Sağlıklı Beslenme & Diyet

Kurban Bayramı’nda Nelere Dikkat Etmeliyiz?

29 Ağustos 2017

Bayramlar, tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, birbirinden lezzetli ve güzel sofraların kurulduğu, mutluluğun ve huzurun olduğu önemli günlerdir. Özellikle bayramlarda ne yediğimizi ve ne kadar yediğimizi fark etmeyebiliyoruz. Peki, bu bayramda nasıl besleneceğiz ve nelere dikkat edeceğiz? Önümüzdeki Cuma gününün Kurban Bayramı olması sebebi ile bende bu hafta sizlere bayramda nasıl bir beslenme düzeninin izlenmesi gerektiğinden bahsedeceğim.

Kurban Bayramı’nın en önemli konusu kurbanlıklardır. Dini bir görevin yerine getirilmesinin yanı sıra özellikle kurbanlık kesimlerinin mutlaka uygun, sağlıklı ortamlarda yapılması gerekmektedir. Bu nedenle etlerin kesilme, saklama, pişirme koşullarına dikkat etmek gerekir. Veteriner kontrolü olmayan ve uygun koşullarda kesilmeyen kurbanlık hayvanlardan insanlara tenya, salmonella, tüberküloz, şarbon gibi hastalıkları bulaşma riski yüksektir.

Kırmızı et; iyi bir hayvansal proteinin yanında demir, çinko, fosfor, magnezyum mineralleri ile B12, B6, B1 ve A vitaminlerini de içermektedir. Yağlı etlerin kolesterol ve doymuş yağ içerikleri yüksektir. 100 gramında ortalama 250-300 kalori arasında enerji içeren etler; dana, koyun, kuzu olarak tüketilebilmektedir.

Bayram günü kesilen hayvan eti, bekletilmeksizin birkaç saat içinde pişirilerek tüketilir. Ancak yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratır. Midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olur. Özellikle mide rahatsızlıkları olan kişiler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir.

Kurban bayramında et tüketiminin yanı sıra tatlı tüketimi de artmaktadır. Bayram boyunca kırmızı et tüketiminin artması ve sıklaşması ile kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altındadır. Bu şekilde beslenme kan yağlarında ve ürik asit düzeyinde artışa neden olmaktadır.

Kurban Bayramı’nda etler büyük parçalar halinde değil kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Etler buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede daha uzun süre saklanabilmektedir.

Pişirmek için buzluktan çıkartılan etler, hemen dışarı çıkarılmamalı, ilk olarak buzdolabının alt raflarına indirilerek çözdürülmeli, çözdürülen et hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır.

Et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında çiğ sebze ve meyveleri doğrama işlemi yapılmamalıdır.

Etleri pişirme yöntemi olarak haşlama, fırınlama ve ızgara gibi daha sağlıklı yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan ve kavurma gibi yöntemlerden kaçınılmalıdır.
Etler, C ve E vitaminini içermediği için etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında sebze, salata, taze sıkılmış meyve suları gibi C vitamininden zengin besinlerin tüketilmelidir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğinin sağlanmasını sağladığı gibi hem de sebzelerde bulunan C vitamini ve demirin emilimini arttırır.

Etler mangalda pişirilecekse kömürleşecek şekilde kızartılmamalıdır ve etin ateşe yakın olması B1, B12, Folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açmaktadır. Pişirilecek et ile ateşin arasında mutlaka 15 cm mesafe olmalıdır.

Et kullanılarak yapılan sebze ya da baklagil yemeklerine yağ ilave edilmemelidir. Özellikle tereyağı veya kuyruk yağı gibi katı yağlar, et yemeklerinde kullanılmamalıdır, etin kendi yağı ve suyu ile kısık ateşte pişmesi sağlanmalıdır.

Kurban Bayramında et tüketiminin yanında sakatat tüketimi de artmaktadır. Ancak özellikle kolesterol hastaları ile kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler sakatat tüketiminden kaçınmalıdır.

Kırmızı et ve kavurma öğle öğününde tüketiliyor ise akşam öğününde sebze, kuru baklagil gibi posa içeriği yüksek yemekler tercih edilmelidir.Etlerin yanında rafine edilmiş pilav, makarna yerine bulgur veya esmer pirinç tüketebilirsiniz.

Vücudumuzun su ihtiyacını karşılamak için bu bayramda özellikle su tüketiminize özen gösterin. Günde en az 2-2,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Asitli ve şekerli içecekler yerine ise ayran, yoğurt, cacık, maden suyu, kendi tadında pişmiş kompostoları tercih edilebilirsiniz.

Fazla miktarda tüketilen çay ve kahve diüretik etki yapacağından günde 2-3 fincan çay ve kahveyi geçmemeye özen gösterin. Ayrıca çay ve kahveyi şeker kullanmadan tüketmeyi tercih edin.

Gidilen bayram ziyaretlerinde şerbetli tatlılar, çikolata yerine sütlü tatlılar veya meyveler tercih edilmelidir.

Bu bayramda da olduğu gibi sağlıklı yiyecek seçimlerine, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli dağılımına her zaman özen gösterilmelidir.

Sağlıklı ve keyifli bir bayram geçirmeniz dileğiyle.. Haftaya görüşmek üzere sağlıklı ve fit kalın.

Dyt. Simay Ejderoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz