Üçüncü Göz

Def-i Hacet

13 Ocak 2020

Yazı: Def-i Hacet | Yazan: İlayda Oylum Güleryüz

Geçmişten günümüze tuvalet kültürünü yansıtan farklı bir sergi.

Kapıdan girdiğinizde sizi iki küçük video ekranı karşılıyor. Nereden gelip nereden gidiyor olduğumuza da örnek bir anlatım. Kendimi izlemekten alamıyorum. Video “BOK” olarak başlıyor. Fransız, İngiltere ve Almanya ile bağdaşan bilgiler… Siyaset, ekoloji ve denge. Dışkılamanın önemi, döngüde dışkı ve psikolojiye etkisi.

Platonik Art Project’te koleksiyonerliğini Nevzat Onmuş’un, koordinatörlüğünü Sezgin Çevik’in yaptığı Def-i Hacet sergisi sıra dışı. Birçok disiplini içeren, kapsamlı ve emeğin ortaya konduğu sergide şaşkınlık hakim. Mesela köylerde ya da kasabalarda “Yüz numara nerede?” sorusunu bilirsiniz, değil mi? Peki “100 numara” söylemi nereden geliyor dersiniz? Cevap sergide 😉

Birçok ünlü ve önemli kişinin dışkısının dahi imha edilmek adına taşındığını öğreniyoruz. Kim tuvalet kağıdını saklar ki? Eski tuvalet kağıtları… Sifon örnekleri ve sabunlar. Edirne sabun örneği ve kolonyalar.

Temizliğe dair önemli bir kanıt ise sabun fişleri. Sahi ne çok para harcadık yollarda tuvaletlere değil mi? Sonrasında su ve temizlik de cabası.

Burada 300’den fazla öğe bir arada. Kulaklığı tuvalet kağıtlığından alıyorum. Dizaynı ve özenli dizilişi ile de çarpıcı bir tasarıma sahip.

Tuvalet kültürüne dair kitaplar sergileniyor. Kişinin kendi dışkısına olan yabancılaşmasının yine kendine olan yabancılaşmanın yansıması olarak ifade ediliyor olması oldukça çarpıcı. Kendinden bir parçayı reddetmek nelere neden olabilir?

“Dışkını valize koydun mu?”

Bir nevi biyolojik örnek. Hastanelerde de bizden istenen budur, değil mi? Ne çok bilgi. Durup düşünmeyi, gezerken bir kısım kaslarımızda gevşemeye de neden olan bir yaratıcılık.

Sergide birbirinden farklı tuvalet örneği bulunmakta. Bir tanesi var ki üzerine şiir yazılmış, Fransa kralı XIV. Louis tarafından kullanılmış taht şeklinde, estetik klozet replikası. Oturup kalıyorum, rahat.

Burada bulunan eserlerin bir gün müzede sergilenebilecek olma ihtimali ise heyecan verici. Alternatif bir sergi olan Def-i Hacet, üzerinde tatlı mı tatlı bir not bulunan gazoz ile de şenleniyor:

“Bu dünyada en değerli şey yiyip içtikten sonra sıkıntısız biçimde def-i hacetini yapabilmektir.” – Laleli Baba

Bu yazıyı okuyabiliyorsanız gazozun içine bir şey katılmamış demektir 😉

İlayda Oylum Güleryüz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Demet Uncu 14 Ocak 2020 at 13:54

    Neşeli üslubunuza bayıldım. Gerçekten enteresan olan bu sergiyi de sayenizde öğrenmiş oldum. Sevgiler

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan