Genç Kalemler

Gezegenler Arası Bir Düş

1 Eylül 2020

* Yazarın Notu: Bu yazıyı, Gert Taberner – Fallen dinleyerek okumanız tavsiye olunur. YouTube linki için tıklayabilirsiniz.

Öykü: Gezegenler Arası Bir Düş | Yazan: Pınar Sude Genç

* Bu hikaye, kendi gezegenini keşfetme cesareti gösteren kişilere ithaf edilmiştir.

Nihayet sahile vardığında mutlulukla tebessüm etti. Takılıp düşmemek için mavi elbisesini hafif yukarı çekip kıyıya varıncaya dek kumların üzerinde koştu. Sandaleti ayağından kayıp kumlara bastıkça sanki bulutların üzerinde koşuyormuş gibi hissediyordu. Suyun dibine varınca durdu, elini hızla atan kalbinin üzerine koydu ve kendi nefes alışverişini dinledi. Gülümsedi. Güneşin batışını yakalamıştı, turuncunun en güzel tonlarına boyanmış uçsuz bucaksız bir tuval vardı karşısında.

Heyecanla sandaletlerini çıkardı ve suyun bileklerini gıdıklayışını hissedecek şekilde kıyıya oturdu. Gözlerini kapatıp dalga seslerini dinleyerek bir süre öylece kaldı.

Onun galaksisinde Venüs’te bir yıl geçirmiş gibi hissettirmişti bu süre. Biraz zaman geçtikten sonra karanlıkta kalmış gibi hissedip ürkünce, uzun kirpiklerini yaprak edinmiş kahverengi gözlerini açtı. Kirpikleri üzerine şiir yazan bir arkadaşı söylemişti, “Küstüm çiçeği pembedir ama kahverengi olsaydı senin kirpiklerine özenmiş derdim” diye.

Kirpikleri, şair arkadaşlarının mısralarına düşerdi ara sıra.

Gözleri de bazen gezegenlere, bazen ise çok iyi bir fotoğraf makinesine benzetilirdi. Çevresindeki insanlar söylerlerdi bunları ona ancak o bunların farkında değildi.

Sahilde başka insanlar da var mı diye arkasına döndü ve etrafı kontrol etti. Belli belirsiz bir karartı vardı yalnızca uzakta, gözlüğünü takmadığı için tam göremiyordu. Kendi kendine güzel deyip önüne döndü. Odaklanmak için hiçbir şey düşünmemeye çalışarak dalga seslerini dinlemeye koyuldu. Odaklanmayı başarırsa aklından hikaye yazacaktı.

Bekledi, bekledi ve işte tam şu anda bir ormanın patika yolunda yürüyordu. Yanında yürüyen birisi daha olduğunu hissetti ve konsantrasyonunu bozmadan kim olduğunu görebilmek için başını yavaşça sağa doğru çevirdi.

“İnanamıyorum! Çok sessiz davranmıştım oysaki, nasıl anladınız geldiğimi?!”

Genç kadın sesle birlikte sarsılarak gözlerini açtı ve refleks olarak kendini geriye attı.

“Ah, korkuttum mu sizi matmazel?”

“Biraz.”

“Pardon, niyetim sizi korkutmak değildi. Baksanıza ikimizden başka kimse kalmamış burada. Ben de yanınıza gelmek istedim. Ama rahatsız ediyorsam söyleyebilirsiniz. Bir çocukla konuşmak istemeyen sıkıcı yetişkinlerden de olabilirsiniz ne de olsa. Ama onlar genelde burada olmaktansa sıkıcı binalarında vakit geçirmeyi tercih ederler. Ah, çok mu konuştum matmazel? Susmamı istiyorsanız söyleyebilirsiniz.”

“Hayır rahatsız olmadım. Fakat.. Sen tek başına, bu saatte, küçük bir kız çocuğu olarak ne yapıyorsun burada?”

“Vurgularınızdan sizin zihninizdeki problem çocuk olmam mı yoksa kız çocuğu olmam mı karar veremedim, fakat matmazel siz de burada tek başınasınız bir kadın olarak. Neden kız çocuğu olmamı problem ettiğinizi anlayamadım.”

“Ben problem etmiyorum anc…”

“Siz problem etmiyorsanız ve ben de problem etmediğime, burada da yalnızca ikimiz olduğumuza göre gerçekten de problem yok demektir.”

Genç kadın ne diyeceğini bilemeyerek gülümsedi.

“Matmazel, lavanta kokuyorsunuz!”

Bu sefer de kaşlarını çatıp elbisesini burnuna yaklaştırdı.

“Parfüm sıkmamıştım ki.”

“Ne güzel! Herkesin parfüm sıkarak elde etmeye çalıştığı kokuya siz zaten kendiliğinizden sahipsiniz demek ki. Belki de kendiliğinden güzel bir kokuya sahip insanların parfüm şişeleri kalpleridir.”

Biraz duraksayıp bir şeyler düşündükten sonra hızla konuşmaya devam etti.

“Belki de kalbiniz her atışında bir fıs lavanta kokusu bırakıyordur size.”

Genç kadın tebessüm eşliğinde biraz bekledi ve sonunda cevap verdi.

“Belki de.”

“Ben geldiğimde gözleriniz neden kapalıydı?”

“Hikaye yazıyordum.”

“Şu koskoca gezegende bir yazara denk geldim yani! İnanamıyorum matmazel, şimdi siz gerçekten de yazar mısınız?”

“Kendi gezegenimde” deyip başını salladı.

“Ben de ayakkabılarımı çıkarırsam beraber dalgaların kıyısında yürüyebilir miyiz?”

“Elbette.”

Ayağa kalktılar. Genç kadın ıslanmaması için elbisesini yukarı çekerken genç kız,

“Matmazel… Elbiseniz ne kadar da güzel. Siz gerçekten de bir matmazelsiniz…” dedi.

Genç kadın tam alçakgönüllülük yapmak üzere dudaklarını aralamıştı ki kız önce davrandı.

“Hiç değilse benim gezegenimde.”

Elbiseye hayranlıkla bakıp nihayet başını kaldırdıktan sonra devam etti.

“Matmazel ten renginiz de ne kadar da güzel… Benimkisi çok beyaz, hayalet gibi.”

“Hava karardığı için sana öyle gelmiş olabilir. Yine de teşekkür ederim.”

Hava karardığı için kıza öyle gelmemişti.

Her insanı özel kılan şeyler olduğu gibi, genç kadının ten rengi de ilk bakışta dikkat çeken hoş bir tondu ama o bunun farkında değildi. Tıpkı kirpiklerinin uzunluğunun, bileklerinin inceliğinin, saçlarının tonunun, aynı zamanda düşüncelerinin dokunduğu her zihinde parıltılar bıraktığının, kaleminin ne kadar güçlü olduğunun farkında olmadığı gibi.

Söylendiği üzere gözleri gerçekten de iyi bir fotoğraf makinesiydi fakat ön kamerası yoktu.

“Ah! Hava çok kararmış. Üzgünüm matmazel benim hemen gitmem gerekiyor, hatta koşmam… Çok geç kalmışım.”

Genç kadın, iyice ufalıp bir karartıya dönüşene kadar kızın gidişini izledi. Sonra, ani verdiği bir karar ile suya doğru ilerledi. Elbisesi suyun üzerinde yüzüyordu. Kendisini sırt üstü suya bırakıp gözlerini kapattı. Normalde hava karardıktan sonra denize girmekten korkardı ancak şimdi gözlerini kapatıp kendi gezegeninin ışıklarını yakmıştı.

Güneş ışınlarının tam tepesinde kendisi ile dans ettiğini hissedebiliyordu.

Kendi gezegeninde.

Pınar Sude Genç

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Burak Süalp 1 Eylül 2020 at 11:34

    Sevgili Pınar Sude, harika bir öykü olmuş. Çok keyifle okudum. Kalemine sağlık genç kardeşim!

    • Cevapla Pınar Sude Genç 1 Eylül 2020 at 12:55

      Beğenmenize çok sevindim! Çok teşekkür ederim.

  • Cevapla Tuğçe Büyükköse 1 Eylül 2020 at 13:37

    Yine çok güzel bir hikayeeee:)))

    • Cevapla Pınar Sude Genç 1 Eylül 2020 at 14:30

      Beğenmene sevindim (:

  • Cevapla Nimet Canbayraktar 6 Eylül 2020 at 17:22

    Çok güzeldi.
    Okurken hayal edebildim.
    Sevgiler.

    • Cevapla Pınar Sude Genç 7 Eylül 2020 at 01:00

      Çok teşekkür ederim. Beğenmenize de hayal gücünüze ulaşabilmesine de çok sevindim!

      Sevgiler <3

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan