Başucumda Kitap

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu

20 Aralık 2018
Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu | Şermin Yaşar


Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu | Şermin Yaşar

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu | Konu

Gittiği cenazelerde yakasına taktığı ölen kişinin siyah beyaz fotoğrafını cenazeden sonra ne yapacağını bilemediği için biriktirmesiyle başladığı koleksiyonunu ve karşılıksız aşkını anlatan “Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu”nda vefayı anlatmış, Şermin Yaşar.

Annesi tarafından kabullenilemeyen Nurşen’in hikayesi olan “Kimlikte Nurşen”de içimizden hiç gönderemediklerimiz yüzünden aslında hiç suçu olmayan insanların hayatlarında açılan yaraların nasıl hiç kapanmadığına ışık tutmuş yazar.

Çocuklarına aşırı düşkün bir annenin nasıl da kontrolü elinde tutmak için yıllarca yaptığı küçük planlarla başarılı olduğunu, hastanede hemşireye anlattığı hikaye “Yalan Dünya, Fani Dünya”da gülümsemekten kendinizi alamayacaksınız mesela. Bir taraftan bu kadar karışılmasının doğru olmadığını düşünüp kızarken diğer yandan da eğleneceksiniz bu satırlar karşısında.

Töreler yüzünden ses çıkarılamasa da kız çocuklarına yapılan birçok şeye, yine de ailelerin aslında hiç vazgeçmediğini, kendisinden vazgeçildiğini düşünen kadının ise mücadelesini “Fehime Halamı Kaybedip Tekrar Bulduğumuz Gün”de tüyleriniz diken diken olarak okuyacaksınız.

Mahalle kavramının hala bitmediğini ve komşuların dayanışmasını okuyacağınız “İstiklal Madalyası”nda da çok eğleneceksiniz.

Nasibinin seni bir gün bulacağına inananlara yazılmış “Ömer”i okurken içiniz burkulacak biraz ama hala iyilerin olduğunu bilmek de içinizi ferahlatacak.

Dünyadaki en büyük düşmanın en çok değer verdiğiniz şey olduğunu düşündüren “Muzaffer Bey ve Büyük Düşmanı” paranın amaç değil, araç olması gerektiğinin altını bir kez daha çizerek dünyanın gelip geçiciliğine dem vurarak düşündürecek.

Evliliklerdeki değer kavramını ve anne duyarlılığını “Bir Sizin Kollarınızda” hikayesiyle öyle güzel işlemiş ki Şermin Yaşar, çoğu kadının aslında anlatmak istediklerine, beklentilerine tercüman olacak.

Kendi emeğinizle kazanmadıklarımızı harcamanın kolaylılığı “Baba Malı” hikayesinde karşımıza çıkacak.

Ve son yazısı olan yakın zamanda kaybettiği eşine yazmış olduğu “Geçtiğimiz Kırk Gün” bence sözün bittiği yer…

“Geçtiğimiz kırk gün bana aynı yalanı söylediler. Dediler ki sevdiğin ölünce kırk mum yanar, her gün biri söner, biri bekler. O tek mum ebediyen yanar, acını o tek mum tutar. Ben buna inandım. Hayalimde otuz dokuz mum söndürdüm her gece üfleyerek, içimdeki cılız nefeslerle. Göğsümdeki sızı hafifler, kalbim tekrar toplanır, ciğerime derin bir nefes girer diye kırk gün bekledim. Sabah uyandım kendimi yokladım. Öğlen tekrar baktım. Kırkıncı ikindiyi beklerken kırkikindi yağmurları boşandı gözlerimden. Gecesini bekledim ve de gece yarısını. Hiçbir şey olmadı. Yalanınız batsın dedim. İçimde tek bir mum kalacaktı hani; peki ne, bu yürekteki bin dönümlük orman yangını?”

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu | Yorum

Yukarı da bahsettiğim hikayeler kitaptaki birbirinden farklı on dokuz öyküden sadece birkaçı. O kadar farklı hikayeler var ki. Kimi kaybedilenlere yakılan ağıtlarken, kimi sizi eskilere götüren sıcacık insan hikayeleri, kimi de bu dünyadan göçüp gidenlerin, ardında bıraktıklarının hikayeleri.

Beni en çok etkileyen yazarın eşine yazdığı yukarıda bir alıntı da yaptığım “Geçtiğimiz Kırk Gün” oldu. Ne kadar zor sevdiklerine veda etmek, az çok hepimiz maalesef tattık bu duyguları. Bir daha göremeyeceğinize kendinizi inandırmak, evdeki boşluğuna çare aramak, elinizi bir yere attığınızda ona ait eşyalara rastlamak, acının en yoğun yaşandığı zamanlara denk düşüyor. Bu zamanı atlatmaya çalışırken Şermin Yaşar’ın deyimiyle yürekteki orman yangınını hafifletmeye çalışırken, kendimizden birçok şeyi de geride bırakıyoruz. Çare olduğu söylenen zaman tüm telaşıyla akarken unutturmuyor ama gerçekten de alıştırıyor gidenlerin yokluğuna.

Yazarın kullandığı dil oldukça akıcı ve kitapta beni etkileyen diğer bir yanda hikayeyi anlatan karakterlerin sadece kadınlardan seçilmiş olmaması. Çünkü yazarın karşı cinsin ağzından anlatım yapabilmesi zordur diye düşünüyorum.

Hikaye okumaktan hoşlanıyorsanız bence bu kitaba zaman ayırmalısınız diye düşünüyorum ve yazımı yine kitaptan birkaç alıntı ile bitirmek istiyorum.

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu | Alıntılar

• Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi.

• Şunu biliyorum ki bu dünyada annen yoksa, anne olabilecek herkes ve her şey senin annen olsun istiyorsun.

• Morg neden tek heceli kelime o gün anladım. İki heceli olsa çıkmaz insanın ağzından…

• Anlıyordum ki fakirlik ve ucuzluk aynı şey; biri insana biri eşyaya mahsus; ikisi de sevilmiyor, ikisinde de tüm samimiyetine rağmen değersizleşiyorsun…

• Aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka alemlerde ki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor…

• İntikam; taş atana taş atmak değil, taş atanı unutmak, atılan taşı saklamaktı benim dünyamda. Öyle yaptım. Göğsümün ortasına, kalbimin durgun sularına atılmış o taşı, hayali bir yakut gibi boynuma taktım. Üzerine tırnağımla iki çift laf kazıdım. Güneşe doğru tutunca daha net okunuyor :”Güvendiğin dağlara kar yağdığında, üzülmeyin. Oturun ve sessizce aşağı doğru kayın. Baharı görene kadar.

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu | Yazar Hakkında

1982 Berlin doğumlu olan Şermin YAŞAR, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Yüksek lisansını yine edebiyat alanında yapmış. Uzun yıllar reklam ve medya sektöründe metin yazarlığı, reklam yazarlığı, kreatif direktörlük yapmış ve mesleğine devam ederken bir yandan da “Oyuncu Anne” isimli sosyal medya hesapları üzerinden çocuklarıyla oynadığı yaratıcı ve gelişimlerini destekleyici oyunları paylaşarak ülkenin dört bir yanındaki annelerle arkadaşlık ağı kurmuş.

Şermin Yaşar 3 çocuk annesi.

Kitapları:

• Başlarım Şimdi Anneliğe
• Oyuncu Anne
• Çok Hayal Kuran Çocuk
• Oyun Takvimi
• Kötü Alışkanlıklara İyi Öneriler
• Dedemin Bakkalı
• Dedemin Bakkalı Çırak
• Tilki Masalları
• Tarihi Hoşça kal Lokantası
• Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu

Keyifli okumalar…

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz