Satır Arası

Normalleşme

10 Temmuz 2020

Yazı: Normalleşme | Yazan: Nalan Erpolat

Son aylarda hayatımıza yeni bir kavram girdi; “normalleşme”. Daha önce hiç şimdilerde kullanıldığı kadar dolu dolu ve herkesin ortak kelimesi olarak kullanılmamıştı bu kavram. Dünyanın her yerinde, her kesimden ve her yaştan insan şu an dört gözle normalleşmeyi bekliyor.

Normal

Sözlük anlamı, “aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum” olan normal, çoğu zaman fazla sıradan bulunduğu için “rutin” olarak da ifade edilir. Normali özlemek, olumsuz şartlarda oluşan bir durumdur. Kendi tercihimizle normalin dışında yaşadığımız anlar, hep güzel anlardır. Geçici olduğu bilinen, tadı çıkarılmaya çalışılan anlardır. Normale dönüş zamanı çoğunlukla bilinir ve planlandığı şekilde normal hayata dönülür.

Bir de normalin değerinin anlaşıldığı ve çok özlendiği günler vardır. Bunlar da istenilmeyen olumsuz günlerdir. Herkesin hayatında böyle günler olur. Bazen çok kısa sürse de bazen çok uzun sürer, bazen de hiçbir zaman o özlenen, istenen normale dönülemez. Bunların hepsi hayata dair gerçeklerdir.

Şimdi tüm dünyanın beklediği normalleşmenin tam olarak ne zaman geleceği de belli değil, ne şekilde geleceği de. “Yeni normal” kavramını da tüm dünya konuştuğuna göre eskiden olmayan yeniliklerin artık normalleşeceği ihtimali de mevcut.

“Yeni Normal”den Korkmak

Bilinmeyenden korkmak insanoğlu için çok normaldir. Neyin, ne zaman, ne şekilde değişeceğini bilmeden yola devam etmek, gözü kapalı araba kullanmaya benzer bir durum gibi gelse de yaşamdaki her şey gibi bu durumdan kazanımlarla çıkmak, herkesin önce kendisine, sonra da çevresine borcudur.

Her zaman söylenilen bir söz vardır. “Başarı ve gelişim için konfor alanından çıkmak gerek” denir. Bu bir cesaret işidir. Cesur insanlar konfor alanından daha kolay çıkarlar ve gelişime açık olurlar. Konfor alanından çıkmaya cesaret edemeyenler için bu yeni normal çok güzel bir basamak olabilir. Şu an dünyada hayat şartları konfor alanında kalmaya izin vermiyor. Pandemiden önceki normal, herkesin kendi konfor alanını kapsıyordu. Yeni normal ise konfor alanından çıkıştır.

Duygu ve Düşünceleri Esnetmek

Bu sürece adapte olabilmek için gerekli olan en önemli şey duygusal esnekliktir. Bu da her şeyi tamamen kendi haline bırakarak kazanılamaz. Kendi haline bırakılan duyguların sonu endişe ve korku olur. Farkındalıkla düşündükten sonra insan içinde oluşan duygular ise esneyerek korku şeklinden çıkar, umut olur, cesaret olur; bu duygularla atılan adımlar sonunda da huzur ve mutluluk gelir.

Bu düşüncelerin çıkış noktası kabuldür. Artık bir şeylerin değiştiğini kabul ederek başlamak gerek bu yola. Sonra da belirsizlikten kaynaklanan endişeye rağmen, hayata bakışı olumlu tutarak iyi şeyler olacağına inanmak gerekir. Bu da kolay değildir belki ama kötü sonuçların kesinliğinin olmadığını düşünmek, iyi şeylerin ihtimalinin kapısını aralar. Bu kapı aralığını iyi değerlendirmek de kişinin kendini güçlü tutabilmesiyle ilgilidir.

Tüm bunlardan sonra kişi adaptasyona hazırdır. Bu duygu temellerinin üzerine atılan her adım değerlidir ve koşulların en iyisine yönelik planlanır. Tabii ki yanılmalar ve tökezlemeler olacaktır ama umut ışığı oldukça, çok daha rahat ayağa kalkar insan.

Yeni normalle birlikte, içinden mecburen çıkılan konfor alanı, belki de pek çok insana şimdiye kadar cesaret edilemeyen adımları attıracaktır.

Sonrasını da yaşayarak göreceğiz. Sonuçta hayat her zaman sürprizlerle dolu.

Güzel sürprizlerle karşılaşmak umudu ile yaşayalım….

Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Hakan Özbek 10 Temmuz 2020 at 09:12

    Normalin ‘eski’ halinden pek memnun olmayan biri olarak ‘yeni normal’in ne getireceği konusunda da endişeliyim. Yine de merak ediyorum 🙂

  • Cevap Yaz