İnce Mevzu

Tek mi, Çift mi?

15 Ağustos 2019

tek mi çift mi

Çiftler ayrı ayrı takılabilir mi?

Bence bal gibi de takılır, hem de şahane takılır. Bence uzun ilişkinin sırrı seyrek görüşmek zaten 😊

Bu konu gerçek bir tartışma konusu bizim toplumda.

Bir kısım “Allah Allah, ayrı ayrı takılacaksak, gece ayrı çıkıp, ayrı tatile gideceksek zaten neden birlikteyiz ki?”ciler, bir kısım da “Herkesin özel alanı, ayrı sosyalleşeceği arkadaşları, kendine ait zamanı da olmalı”cılar. Ben ikinci kısımdanım. Bugüne kadar yazdıklarımı okuyanlar için şaşırtıcı olabilir ama evet ben ikinci kısımdanım.

Küçük bir mola

Gerçekten böyle düşünüyorum çünkü en başta bu benim kişisel ihtiyacım. Ara ara yalnız kalmak. Kız arkadaşlarımla gece çıkıp iki kadeh bir şey içmek, yerli yersiz katılıncaya kadar gülmek, dedikodu yapmak, senede bir kez de olsa kız kıza tatil yapmak ve geride bırakılanları çekiştirmek. Bunlar hep ihtiyaç. İlişkinin ömrünü uzatan minik püf noktaları. Her iki taraf için de bir nefes alma zamanı. Birbirini özleme fırsatı. Özledikten sonra tekrar kavuşabilme fırsatı.

Hayatta tek başına olmaz!

Bu ben olmasam da çok ciddi ve yakın markaj gözlemlerim var. Asla ayrı hareket etmeyen çiftler de öyle çok ki. Hatta bence sayı olarak ilk modelden çok çok daha fazla içinde bulunduğumuz toplum gereği çünkü öğrenilmiş ana model bu. Neredeyse tuvalete bile birlikte gidecek kadar birbirinden ayrılmayan çiftler. Gözünüzün önüne ilişkinin başındaki ergen kafalı, ayakları yerden kesik tipler gelmesin. Bin yıldır beraber olan çiftler de var bu şekilde yaşayan. Tek başına hareket etmeyi unutmuş. Bir nevi bağımlılık gibi. Tek başına bir yerden bir yere gitmek istemeyen, de ki gitti, gittiği yerde yanında diğeri olmadan asla mutlu olamayan kişiler. Asla eleştirmiyorum, Allah ayırmasın. Sadece o ben değilim.

Ben o değilim çünkü…

Ben o değilim çünkü insanın bu kısa molaları kendine borçlu olduğuna inanıyorum. Ayrı vakit geçirirken bile gerçek bir çift gibi davranabilecek kadar eşini sevme, sadık olma, saygı duyma durumlarına inanıyorum. Birbirinden hiç ayrılmadan ömür geçirip de artık aynı gün içinde 50 cümleyi birbirine sarf etmeyen, bir konu hakkında aynı heyecanı yaşamayan, hayatın bir derdiyle uğraşırken bir ortak paydada buluşamayan, yolda artık el ele yürümeyi bırakan, edilen bir kavga sonrasında yatağa küs giren çiftlerden biri olabilme ihtimali korkutucu.

Hiç ayrı takılmamış olanlara küçük bir tavsiye niteliğinde olsun bu haftaki yazım. Hele ki şu tatlı, sıcak yaz günleri bu küçük molalar için en ideal zamanlar.

Deneyin, pişman olmayacaksınız 😊

En derin sevgilerimle,

Seda Çağlayan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Nimet Canbayraktar 15 Ağustos 2019 at 10:48

    Merhaba Seda Hanım,
     
    Güzel söylüyorsunuz da, insan sevince, yaşadığı her mutluluğu, gördüğü her güzelliği, duyduğu her melodiyi hatta tattığı her lezzeti, onunla paylaşmak istemez mi? “Şimdi yanımda olsaydı,” demez mi?
    Gerçekten seviyorsa, başka bir seçenek aklına gelmez ki.
     
    Mutluysa, kendine ayırmayı düşündüğü alanlarda bile onu arayacağı kesindir. Ve gerçekten seviyorsa, ne konuşacak konuları, ne yaşayacak romantizmleri, ne keşfetmek isteyecekleri yeni heyecanları hiç bitmez, başka alanlar arayacak düşünceleri bile olmaz.
     
    Gerçekse sevgi, ayrı geçecek aylar, günler değil saate hatta dakikaya bile tahammül yoktur.
     
    Keşke dememek için, gönlünce sevmeli ve yaşamalı.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 15 Ağustos 2019 at 23:04

      Vaowww ne güzel bir yorum. Ne güzel bir sevgi anlattığınız. Ve ne kadar az böylesi ruhlar.
       
      Aslında bizim Sedamız da böyle seven kadınlardandır. Ben biliyorum ki onun aşktan, sevgiden anladığı da tam olarak anlattığınız türden. Sanırım vurgulamak istediği de, sadece böyle sevgilerde ancak var olabilecek bir bireysellik… Bazen “biz” olabilmek için “ben”i de arada beslemek gerekir. Zannederim anlatmak istediği oydu…
       
      Yalnız Nimet Hanımcığım siz böyle içten ve dolu dolu yorumlar yapmaya devam ederseniz sizi yazar kadromuza davet etme ihtiyacı duyucakmışız gibi geliyor bana 😉
       
      Bizi yalnız bırakmayan, yorumlarıyla desteğini, fikrini sunan varlığınıza teşekkürler.

      • Cevapla Nimet Canbayraktar 16 Ağustos 2019 at 11:42

        Didem Hanım,
        Teşekkürler ve sevgiler.

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan