İremushka’nın Panosu

Sosyal Mesafe Ve Türk Toplumu

11 Haziran 2020

Yazı: Sosyal Mesafe Ve Türk Toplumu | Yazan: İrem Savaş

Merhabalaaar!

Günün hangi saatinde okuyorsanız bu yazımıı bal tadında geçsin dakikalarınız. İçinde bulunduğumuz zorlu süreçte her şeyi ballandırmaya ihtiyacımız var, bir kahve bardağına bile fazla anlam yüklemeye başladık. Aslında bu kötü de bir şey değil her küçük şeyle mutlu olunabileceğini de öğretti bu süreç bize.

Örneğin 1 haftalığına geldiğim Bursa’da seyehat kısıtlamasından ötürü 50 gün kaldım ve yalnızca bir sweatshirt, birkaç tişört ve iki tayt ile.

Bir gün mutfakta oturuyorum artık yarın olsun da İstanbul’a yola çıkayım evimi yatağımı özledim diyorum, hoop haber kanallarından birinde “15 gün seyahat kısıtlaması” yazdı. Tabi beni bilenler bilir ilk duyduğumda ortalığı ateşe verdim. Sonra düşündüm ki çok da zor olmayacaktı. Hemen yazlığa geçtim ve belki daha bile iyi oldu. Birçok alandan izole olmuş oldum. Söylemek istediğim de şu aslında, biz birçok ders çıkardık bu süreçte. İçinde bulunduğumuz şartları iyi hale getirmek bizim elimizde. Bulunduğumuz konuma inanmak ve anın tadını çıkarmak da öyle.

Bu sürecin bana kattığı şeylerden biri de gözlem gücümü geliştirmek oldu. Bunu söylediğimde aklınıza, bir köşeye çekilip insanları dikizlemek gelmesin. Şöyle bir baktım çevremde kimler bu duruma ayak uydurup mutlu olmayı tercih etti ya da kimler ne yapacağını şaşırıp depresyona girdi. Küçük bir inceleme ile yeniden insan psikolojisine merak saldım yani. Zaten ben neden bu dalda bir eğitim almayı tercih etmedim ki arada sorguluyorum 😀

Ve farkettiğim küçük görünen ama aslında büyük durum oldu:

Sosyal mesafeyi korumak bizim milletimizin en zorlandığı şey.

Geçen gün büyükbabamla köpeğimizi veterinere götürdük. Ben içeride aşıları olacak diye köpeğimi sakinleştirme çabasındayım, o da dışarıda vurulacak iğneleri ve ilaçları sorguluyor. Veteriner hanım uzak durmak istiyor bizimki de sanıyor ki uzaktan maske altından konuşsa kadın onu duymayacak yaklaştıkça yaklaşıyor. Ah dedim büyükbaba ben çevreyi gözlemliyordum çok da uzağa gitmeme gerek yokmuş…

Bu yaşlı insanımızın belki kendi duyu organlarının zayıflamasından dolayı karşısındaki için de aynı şeyleri düşünüyor olmasından kaynaklı olabilir ama peki ya genç, dinamik nüfusumuz?

Biz bazen samimiyet sınırlarını aşıyor veya görmezden gelebiliyoruz. TDK’nın samimiyet kelimesine yüklediği anlam şu şekilde; içtenlik.

Asla haneye tecavüz ya da birini rahatsız etmek değil. Çok basit, saygı çerçevesi içinde gerçekleşecek içten bir düşünce ya da davranış 🤷🏼‍♀️ Ama yok bizimkiler konuşurken dokunacak, duymaz belki diye maskeyi indirip yüzüne tükürecek yoksa geçmiyor anlattığı olayın heyecanı bize 😅

Şimdi bu millete kalk sosyal mesafeni koru amcacım, teyzecim, yavrum de.. Yine de bu samimiyet anlayışına göre iyi de iş çıkardık aslında, virüs olmadığı dönemde de sağlamamız gereken mesafeyi öğrendik.

Ne çok küçümsememiz gereken ne de psikolojimizi etkileyene kadar düşünmemiz gereken bir durum bu. Sadece gereken tedbirler ile hareket etmek ve bir süre sevdiklerimize uzaktan sevgilerimizi iletmemiz gereken bir dönem.

Hayat renkli, günler sağlıkla olsun 🍭

İrem Savaş

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Burak Süalp 11 Haziran 2020 at 20:32

    Eğitim, eğitim, eğitim. Bu pandemi iyi ders oldu bize. Hem tür olarak hem de bireyler olarak haddimizi öğreneceğiz. Sosyal mesafeyi, samimiyeti, saygıyı öğreneceğiz. Süreçten faydalanarak çıkmana çok sevindim. Umarım özünde bir virüsten gelen bu süreç senin gibi çok insana fayda sağlamıştır. Kalemine sağlık, genç arkadaşım!

    • Cevapla İrem Savaş 12 Haziran 2020 at 09:25

      Çok teşekkür ederim değerli yorumunuz için Burak Bey. İnşallah dediğiniz gibi bardağın dolu tarafına bakarak atlatır insanlar bu süreci 🙏🏼🌼
       
      Hayat renkli, günler şeker 🍭

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan