Turizm

Kış Turizmine Girerken Kuzey Kıbrıs Turizm Sektöründe Rehber Eksikliği Sebepleri

16 Ekim 2019

Yazı: Kış Turizmine Girerken Kuzey Kıbrıs Turizm Sektöründe Rehber Eksikliği Sebepleri | Yazan: Doç. Dr. İsmet Esenyel

Kış operasyonları turizm açısından başladı. Büyük acenteler, küçük acenteler, herkes kendi ekmek derdine düştü. Bakıyorsunuz, adamıza bin bir risk alarak turist getiren tur operatörleri, iş hacminin ve bağlantılı oldukları (uçak, otel) anlaşmalarından dolayı büyük bir stres altında. Diğer küçük acenteler ise, ciddi bir kaos içinde çünkü yaptıkları bağlantıların meyvelerini toplamak istemekteler. Kolay değil, tüm turizm sektörünün de açıkça ifade ettiği gibi, bu önümüzdeki yıl, son yıllarda görmeye alışık olmadığımız bir yoğunluk kapımızı çalacak gibi.

Neden bu yoğunluk?

Sebebi çok basit aslında. Tur operatörleri ve onlar ile işi yapma riskine giren Kıbrıs kökenli paydaşlar, adanın en öncelikli olarak fiyat ve güvenlik unsurlarını ön plana çıkarıyorlar. Özellikle kış sezonunda neredeyse kendi evinde bir hafta veya iki hafta kalan Avrupa etiketli turistler, geçen kış aylarının sertliğinden dolayı, Akdeniz`in sıcağına atıyorlar kendilerini. Dolayısıyla kendi evlerinde yapacakları elektrik, su, yakacak, yemek, içmek giderleri ile en az adamızda bir hafta tatil yapma imkanına kavuşuyorlar. Hal böyle iken, adı güvenlik anlamında hiçbir olaya karışmamış Kuzey Kıbrıs çok önemli bir alternatif haline gelebiliyor.

Son yıllarda kan kaybettiğimiz Alman pazarı için çalışan tur operatörü ve şirketler, büyük bir ümit kapısını zorluyor gibiler. Bu arada Türkiye`den gelen MICE (Kongre Konferans, Toplantı, Incentive) turizm sektörünü de unutmamak gerekli. Adamız kendi çapına göre ( yatak ve tesis sayısı, kongre ve konferans salonları vs ) bu pazardan da kış aylarında ve hatta Mayıs başına kadar çok önemli kazanımlar elde etmekte.

Bu anlamda adamız, giderek Türkiye`den gelen misafirlerimize de cazip hale gelmeye başladı.Bunun sebepleri de gittikçe artan otel kalitesi ve adanın gerçek tarihi ve kültürel dokusu ve farklılığı, hatta ve hatta gastronomi kültürümüzün keşfedilmeye başlaması. Elbette casinoları da unutmamak lazım.

Gerçek anlamda kırılma noktası kış operasyonlarının başarıya dönüşmesi için gerekli kamu ve özel sektörde yapacağımız iyileştirmeler ile doğru orantılı. Bu iyileştirmeler, müze ve ören yerlerinin temizliğinden tutun da otobüslerimize, şoförlerimizin kalitesinden tutun da çarşı ve pazarımızın yeterliliğine, esnafımızın eğitimine, hatta ve hatta REHBERLERİN sayısına kadar önemli.

Tur Rehberlerinin Önemi

Adamızda kış sezonunun güzel geçmesine en büyük katkıyı koyabilecek olan unsurların başında tur rehberleri gelmekte. Adamızdaki turizm sektöründe bu rehberlerimiz 1700 dolayında bilinmekte. Ancak Rehberler birliğine kayıtlı yaklaşık 240 rehberin olduğu, bunların içerisinden ise aktif olarak çalışanların sayısının 180 civarlarında olduğu bilgisi bizler ile ilgili kurum yetkilileri tarafından bizler ile paylaşıldı.

Bu yıl yaklaşık 15 bin ile yirmi bin civarında beklenen Charter operasyonlarındaki artış, doğal olarak rehber eksikliğini gündeme taşıdı. Her gün yaklaşık 40-50 otobüs ile operasyon yapan tur şirketleri, doğal olarak büyük bir sıkıntıya ve krizin eşiğine geldi.

Krizin esas patlak noktası, bu krizi kendi lehine kullanmak isteyen bazı kesimler oldu. Kimisi, tur operatörlerini suçlarken (az maaş veren tur operatörlerinden dolayı sektörde çalışan kişi sayısına ulaşılamaması), kimisi de, rehberlerin bu kış dönemi yoğunluğunu fırsat bilerek yüksek fiyatlarda çalışmak istemelerini belirtti.

Şu veya bu sebep ile, turizm sektörümüzün zarar görmemesi adına atılacak olan adımların daha bir sükunete doğru yol almasını ve herkesin bu çözüme katkı koyması gerekliliği ile hareket noktalarımızı en baştan belirtmeliyiz. Bununla ilgili farklı argümanlar var, o da Rum kesiminden otobüs ile gelen yolculara, onların rehberlerine refakat edecek olan bir Türk Rehber eksikliği (şu anda var ama sessiz rehber). Bir de, istihdam edilen rehberlerin belli dönemlerde tur operatörleri tarafından maaşları ödenmeyerek veya çok geç ödendiklerini beyan etmek sureti ile sektörden uzaklaşmaları.

Reçete nasıl yazılacak?

Bizlerin esas önceliği bu aşamada, turizm sektörünün zarar görmemesi adına, elinde kokartı (ehliyeti) olup da rehberlik yapmayan (memur kesim hariç) bu kişileri sektöre kazandırmak olmalı. Düşünsenize, geçmişte bir şekilde rehberlik mesleğine gönül vererek gidip kursa katıldınız, rehber oldunuz ama rehberlik yapmıyorsunuz.

Bizler hem TV hem de yazılı basın yolu ile ilan ve duyurularımız ile bu hafta bu ilk adımı atıyoruz.

İkinci adım ise, son iki yıldır, sürtüşmelerden dolayı bir türlü açılmayan rehberlik kursunu tekrardan açmak. Evet eğere ki bu kurslar açılır ise, en az elli kişi eğitilir ve bu kişilerin yarısı istihdam edilse sorun otomatik olarak ortadan kalkar. Tüm sektör paydaşlarının çok aklıselim olmalı.

Gelinen bu kırılma noktasında, öncelikli olarak turizm ekonomisinin çarklarını döndürecek dinamizmi kendi içimizden oluşturmaktan geçmektedir. Seçenekler bu iki aşama ile sınırlı mı? Elbette hayır, unutmayalım ki, çok ciddi sayıda -şu anda rehberlik yapıp da emekli olmuş- kişi yine bu toplum içerisinde yaşamakta.

En kötü ihtimal, onların kapısını çalacağız ve 2019 yılının bu ümit vaat eden görüntüsüne zarar vermemek için çalışacağız.

Hepinize turizm dolu günler dilerim.

Prof. İsmet İsenyel

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan