Yıldız Tozu

Anne

15 Temmuz 2019
Öykü: Anne | Yazar: Sıla Malik

Güneş doğdu, kasabanın günlük koşuşturması da başladı. Horozun tiz sesi dört bir yana yayıldı. Kalkması gerekiyordu onun da. Yapması gereken işler vardı, inekler sağılacaktı, süt kaynatılacak, ardından çocuklara kahvaltı hazırlanıp tarlaya gidilecekti. Tüm bunları tek başına yapması gerekiyordu.

*

Her sabah 06.50’de çalan alarmının tiz sesiyle uyandı. Birkaç dakika ayılmak için kendine süre tanıdı. Aklında hâlâ bugün duruşması görülecek olan dava vardı. Bir oflamayla kalktı yataktan. Salona geçip gece yaptığı çalışmadan kalan dağınıklığı topladı. Ardından hızla kahvaltıyı hazırlamaya koyuldu. Çocuklar okula geç kalmamalıydı.

*

Ahırdaki işlerini bitirene kadar saat yediye gelmişti. Büyük kızı kardeşlerini önüne katmış çoktan köy yoluna çıkmışlardı. Sağ salim okula varmaları için dua etti. Aklı onlarda kalacaktı belli ki. Çok geçmeden duyduğu korna sesiyle hareketlendi. Gitme sırası ona gelmişti.

*

Çocuklarını alelacele giydirdi. Sokağa adım attıkları an yolları ayrılıyordu. İkisini de ar vaktine rağmen sıkı sıkı sarıldı. Farklı yönlere doğru ilerlediklerinde aklı çocuklarındaydı.

*

Tarlaya vardığında tarla sahibi isteklerini sıralıyordu. Her şeyi çok hızlı bir şekilde bitireceklerini söyleyen usta getirdiği bir avuç insana potansiyellerinin çok üstünde sorumluluk yüklemişti. Fiyat kısmına gelince kalabalıktan uzaklaşan tarla sahibi ve ustanın yüzünden anlaşılacağı üzere yine paranın çoğunu usta alacaktı.

*

Trafikten neredeyse duruşmaya geç kalacaktı. Adliyeye adımını atar atmaz davacı tarafın öfkeli bakışların müvekkilinin üzerinden kendine yöneldiğini hissetti. Bu onu rahatsız etmişti. Mübaşirin sesine kulak kesilir olmuştu. Bu rahatsız ortamdan anlaşılacağı üzere bu dava olaysız bitmeyecekti.

*

Kaç saattir çapa yaptığını unuttu. Çuvalı temizlediği otlarla dolmuştu. Yavaşça doğruldu, eğilmekten tutulan belini rahatlatmaya çalıştı. Küçük şişesinde su içerken ilerde köşede oturan muhtarın kızını gördü. Tüm ağacın gölgesinde oturmuş, çalışanları seyretmişti. Dayan dedi kendi kendine. Evlatların için ses etme.

*

Emin adımlarla girdiği dava salonundan sinir küpü olarak çıktı. Bir aydır hazırlandığı, son düzenlemeler için kaç gecedir uykusuz kaldığı dava, sırf karşı tarafın avukatı yüksek makamlardan tanıdığa sahip olduğu için haksızlığa uğramıştı. Üstüne eklenen müvekkilinin çaresiz bakışları ve karşı tarafın sinir bozucu gülümseyişi onu yıkılma noktasına getirmişti. Derin bir nefes alarak çocuklarını düşünmeye çalıştı. Sakin olmalı, fevri davranmamalıydı.

*

Akşamüstü dörde geliyordu tarlanın işi bittiğinde. Çeşmenin yanına giderek elini yüzünü yıkadı. Yorulmuştu, aklında akşama ne pişireceği vardı. Gelen arabayla hareketlendi çalışanlar. Ustanın etrafında toplanıp günlük yevmiyelerini almak için beklemeye başladılar. En fazla meblağ yine muhtarın kızına verilmişti. Ona da günü kurtaracak kadar para verilmişti. Haksızlık diye haykırdı içinden. Emeğimi çalıyorsunuz göz göre göre demek istedi, istedi de dökülemedi dilinden.

*

Büroya davanın kaybedildiği haberi kendisinden önce varmıştı. Patronu onu kızgın bir ifadeyle karşılarken bir anlığına nefesini tuttu. Bunu kaldırabilecek durumda değildi. Yorulmuştu. Fakat patronunun tek derdi kaybettiği dava idi. Nedenini bildiği halde ona yükleniyor sanki kendisi olsa kazanabilecekmiş gibi konuşuyordu. Her azarında olduğu gibi göz korkutmaları da eksik olmadı. Sadece derin bir nefes verebildi.

*

Bu hikayede farklı gibi görünen aslında aynı olan iki kadın var. İkisi de canla başla çalışıyorlar. İkisi de anne, ikisi de çalışan ve hiç şüphesiz ikisi de çocukları için çaba sarf ediyor.

Fakat benzer sorunları var. Hayat şartları, bulundukları mekanlar veya yaptıkları işler ne kadar farklı olursa olsun yaşadıkları zorluk özünde aynı.

Onlar sadece ve sadece evlatları için tüm bu zorluklara, haksızlıklara katlanıyorlar. Aslında çok güçlüler, dayanıklı ve cesurlar. Bunu üstün sabırlarında görebilirsiniz.

Ve onlar yine susarak yıkıyorlar bu düzeni. Çünkü onlar büyütüyor gelecek nesilleri. Onlar öğretiyor adaleti, vicdanı, doğruyu, hakkı. İlk onlar yön veriyorlar koskoca geleceğe. Çünkü onlar anne…

Sıla Malik

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Hande S. Sinan 16 Temmuz 2019 at 10:54

    Çok güzel olmuş.
    Tebrik ederim

    • Cevapla Sıla Malik 16 Temmuz 2019 at 20:52

      Beğenmenize çok sevindim, yorumunuz için teşekkürler 💕

  • Cevapla Nimet Canbayraktar 16 Temmuz 2019 at 12:54

    Harika. Çok beğendim. Her şeyi daha doğrusu HAYAT’ı bu kadar genç yaşta, bu kadar iyi anlayıp, bir de anlatmak. KUTLARIM.

    • Cevapla Sıla Malik 16 Temmuz 2019 at 20:53

      Yorumlarınız beni o kadar mutlu ediyor ki 😍 Beğenmenize çok ama çok sevindim 💜

    Cevap Yaz