  • Cevapla Ahmet Yonca 26 Mart 2019 at 12:00

    Abi ben nasıl bir hangover kaçırmışım 😂😂 Nisanda bir buluşma farz oldu yaaa. Didem duy beni, tanışalım hep beraber 😂😂 Her ortama bir Cem lazım.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 26 Mart 2019 at 13:00

      Ben de geçenlerde bu çocuk ne zaman gelecek diye düşünüyordum. Galiba Verda’ların da Türkiye’ye gelme tarihiyle kesişiyor. Şöyle hep birlikte bir meyhane gecesi yapabiliriz.
       
      Sen tarihi bir daha yaz canım.

      • Cevapla Ahmet Yonca 26 Mart 2019 at 16:32

        Harika 😍 20 Nisan geliyorum. 21 nisandan itibaren free takılcem. 23 Nisan ya da 24 en geç döncem.

  • Cevapla Cem Albayrakoğlu 26 Mart 2019 at 16:25

    Verdacım tabi ki tatili odada geçirmedi ama senin Türkan Şoray kocan her konuda muhalif olduğu için pek tadını çıkaramadı. Bir de malum bizim çok içtiğimiz dönem olduğu için hep kızıyordu bize.
     
    Ahmet inşallah ayarlayabiliriz diyeyim ama Verdalar gelince 20 Nisan’da İstanbul’da kısmetse bir fasıl yapacağız, aklında olsun.
     
    Demet güldürebiliyorsam ne mutlu tesekkür ederim.
     
    Dido sana diyecek tek bir şeyim var her zaman ki gibi süpersin, baş tacısın.

    • Cevapla Verda Ovadya 27 Mart 2019 at 00:21

      Türkan Şoray kurallarına vuruldum da evlendim ben bu adamla 🤣

    Cevap Yaz