Sevdanın ince sızısı akar yüreğimden daha derinlere. Gözlere yansır bazen karanlık derin varoluşumun masum, öte renklerde ışığı. Görmesini bilene ne özel anlar, ne özel yaşayışlar anlatır duyuşumun bitmez tazeliği. Sevide ve her türden sevgide var dinmeyen bir çığlık, bazen yüksek sesli, bazen hıçkırıklarla kesilen…
Düş ve İmge Gündüzlerin imgeleri mi, gecelerin düşleri mi? Hangisi daha gerçek, hangisi daha içeriden de içeri? Uyanıkken kurduğumuz imgelerle uykuda, uyurken gördüğümüz düşlerle uyanık ışıklardayız belki? Ezber, Yine Ezber Ezberletilmiş benlik içersine gömülmüş sözde varlığımızla o kadar içli dışlıyız ki, gerçeklerden, gerçeklikten çok…
Doğuştan mı farklıydı, sonradan mı oldu? Bir böcek miydi dönüştüğü, yoksa insanlar mı böceği görüyordu yalnızca? Evet, Franz Kafka’nın ünlü romanı “Dönüşüm”ün baş kahramanı Gregor Samsa’dan söz ediyorum. Gerçeküstü mü? Gerçek mi? Birçok okurca, gerçeküstücü bir roman gibi görülebilir, ezberlerini kırabilir ve kendi çıplak…
Ben kim olduğumu bilmiyorum. Belleğimi yitirmiş değilim. Birçok kişinin anımsadığı biçimde ben de geçmişte yaşadıklarımı, bugüne değin içinde olduklarımı anımsıyorum. Ama geçmişte ne olduğunu yine de bilmiyorum. Ben kimim, bilmiyorum. Kimim ben? Unuttum mu? Unuttum mu? Biliyor muydum ki ya da kim olduğumu? Bildiğimi…
Anadili, bir insanın özü, sözü, yüreği, kimliği, kişiliği, temel direği değil midir? Türkiye özelinde ise, farklı bir sürü anadille birlikte, ortak dilimiz, birlikteliğimizin temel dayanağı, kardeşliğimizin ışığı, yolumuz, yıldızımız Türkçe’miz değil midir? O zaman neden, NEDEN? Birlik Yürektir Birlik yürek midir, yoksa dilimiz birliğimizin…
“Arkadaşım Şeytan” adında, eğlenceli bir Türk filmi vardı, bilmem anımsar mısınız? “Ali Poyrazoğlu”ydu sanırım “Şeytan” karakterini canlandıran. Klasik mit üzerinden gidip, Şeytan’ın “görevini”(?!) yapışını, insanların arasında, İstanbul’da dolaşıp durmasını gösteriyordu. “Şeytan” sözcüğünün Türkçe “Cayıtgan” adının deforme olmuş biçimi olduğu savını da dikkate alırsak, görevi…
“Hep kahır” diye bir şarkısı mı vardı sanki Cem Karaca’nın? Belki de karıştırıyorum? Kafamın doluluk ve kısmi karmaşa ortamında şarkı ve düşünceler dans eder bazen birbiriyle. Dinginlik, coşkun sevi, aydınlanma her zamanki istemlerim. Çözüm nerede, hangi kapıdan geçmeli? Bu dansın sonu nereye varır? Şarkıların,…
Övgü beklemek insanın en doğal biçimidir. İnsan yaptığı işle bilinir ve hele de iyi yaptığı bir işse “övülmek” ister. Alçak gönüllülük var diğer yanda da. Alçak gönüllülük ve övgü beklentisinin stresli dengesinin arasında da “böbürlenmek” denen bir dengesizlik biçimi bulunmakta yazık ki. Böbürlenmek Alçak…
“Bir elin verdiğini öteki görmemeli” değil mi? Dayanışma kültürünün küçük bir parçasını ifade eden, çok değerli bir söz. Dayanışma kültürü “reklam etmeme”den ibaret değil tabii, birçok farklı yönü var. Ama dayanışma ve “yardım” arasındaki ayrımda da, sanırım, en önemli farkı bu nokta oluşturuyor. Tabii…
Ünlü dizeleridir Ziya Paşa’nın: “Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. Kişinin görünür rütbe-i aklı eserinde.” Ne kadar enfes dizelerdir ve ne kadar derin. İki dizeyle bir dolu sorun yumağını nasıl da özetliyor? Sözler çok şey anlatır ama, uygulamaya bakmalı asıl. Vatan Kurtaran Ben, benim gibi…
Diğer ülkelerin bu konuda ne derece ilerde ya da geride olduğunu söyleyemem. Ama bizim insanımız, en azından büyük bir çoğunluğu, her konuda her şeyi bilir. Filistin’de Yahudilerin ilk kez ne zaman yerleşmeye başladığını, Haçlıların Filistin’den ne zaman kim tarafından kovulduğunu ve futbolcunun ya da…
Cinsel Kimlik Üzerine Kavga etmeyi sevmeyen erkek için; “Sen erkek değil misin?” Küfretmeyen için; “Sen erkek değil misin?” Futbol sevmeyen erkek için; “Sen erkek değil misin?” Kadınlara da kim bilir hangi gerekçelerle saldırıyorlar; “Sen nasıl kadınsın öyle?” Bu kadar mı yani? Bu kadar basit…
“Korku akıl katilidir,” diyor Frank Herbert “Dune” adlı roman dizisinde. Korku uğruna nelerden vazgeçtik, istemediğimiz veya istediğimizi sandığımız nelere atıldık, nelere katlandık düşüncesizliğimiz uğruna. Korku-Ölüm Korku öldürür halbuki, cesaret değil korku öldürür. Soluk alıp vermeyi yaşamak kabul eden bir bakış açısı için bu pek…













