Psikoloji

10 Alışkanlıkla Nasıl İyi Çocuk Yetiştirebiliriz?

9 Şubat 2019

10 Alışkanlıkla Nasıl İyi Çocuk Yetiştirebiliriz?
Öncelikle biraz uzun bir yazı olacak. Okurken elinize çayınızı kahvenizi alın ve keyfini çıkarın 😉

Günümüz medyasında birçok çelişkili ebeveynlik tavsiyesine maruz kalıyoruz. Bunlardan hangisi işe yarar, hangisi yaramaz, hangisi bizim aile dinamiklerimize uyar oldukça değişken bir konu. Okuduğumuz her şeyi kendi ebeveynliğimize uydurma çabası her ne kadar yanlış olsa da ebeveynliğin temelini oluşturan “Olmazsa Olmazları” kabul etmek gerektiğine inanıyorum. Bunları yaklaşık 10 yıldır görüştüğüm ailelerin ve danışanlarımdan edindiğim tecrübe yanında “2 çocuk annesi olarak ne hissediyorum?”a göre kaleme alıyorum.

10 Alışkanlıkla Nasıl İyi Çocuk Yetiştirebiliriz?

Hadi başlayalım; ilk olarak bakalım ne geliyor;

1. Sınırlar

Sınır dediğimizde kulağa çok basit geliyor değil mi? Ancak… Çocuklar için sınırlar oluşturmak ve bunlara uymalarını sağlamak bir süreç gerektirir. Buradaki en kilit nokta sınırların sürdürülebilir olmasıdır. Sınırları net çizilmemiş ilişkiler çoğu zaman problem yaratabilme olasılığına sahiptir. Çocuğunuzun hiç beklemediğiniz zamanlarda göstermiş olduğu abartılı tepkileri varsa bu, sınırları doğru belirlenmemiş bir ilişkiniz olduğunun habercisi olabilir.

Sınırlar ne asla değişmeyen, herkese aynı şekilde uygulanabilen bir matematik formülüdür ne de anne babanın tek başına aktif olduğu bir süreçtir. Dünya çok kaotik bir yaşam alanı; sınırlar çocuğunuza yardım eder, sadece güvenli alan sağlamakla kalmaz, doğru gelişim süreci için kilit önem taşır. Sınırların dengeli bir şekilde belirlenemediği durumlarda, çocukların toplumda içe dönük ya da uç davranışlar göstererek yaşamlarında uyumsuz profiller çizdikleri gözlemlenebilmektedir.

2. Rutinler

Çocukların gelişim süreçlerinde öz kontrolü ve empatiyi, nasıl arkadaş olunacağını ya da insanlarla nasıl doğru iletişim kurulacağını öğrenmeleri onlar için “büyük” işlerdir. Bu yüzden olabildiğince basit davranın, günlük rutinleri resimlerle anlatan kartlar kullanabilirsiniz. Çocukların biyolojik olarak günlük rutinlerinin oluşması süreç içerisinde rahatlama hissi verir, hatta en umursamaz duran çocuklar bile rutin oluşturulduktan sonra daha pozitif davranışları gösterme eğiliminde olurlar.

3. Erken Yatma Saatleri

Uyku, sağlıklı beyin gelişimi için olmazsa olmaz bir unsurdur. İyi bir uyku, günlük olayları ve bilgiyi doğru işlemeye ve öğrenmeye yardımcı olur. Çocukların beyni sürekli gelişir ve yeni sinirsel bağlantılar oluşturur. Bu bağlantıları güçlendirmek için planlı bir uyku düzeni şarttır.

4. Empati

Yeni araştırmalar bize gösteriyor ki “empati” çocukların mutluluk ve sürdürebilir başarısında kilit önem taşımaktadır. Empati naifliği, olumlu sosyal davranışları ve medeni cesareti güçlendirir. Zorbalık, öfke, önyargı ise empatiye zarar veren duygulardır. Harvard Business Review’da “empati” liderlik başarısı ve mükemmel performans için gerekli temel bileşenlerden biri olarak adlandırılmıştır. Üzerine oldukça fazla yazı yazılabilir ancak şunu hatırlamam gerekir ki empati duygusu; anne-babanın empati kurabilme yeteneği ölçüsünde çocuklara aktarılabilir.

5. Sarılmak

Virginia Satir’in şöyle bir sözü var; “Hayatta kalabilmek için günde dört defa sarılmaya ihtiyacımız vardır. Geçinebilmek için günde sekiz sarılmaya ihtiyacımız vardır. Büyümek için ise on iki sarılmaya ihtiyaç duyarız.”

​Sarıldığımız zaman sevgi hormonu olarak da bilinen oksitosin hormonu salgılarız. Bu iyi hissettiren hormon vücudumuzda birçok önemli etkiye sahiptir. Birisi de büyümeyi tetiklemesidir. Araştırmalar gösteriyor ki sarılmak, oksitosin seviyesini yüksek düzeyde tutmaya yardım eder.

6. Oyunun Hayatınızdaki Rolü

“Çocuklar ‘Zor bir gün geçirdim… Konuşabilir miyiz?’” demez “Benimle oynar mısın?” derler. Çocuklarınızın hayatlarına dahil olabilmenin tek anahtarı onlarla ne kadar oyun oynadığınızdır. Onunla oyun oynadığınız sürece hayatına dahil olabilirsiniz. Çocuklar yaşadıkları günlük deneyimleri; anne-baba ilişkilerini, arkadaşlarıyla ilişkilerini, pozitif ya da negatif her türlü duyguyu oyunlarında yansıtma eğilimi gösterirler.

7. Açık Hava Zamanı

Kuralsız aktif oyunlar yoluyla hareket etmek, özellikle de dışarda, üretkenlikten akademik başarıya, duygusal dengeye kadar birçok şeyi geliştirir. Buna sahip olmayan çocuklar, duygu düzenleme gibi sorunlar yaşar. Örneğin sadece şapkası yere düştüğü için ağlayabilir, kaybettiği oyunu tekrar oynamada problem yaşayabilir ve diğer arkadaşlarıyla oyun kurmak onun için güç hale gelebilir..

8- Ev İşleri

Çocuklarla birlikte ev işi yapmak zorlayıcı olsa da çocuklar deneyimlerden yararlanır. Araştırmalar gösteriyor ki; ev işlerinde görev alan çocuklar yüksek özgüvene, daha çok sorumluluk duygusuna ve yaşadıkları hayal kırıklıklarıyla daha iyi baş edebilme özelliklerine sahip. Ayrıca, doyumu ertelemede de daha iyiler ve bütün bunlar akademik başarılarını pekiştirmektedir.

9-Ekran Başında Geçen Zamana Daha Çok Sınır

Gelişim hayat boyu sürüyor ancak özellikle 6 yaş öncesinde beyindeki sinirsel sistemlerin normal gelişebilmesi için dışarıdan belirli uyaranlara ihtiyaç duyuyoruz. Öğrenme süreci 5 duyu organımızın aktif olarak kullanıldığı bir süreç ancak 3T (telefon, televizyon ve tablet) çocuklarımıza tek yönlü (görsel) uyaran sağlar. Bu nedenle, küçük bir çocuk ekran başında çok fazla zaman geçirip, dışarıdan gerekli uyaranları almazsa gelişiminde aksamalar görülür.

10. Keşif ve Deneyim

Çocuklar için anlamlı deneyim kazanmak fazlaca eşyaya sahip olmaktan çok daha önemlidir. Onlar büyürken hayatlarında hatırladıkları şeyler; eşyaları değil hissettikleri ve deneyimledikleridir. Bunların tek ortak noktası beraber yapmanızdır.

Uzm. Psikolog Gülizar Şehitoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Beril Erem 10 Şubat 2019 at 14:20

    Çok bilgilendirici ve ebeveynler için ilham veren bir yazı olmuş.
    Tebrik ediyorum öncelikle.
     
    Şu an dört yaşında olan ikiz kızlarım var. Onları geleceğe hazırlarken, bu saydığınız bütün alışkanlıkları hayatımıza katmaya çalışıyorum ben de. Kuşkusuz kimi zaman inanılmaz zorlandığım oluyor. Mesela sınır koymak çok dikkatli olunması gereken bir nokta gerçekten.
     
    Sınır koymak ile ilgili öyle yanlış bir genetik aktarımımız var ki aslında, bunu değiştirebilmek için herhalde katılmadığımız seminer, anne-baba atölyesi kalmamıştır İstanbul’da. Sınır koymak ve seçenek sunmanın mucizevi bir katkısı olduğunu, yaptığımız bu yanlışlıkları düzelttikten sonra daha net görebildik biz de.
     
    İlk başlarda annemden edindiğim, etrafımda gördüğüm anne modellerinden devşirdiğim ezberci bir yöntem izliyormuşum. Onu fark ettim. Elbette bu da çocuklarımla çatışma noktalarını çoğaltan bir durumdu. Sonra, sürdürülebilir sınırlar koymayı, her şeyi de bir otorite kurma noktası olarak görmemeye başlayınca hepimiz rahat ettik:)
     
    Seçenek sunmak da bu süreçte çok faydalı oldu bize.
     
    Tekrar kaleminize sağlık..

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 11 Şubat 2019 at 14:16

    Sevgili Gülizarcım harika bir yazı olmuş. Çocuklarım anlattığın yaş grubunun biraz üzerine çıktığından, yazıyı daha çok hangilerini başarabilmişim şeklinde okudum 🙈 Fena da bir puan almadım 🙃
     
    Ebeveynler için oldukça iyi bir kılavuz olmuş canım.
     
    Çok çok teşekkürler 😘
     
    Not: İstek yazı yapabilir muyuz 🙈 Bir de ergen ebeveynleri için kılavuz yazar mısın 😉

  • Cevapla Mehmet Gökcük 12 Şubat 2019 at 18:54

    Bu konuda uzun uzun ve kafa karıştıran, hatta kendi kendine muhalefet eden maddelerle dolu bir çok yazı okumuştum, 29 aylık bir Eylül babası olarak… Bu yazıyı okurken kafam karışmadı ve daha okurken bile kendimi kolayca değerlendirebildim… Mesela uyku düzeni ve 3T konusundaki sıkıntılarımızı bir kez daha hatırladım… Diğer maddelerdeki yeterliliğimi hissedip mutlu oldum…
     
    Özetle, bu kolay anlaşılır ve anlamlı yazı için teşekkür ederim…
     
    Ego-Centrism konusunda tez araştırması yapmış ve birçok “Liderlik” konulu seminere katılım göstermiş biri olarak empatinin maddeler arasında olması ayrıca hoşuma gitti… Öyle ki, şu empati konusuna yeterli önemi versek dünyadaki bir çok sorun hallolacakmış gibi geliyor…
     
    Kaleminize sağlık…
    Saygılarımla…

  • Cevap Yaz