Satır Arası

Umutsuzluk

23 Ağustos 2019

Yazı: Umutsuzluk | Yazan: Nalan Erpolat

Hayatta herkesin en büyük, en önemli beklentisi mutlu olmaktır. Mutlu olamama ihtimalini akla getirmek, umutsuzluğun çıkış noktasıdır. Hiçbir zaman mutlu olmayacağını düşünmek de umutsuzluk duygusunun uç noktasıdır. Bu bakış açısı hayata hakim olursa, sürekli mutsuzluğa, başarısızlığa kısaca olumsuzluklara endeksli yaşanır. Bu da kişileri depresyona kadar götürür.

Umudu az olan insanlar, kendilerini pesimist olarak etiketlerler çoğu zaman. Bu etiket, kişinin kendine de, çevresine de hayatına da büyük bir haksızlıktır.

Bazen gerçekten olumsuzluklar çok fazla üst üste gelebilir hayatta, bu durum da elbette umutsuzluğu tetikler. Duyguların farkına varılmadığı takdirde, umutsuzluk kişide, mizaç haline gelir.

Tüm olumsuzluklarda olduğu gibi, farkındalıkla ve bakış açısını değiştirmekle, umutsuzluğun üstesinden gelinebilir.

Umutsuzluk Farkındalığı

Aslına bakılırsa, kelime olarak tek başına “umutsuzluk” diye bir şey asla insan için geçerli değildir. İnsan en kötü, en mutsuz durumda iken, hayatından tamamen bıkmışken bile umutsuz değildir. Hiçbir umudu yokmuş gibi gözükse de en azından ölümü umut eder. Kendi bakış açısına göre en olumlu sonuç ölümdür çünkü.

İnsan umutsuz yaşayamaz ve yaşayan herkes mutlaka bir şeyler umut eder. M.Ö. 3. yüzyılda yaşamış olan Yunan şairi, Theokritos’un güzel bir sözü var:

“Yaşayanlar için umut hep vardır. Umutsuzluk ölüler içindir.”

Bu söz okunduğu, duyulduğu zaman umutsuzluğun gereksiz olduğu sonucuna varılabilir ama bunu hayata geçirmek her zaman göründüğü kadar kolay olmayabilir. Bazen hayat hep gece olacak, hiç güneş doğmayacakmış gibi hisseder insan. Halbuki gün doğmadan neler doğar! Felaketler ne kadar hayatın içindense, mucizeler de o kadar doğaldır aslında. Güneş mutlaka doğar.

Gelişmeye Açık Olmak

Hayatta, her insan, her durum, her duygu değişir ve gelişir. Gelişim hayatın, belki de en büyük gerçeğidir; insan için de önemli olan bu gelişime ayak uydurabilmektir ve insan bu potansiyelle yaratılmıştır.

İnsanın şu anda varolan hali, en iyi durumu değildir. Bu gerçeğin farkında olan kişi, umutsuz olmaz. Gelişime açık olmak, insanı karamsarlıktan ve umutsuzluktan alıkoyar.

Umut Olmak

Umutlu olup, hayata bağlanmanın en güzel, en anlamlı ve sonuca en kesin ulaştıran yolu, bu dünyada birileri için umut olabilmektir.

Sorunlar, sıkıntılar kişisel değildir; diğer insanların, hayvanların, doğanın sıkıntıları vardır. Bu unsurlarla ilgili sorumluluk bilinciyle, başka canlara dokunabilmek, onların mutluluğu için bir şeyler yapabilmek, onlara umut olmak, insanın tüm hayata umutla bakabilmesini sağlar.

Yaşadığımız sürece hep beklenti içinde olup, hep umut ederiz. Önemli olan en güzeli umut etmektir. Her zaman daha iyiye ve daha güzele ulaşabilmek, daha iyi hissedebilmek mutlaka gayret gerektirir. Bunun için ilk adım zihnimizden “imkansız” sözcüğünü silmektir.

Arjantinli deneme yazarı Borges’in söylediği gibi:

“İmkansız, reddedilmiş mümkünlüktür.”

Umutlu yarınlar…

Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz