Köşe Yazıları

Bilim Diye Diye

22 Nisan 2020
Yazı: Bilim Diye Diye | Yazan: Çiğdem Mertoğlu
Coronalı günlerden tüm bilimseverlere merhaba.

Yine bir an önce bitmesini dilediğimiz günler, haftalar hatta aylardan birindeyiz. Yaklaşık 1.5 aydır bu süreç devam etmekte. İlk okunduğunda 1.5 ay, küçük bir zaman dilimi olarak görünse de bu zaman diliminde neler yaşadık neler… Her saniyesinde neler öğrendik neler… Adeta gelecek nesillere, destan niteliğinde anılacak kötü bir 2020 bırakmaktayız.

Corona virüsü insanoğlunun tüm sistemini çökertti.

Kendini dünyanın hakimi sanan insanoğlunun tüm sistemini küçücük bir virüs çökertti. Tüm planlarını bozdu. Tüm bildiklerini unutturdu. Yüzyıllardır çabalayıp elde ettiği teknoloji ve bilimin yetersizliğini bir tokat gibi yüzüne vurdu. Tüm bilim insanları ne yapacağını, bu virüsle nasıl başa çıkacağını şaşırdı. Dünyadaki son teknolojik nükleer silahlara sahip olmakla kendisini bilimin efendisi sanan süper güçlerin karizmasını yerle bir etti. Kısacası bu virüs. bizlere çok şey öğretti.

Ben bir doğa bilimleri eğitimcisi olarak, bu hafta “Covid-19” adlı virüsün bize bilimsel açıdan öğrettiklerinden bahsedeceğim. Elbette ki bu virüs bize her açıdan birçok şey öğretti. Sosyal, ekonomik ve siyasal açıdan kendimize ders çıkarmamız gereken birçok nokta var. Ben ise sadece bilimsel açıdan ders almamız gereken noktalar üzerinde duracağım.

  • Ders 1: Doğaya zarar vermemeliyiz!
  • Ders 2: Hayvanları katletmekten vazgeçmeliyiz!
  • Ders 3: Bilimi küresel fayda için kullanmalıyız!
  • Ders 4: Küresel iklim değişikliğini küçümsememeli ve küresel iklim değişikliğine karşı gereken tedbirleri almalıyız!
  • Ders 5: Ar-Ge çalışmalarını daha çok desteklemeliyiz!
  • Ders 6: Bilim merkezlerinin sayısını artırmalıyız!
  • Ders 7: Bilimle daha çok iç içe olmalıyız!
  • Ders 8: Bilim insanlarına gereken değeri vermeliyiz!
  • Ders 9: Gençlere bilimi sevdirmeliyiz!
  • Ders 10: Rehberimiz pozitif bilimler olmalı!

Bilim Diye Diye…

Neredeyse 2 yıla yakın bir süredir SenVeBen sitesinde fizik ve bilimle ilgili yazılar yazmaktayım. Yazılarımda sizlere bilimin önemini elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Aydınlık bir gelecek için sahip olmamız gereken en önemli şeyin bizi bilime götürecek yol olan bilgiden ve bilginin öneminden bahsettim. Yani bilim diye diye ağzımda tüy bitti. Amacım yazılarımı okuyan yeni nesillerin bu konuda ilgilerini çekerek onlarda bir farkındalık oluşturmaktı.

Şu an yaşadığımız süreç bize gösteriyor ki; bilgiye sahip olmak bir ülke için son derece önemli bir konu. Bizi evlerimize hapseden, geçimimizi sağladığımız iş yerlerimize kilit vurduran, bizi sevdiklerimizden ayırıp ve en kötüsü bizlerde korku kültürü oluşturan bu virüsten kurtulabilmemiz için bilgiye ihtiyacımız var. Evet, bizi virüse karşı koruyacak olan aşıyı bulmamızı sağlayacak olan tek şey bilgi. Hepimiz, bilim insanlarının bu aşıyı bulmalarını dört gözle bekliyoruz. Onlar da bunun için canla-başla, gece-gündüz çalışıyorlar. Çünkü tek kurtuluş yolu; “virüs aşısını” üretebilmek. Bu illetten sadece bu şekilde kurtulabiliriz.

Yaşadıklarımız bize bir kez daha gösteriyor ki; insanların hayatta kalabilmeleri için gerekli olan kilit nokta bilimdir. Dolayısıyla yaşadıklarımızdan bir ders çıkarmalı ve artık bilimi görmezlikten gelmemeliyiz. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”  diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptıklarına ve söylediklerine kulak vermeli, bilim ve fennin ışığında yürümeliyiz.

Saygı ve sevgilerimle…

Hoşça kalın.
Bilimle kalın.
Fizikle kalın…

Çiğdem Mertoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan