Turizm

Turizm Sektörü Matematiği ve Korona Virüs

5 Şubat 2020

Yazı: Turizm Sektörü Matematiği ve Korona Virüs | Yazan: Doç.Dr.İsmet Esenyel

EMITT Fuarı dünyanın önemli turizm fuarları arasında ilk beş içerisinde. Türkiye bu anlamda önemli bir misyonu yerine getiriyor. Kuzey Kıbrıs olarak bu fuardan neler beklediğimizin açıklamasını, elbette destinasyon yönetiminin başında olan Turizm ve Çevre Bakanlığı yapacak ama bu yönde sunulacak içerik bugüne kadar basınımızda pek yer almadı.

2017-2018 yıllarında en güzel stand ödülünü alan Kuzey Kıbrıs standı, öyle anlaşılıyor ki bu sene popüler olmaktan uzak kaldı. Bu anlamda merakla bu haberlerin gelmesini en kalbi duygularımla beklemekteyim.

Şimdi gelelim gündeme.

Gündemi meşgul eden en önemli konu başlığı, Çin’de görülen ve gittikçe yayılan virüsle ilgili olarak giderek artan vaka ve ölü sayısı. Çin’de bugüne kadar korona virüs sebebiyle 305 kişi hayatını yitirirken, toplamda 14 bin de vaka görüldü. Türk vatandaşlar ise tahliye edildi.

Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm Fuarı’nın (EMITT) açılışını gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy konuşması sonrası, bu virüs ile ilgili basının sorularını yanıtladı. Çin’de görülen korona virüsünün Türkiye’de turizme etkisi üzerine Bakan Ersoy, “Çin’den 2019 itibarıyla 419 bin turist gelmiş olacak. 2020 yılı için yüzde 15-20 büyüme öngörüsünde bulunmuştuk. Bu virüsün ilk 14 günlük gelişimi çok önemli. 14 günden sonra kesin uygulama planları Çin ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklığa kavuşacak” dedi.

Ersoy, “Bizde bu bağlamda Çin’den beklentilerimizi revize edeceğiz. Ama Türkiye’nin genel hedeflerini etkiler mi diye bakarsak, 2019’da 52 milyonun üzerinde turistle kapatan bir Türkiye’yi konuşuyoruz. 2020 hedefimiz de 58 milyonu aşmak. Çin’den gelecek turist beklentimiz maksimum 550 bin civarında. Bunun bir kısmını kaybetmek Türkiye’nin 2020 hedeflerine erişemeyeceği anlamına gelmiyor. Biz bunu başka pazarlardan nasıl telafi ederiz konusunda çalışmalara başladık. Şu an kesinleşmiş bir şey yok. Birkaç hafta içinde biz de eylem planlarımızı açıklayacağız. Gelişmeleri adım adım izliyoruz” diye konuştu.

Çinli turistler uzun süre seyahat edemeyecek.

Bir diğer taraftan, korona virüsü nedeniyle Çinli turistlerin uzun süre seyahat edemeyeceğini belirten TÜROB Başkanı Müberra Eresin de, bu pazarda yüzde 70 kayıp yaşanacağını söyledi. Sayın bakanın açıklamaları yanında, Türkiye Otelciler Birliği Başkanı, uzun yıllardır tanışıklığım olan Müberra Eresin’in bu bağlamda daha detaylı açıklamalar yaptığını düşünüyorum.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, Türkiye’nin yurt dışına 200 milyon seyahat gerçekleştiren Çin’den 450 bin ziyaretçi aldığını ve bu sayının 350 bininin İstanbul ve Nevşehir’e geldiğini belirtti. Ortaya çıkan salgından dolayı Türkiye’nin kaybının büyük olduğunu ifade eden Eresin,

“Şöyle pozitif bir durum var ortada. Yurt dışına yılda 200 milyon turist gönderen Çin’den sadece 450 binini alıyoruz. Dolayısıyla Türkiye korona virüsle alakalı en az risk taşıyan ülkelerden birisi” diye konuştu.

Mücbir sebep olmasından dolayı rezervasyonların iptal olduğunu hatırlatan Müberra Eresin hem hava yolu şirketlerinin hem de konaklama tesislerinin iptal olan rezervasyonların rezervasyon bedellerini iade etmek durumunda olduğunu kaydetti.

Rezervasyon iptalleri ve iadeler nedeniyle özellikle konaklama tesislerinin zorlanacağının altını çizen TÜROB Başkanı, “Nereden bakarsanız bakın yüzde 70 kayıp yaşanacak. Bu kayıpları başka destinasyonlardan telafi etmek lazım. Yeni pazarlar açmak lazım. Çünkü Çin uzun bir süre seyahat edemeyecek. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı bir takım çalışmalar yürütüyor” dedi.

Fiyat kırmak orta ve uzun vadede zararlı.

Her zaman üzerini basa basa belirttiğim, özellikle bizim devlet kanadında bu bilinçlenmenin artık elzem olduğunu belirttiğim turizm matematiğini oluşturan bir kavram var.

Destinasyon Ortalama Oda Başı Fiyat

Bizim Kuzey Kıbrıs ölçeğinde bu kavramın özellikle destinasyon marka yönetimi ve genel “iş ortamını” (business environment) oluşturan sebepler olgunlaşmış değil.

Ulaşım, siyasi tanınmamışlık, hızla değişen hükümler, turizm markasının güçsüzlüğü ortalama oda başı fiyatın sağlıklı bir zeminde oluşturulmasında karşılaşılan en büyük engeller. Zaten toplam 26 bin yatak kapasitesi ile büyük tur operatörleri nezdinde minik bir turizm destinasyonuyuz. Şimdi Türkiye ölçeğine bakacak olursam, yukarıda Kuzey Kıbrıs için bahsettiğim dezavantajlar yok ama Türkiye’de destinasyon pazarlaması istenilen seviyede yönetilmediğinden dolayı günü kurtaran stratejik planlamalar yerine sezonluk açılımların yapıldığı bir ortamı yaşıyoruz.

Bu anlamda yapılan açıklamalarda aslında gidilecek köyün minarelerini görmek mümkün.

Avrupalı turistlerin Çin’e gitmek yerine Avrupa içinde seyahat edeceğini ifade eden Eresin, “Biz zamanında gerekli atakları yaparsak o Avrupalı turistten bir kısmını Türkiye’ye getirebiliriz” şeklinde konuştu. Gerekli ataklar aslında fiyat kırmak yönünde olacak çünkü özellikle gittikçe değer kaybeden Türk Lirası karşısında zaten büyük tur operatörleri bu anlamda Türkiye pazarı için ellerini ovuşturarak beklemeye geçti.

Fiyatlar aşağıya çekilecek, zaten artan işsizlikten dolayı iş gücü maliyetleri de düşeceğinden, bu anlamda iş gücü anlamında zorluk çekilmeyecek. İstihdam turizmde artar gibi sezonluk yükselecek ve suni bir büyüme yaşanacak.

Özetle, ucuz turizm, ucuz iş gücü, orta düzey turist profili, kalitesiz turizm. Ancak Türkiye şu zamanda buna muhtaç. Neden mi?

Bir kere dış ticaret açığı ve cari açık anlamında yaramıza en fazla merhem olan döviz girdisi turizm sektöründen sağlanıyor. Zaten ihracat gittikçe geriliyor, üretim genel ekonominin kırılganlığı yüzünden azalıyor, demek ki tek çare turizm sektörü.

Global STR raporları ve Türkiye durumu müthiş bilgiler veriyor.

Smith Travel Research (STR) adeta turizm sektörünün FBI gibi. Amerikan menşeli bu şirketin eğitimlerine 2014’te İtalya’da, 2019 yılında ise Fransa’da katıldım. İnanılmaz bir network ortamı. Hedef algısı anlamında işi nasıl yöneteceğinizi kısaca turizmin matematiğini öğretiyorlar. İki gün kendinizi bir satranç oyununda hamle yapan, kafasında strateji geliştiren bir insan gibi hissediyor, inanılmaz bir bilgi ve donanım sahibi oluyorsunuz. Tabii ki hesap kitap da bu işin içinde var.

2019 yılı doluluklarının bir önceki yıla göre yüzde 2,4 artarak yüzde 67,6 oldu. Ortalama oda bedeli yüzde 10,4 artışla 77.4 Euro’ya, oda başı elde edilen gelir yüzde 13 artışla 52.3 Euro’ya yükseldi. 2019 yılında son üç yılın en iyi rakamlarına ulaşıldı.

Konaklama sektöründe 2019 yılının performansı belli oldu. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), 2019 yılı genelinde Türkiye’nin ortalama otel doluluklarının bir önceki yıla göre yüzde 2,4 artarak yüzde 67,6 olarak gerçekleştiğini açıkladı.

Dünya çapında veri ve analiz şirketlerinden STR’nin TÜROB için hazırladığı 2019 yılı Ülke Performans Raporu’na göre, Türkiye’nin ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 10,4 artışla 77.4 Euro’ya, bir diğer yandan oda başı elde edilen gelirler ise yüzde 13 artışla 52.3 Euro’ya yükseldi.

Ortalama dolulukta artış hızı arzu edilen düzeyde olmasa da fiyatlardaki çift haneli artışlar sektörü sevindirdi. Her üç kalemde de son üç yılın en yüksek performansı elde edildi.

Ancak artışa rağmen Türkiye’nin Avrupa ortalamasının gerisinde kalması dikkat çekti.

2019 yıl sonu itibariyle 27 Avrupa ülkesi ortalama doluluk oranı yüzde 72,2, oda fiyatı 113.3 Euro, oda başı elde edilen gelir 81.9 Euro oldu. Bu oteller inanın Türkiye’deki otellerin fiziki şartlarının çok gerisindeler. Ancak bu açığı, donanımlı iş gücü ve hizmet kalitesi anlamında kapatıyor Avrupalılar.

Dünyanın en güzel ülkesi, gerçek anlamda Şampiyonlar Ligi’nde yani en üst seviyede olması gerekirken, Türkiye maalesef UEFA yani bir alt ligde mücadele ediyor. Sebebi ise ülkeyi gerektiği fiyatlarda pazarlayamıyoruz. Akdeniz bölgesinin en yeni, en donanımlı tesislerini, Avrupa’nın 80 ve 90’lı yıllardaki otellerine karşı güçsüz kılıyoruz.

Hep bahsettiğim işin matematiği burada işte.

İstanbul 2019 yılında yüzde 74 ile dolulukta Avrupa ortalamasının üzerine çıktı ancak fiyatlarda Avrupa destinasyonlarının gerisinde kaldı.

İstanbul’un 2019 yılında ortalama doluluk oranı yüzde 3,9 artışla yüzde 74’e, ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 9,3 artışla 89.6 Euro’ya, oda başı elde edilen gelir yüzde 13.6 artışla 66.3 Euro’ya yükseldi.

Antalya’da ise 2019 yılı genelinde ortalama doluluk oranı bir önceki yıla göre yüzde 1.8 artışla yüzde 65.7, ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 12.5 artışla 87.7 Euro, oda başı elde edilen gelir yüzde 14.7 artışla 57.6 Euro olarak gerçekleşti. Konaklama sektörü yılı artıda kapatmasına karşın, rekor yılı olan 2012 performansını yeniden yakalamak için çaba gösteriyor.

2012 yılında Türkiye, ortalama yüzde 64,7 dolulukla oda fiyatında 115.6 Euro’ya, oda başı gelirde 74.8 Euro’ya ulaşmıştı. İstanbul ise 2012 yılında yüzde 72,4 dolulukla oda fiyatında 152.9, oda başı gelirde 110.8 Euro’ya yükselmişti. Bu yükseliş ile İstanbul oda fiyatında Avrupa’nın en pahalı şehirleri arasında yer almıştı.

Global yeni trendler uygulamaya konmalı.

Turizm sektörü, Türkiye ve ülkemize sağladığı döviz girdisi ile dış ticaret açığımızı tek başına kapatır hale gelirken, en stratejik sektör olma misyonunu bir kez daha ispatladı. Türkiye’nin elde ettiği geçici zaferler bizleri rehavete sürüklememeli.

Dünyada turizm anlayışı değişiyor. Teknolojik gelişmeler, hızla değişen demografik yapı ve küresel iklim değişiklikleri geleceğin turizmini yeniden şekillendiriyor.

Dünyadaki bu gelişmelere kendimizi adapte etmeliyiz.

Kuzey Kıbrıs gastronomiden kültüre, kongreden sağlık turizmine, kitle turizminden kış turizmine, spordan inanç turizmine kadar birçok farklı pazarda önemli bir gelişim potansiyeli barındırıyor. Müthiş derecede eğlence ve casino sektörü potansiyeli var.

Artık turizm siyaseti gündelik olmaktan çok bilinçli, farkındalığı olan adımlarla vizyoner bakış açısı ile yönetilmeli.

Prof. İsmet Esenyel

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan