Başucumda Kitap

Dokunmadan

28 Mart 2019

Dokunmadan | Nermin Yıldırım


Dokunmadan | Nermin Yıldırım

Dokunmadan | Konu

Kitap kahramanımız Adalet 29 yaşında genç bir kadındır. Adalet vicdanlı, kırılgan ve dışarıya oldukça kapalı bir karaktere sahip. Evden işe, işten eve süregelen bir hayatı vardır. Ta ki ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenene kadar.

Hastalığını öğrendikten sonra kendini ve geçmişini sorgulamaya başlar Adalet. Onun başına gelen bu hastalığın mutlaka bir nedeni olmalıdır… Geçmişinde birine yaptığı bir kötülüğün bedelini ödediğini düşünmektedir. Ve geçmişine doğru yolculuğa çıktığında çocukluğunda elinden oyuncağını zorla aldığı Mahsun’u hatırlar. Ve tüm bunların başına ondan aldığı bu oyuncak nedeniyle geldiğini düşünür.

Arkadaşı Mahsun’u bulmak ve ondan aldığı oyuncağı geri vermek için bir yolculuğa çıkar. Ama ona ulaşmak sandığından da zor olacaktır. Yanında Hülya’sı ve gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinden kesip biriktirdiği haber kupürlerinden oluşturduğu defteriyle oldukça ilginç bir maceraya yelken açmıştır.

Dokunmadan | Yorum

Adalet aslında hepimizden biraz barındıran biri, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceklerinden yani. Ayrıca vicdanlı ama biraz da korkak. Suya sabuna çok dokunmadan yaşayanlardan. Bu onun bilinçsiz olmasından kaynaklanmıyor aslında, sadece toplumun her kesiminde var olan öğrenilmiş çaresizliğin bir örneği.

Çocukluk travmaları kişiliğimizin gelişmesinde ne kadar önemliymiş bu kitapla beraber bir kez daha anladım. Yaşadığınız hiçbir hatıra sizi terk etmiyor aslında. Sadece derinlere gömülüyor ve ilk ışıkta tekrar hafızanızdaki yerini alıyor. Yaşadığımız her anı olduğu gibi kabul edip hislerimizi eleştirmeden sahiplenirsek yaşadıklarımız bir yük olmaktan çıkar, tebessümle hatırladıklarımız olarak kalır diye düşünüyorum.

Adalet’te en sevdiğim özellik kelimelere olan düşkünlüğü oldu. Sürekli sözlüklerden yeni kelimeler öğrenerek bu kelimeleri gündelik hayatında kullanmaya çalışıyor. Ama çevresi bu kelimeleri bilmediği için onu garipsiyor ve böylece o da bu kelimeleri gündelik yaşamında kullanmıyor ama öğrenmeye devam ediyor.

Ne garip değil mi? İnsanlar bizim alışageldiğimiz şeylerden farklı bir şey yapınca onu nasıl da dışlayıp kendini garip hissettiriyoruz. Sanki yaptığı şey kötüymüş gibi…

Bu kitapta da aşk iyileştirici rolde. Kimseye inancı olmayan Adalet zor da olsa güvenmeyi seçiyor. Bu onu hiç olmadığı ama aslında olmak istediği Adalet olma yoluna sokuyor.

İkinci hayat size bahşedilince daha bir temkinli başlıyor insan bu şansa. Adalet de bu şansını iyi değerlendirmeye karar veriyor ve artık hayata dokunmaya başlıyor. Ucu ona dokunsa da dokunmasa da yanlış gördüğü şeyleri söyleyip doğru bildiklerini alkışlıyor.

Nermin Yıldırım oldukça akıcı ve muzip bir dile sahip. Bu da kitabı elinizden bırakmadan okumanızı sağlıyor. Kitapta değinmediğim ve sizi çok şaşırtacak birkaç kısım var. Akışı bozmamak adına bunlardan bahsetmemeyi uygun gördüm. Bu sürprizlerle okurken karşılaşın istedim.

Bu hafta da kitaptan birkaç alıntıyla yorumumu bitirmek istiyorum.

Dokunmadan | Alıntılar

• Çünkü siz tek birinin sıcaklığı peşindeyseniz, koca dünya sarıp sarmalasa ne fayda! Üşümekten kurtulamazsınız.

• Suçluluk illeti, işlediğim suçlardan çok daha fazla zorlaştırdı hayatımı. Çünkü suç saklansa da, suçluluk kalır. Yastığın üzerindeki uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağrı, kursakta bekleyen taş gibi kalır.

• Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, DOKUNURDUM.
Ama yok bir hayatım daha.
Bir hayat daha yok.

• Tuhaf şey, kıyametinizin yaklaştığını bildiğinizde bütün anlar kıymete biniyor, hiçbirini ziyan etmek istemiyorsunuz. Ama sonra ölüm yine ırak olduğu varsayılan meçhul bir vakte ertelenince, tek yaptığınız, hızla tüketirseniz çok arzu ettiğiniz bir yere ulaşacakmışsınız gibi, günleri bozuk para misali harcamaya çalışmak oluyor. Varacağınız istasyonun boyunuza göre kazılmış bir çukur olduğunu unutup, süratle eritmeye bakıyorsunuz zamanı. Kadirbilmezlik insanın hamurunda var.

• Biz insanlar, hepi topu yetmiş yıllık bir ömrü, tutunacak dal, sığınacak liman, boğulacak deniz aramaya harcayan zavallıcıklar; türlü hatalara diyet niyetine ömrümüzü eritiyor, labirentteki fareler misali çıkış yolları ararken, kaybolmanın ve kaybetmenin kederinden, bulmanın neşesine daireler çiziyor olabilir miydik?

• Aksine, insan en rahat hiç tanımadıklarıyla konuşur. Şu durumda anlatmak için ideal kişisiniz. Beni yargılayacak kadar önemsemezsiniz, sıkılacak kadar uzun görmezsiniz.

Yazar Hakkında

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabir, editör ve köşe yazarı olarak çalıştı. Barselona ve İstanbul’da yaşamını sürdürüyor.

Eserleri:

• Unutma Beni Apartmanı (2011)
• Rüyalar Anlatılmaz (2012)
• Saklı Bahçeler Haritası (2013)
• Unutma Dersleri (2015)
• Dokunmadan (2017)
• Misafir (2018)

Keyifli okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 28 Mart 2019 at 15:42

    Nermin Yıldırım’ın kitaplarını hiç okumamıştım. Öncellikle beni bu bilgisizliğimden çıkardığın için çok teşekkür ederim Kübracım.
     
    Yorumun ise her zamanki gibi kitabı okumayı arzulatacak kadar merak uyandırıcıydı. Kalemine sağlık, güzellik 😘

    • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 28 Mart 2019 at 20:53

      Didemcim benimde ilk tanışma kitabım oldu Nermin Yıldırım’ın bu kitabı ama inan ben de geç kaldığımı düşünüyorum. Öyle güzel anlatmış ki suya sabuna dokunmadan yaşamanın anlamsızlığını, okuyunca bana hak vereceksin.
       
      Güzel yorumun için teşekkürler canım 🙏🏻🙏🏻😘

  • Cevapla Didem Elif 28 Mart 2019 at 19:06

    “Çünkü siz tek birinin sıcaklığı peşindeyseniz, koca dünya sarıp sarmalasa ne fayda! Üşümekten kurtulamazsınız.”
     
    Bu düşünce benim de etrafında dönüp durduğum bir düşüncedir. Hatta eğer ki sevdiğiniz sizi beğenmiyorsa tüm dünya güzel bulsa ne fayda, diye düşünürüm hep.
     
    Ben de okumadım. Alıntılar çok hoş detaylar vermiş.
     
    Elinize sağlık… 🙏🙋‍♀️

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 28 Mart 2019 at 21:05

    Kitapta beni en çok etkileyen cümlelerden biriydi bu alıntı. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Her ne kadar bazen bundan biraz rahatsızlık duysam da. İnsanın ilk önem sırasını kendisine vermemesi biraz düşündürüyor beni ama fiiliyatta ben de yapamıyorum maalesef ☺️
     
    Güzel yorumunuz için teşekkürler 🙏🏻😊🙋‍♀️

  • Cevapla Hülya Erarslan 29 Mart 2019 at 11:46

    Konu güzelmiş. Denk gelirsem okuyayım ben de.
    Teşekkürler paylaşım için.

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 29 Mart 2019 at 14:49

    Gerçekten ilginç bir konusu var, beğeneceğinizi düşünüyorum.
     
    Yorumunuz için teşekkürler Hülya Hanım.

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan