Münferit Tatile Giderse

Patronun Anası Mı?

2 Eylül 2020

Gülşah İslamoğlu | Münferit Tatile Giderse | Patronun Anası Mı?

Her zaman söylerim; “Bir şey olmuyorsa zorlamamak lazım.” Sonuçta herkesin her konuda yeteneği olacak diye bir durum söz konusu değil.

Acenteden otelciliğe ilk geçiş yapacağım dönemlerde, abi hangi otele rezervasyon departmanı için başvursam, anasını satayım, “Boş ver, gel seni animasyona alalım” diyorlar. Ben diyorum satışa geçmek istiyorum. Onlar diyor animasyona gel. Hayır onlar da haklı şimdi. Şort terlikle otele gidersen olacağı o. 😊

Neyse abi baktım olmayacak. O sezon işsiz kalacağıma tamam dedim animasyona geçeyim. Zaten 1 hafta çalıştım. Sonra ayrıldım.

Neden mi?

Abi sen bakma benim böyle piç olduğuma. Ben o zamanlar böyle çok girişken değildim. Yani birinin yanına gidip ilk konuşan ben olmazdım. Canı istiyorsa kendi gelecek muhabbet edecek. O kafadaydım. Animasyonda çalışmak öyle mi anasını satayım. Hadi gündüzleri bir şekilde hallediyordum. Ama akşamları tam görevimiz tehlike amk.

Neymiş efendim, akşamları masa masa dolaşacağım, milleti oynamaya kaldıracağım, yok efendim içireceğim falan filan. Beni de öldürsen hayatta elin oğlunun masasına gitmem. Akşam mesaisi başlıyordu, abi bizim ekibin tamamı milletin masasında, soytarılık, goy goy gırla. Ben, boş masanın birinde tek başıma oturuyorum. Canı konuşmak, oynamak isteyen varsa gelsin diye rahat bir şekilde sağı solu kesiyorum. Tabi her akşam bu pozisyondayken her seferinde de şefe yakalanıyordum.

Her akşamda soktuğu laf: “Masana meyve tabağı da göndereyim mi?” 😊

Bizim her sabah saat 10.00’da toplantımız olurdu. Hep fırça yerdim. Şef de artık nasıl yılmışsa benden “Kızım yapamayacaksan söyle gönderelim seni. Hani olmuyorsa olmuyordur, zorlama” demeye başlamıştı.

Baktım koltuk elden gidiyor. Tamam şef dedim. Son bir şans daha ver. Bu akşam halledeceğim olayı. Eğer olmazsa inan ben kendim sana söylemeden çıkışımı alacağım. Tamam mı, tamam derken diğer akşam oldu. Bizim otel de o zaman Rus oteliydi. Yani ben daha İngilizce’yi konuşamıyorken düşün Rusça’yı nasıl konuşacaktım. Dua ediyorum karşıma bir tane Türk misafir çıksın da onunla muhabbete girip dansa kaldırıp yardırayım.

Neyse abi bir baktım ki masanın birinde tek başına 65 bilemedin en fazla 67 yaşlarında bir kadın oturuyor. Aha dedim bu kesin bizden Türk bu. Oturdum masaya başladım konuşmaya. Vay efendim tatili nasıl gidiyormuş da yok efendim memnun muymuş da yok işte nereden gelmiş vs. Bütün saçma sapan soruların hepsini yardırdıkça yardırıyorum.

En son dedim size içecek bir şeyler alayım. Gittim alkol aldım. Kadın diyor ki ben içmem ben diyorum ki içeceksin 😊 O içmem ben içeceksin derken kadın içti. Sonra dansa kaldırdım. Oynamaya başladık. Kadın oturalım diyor ben yok olmaz biraz daha oynayalım diyorum. Aklım sıra şefin beni görmesini bekliyorum. Gördükten sonra oturacağım. Neyse biz zıplıyoruz, hopluyoruz derken hoop kadın yere yıkıldı.

Tövbe Bismillah!

Kadına dokunuyorum. “İyi misiniz?” falan diye sesleniyorum. Yok, kadından ses gelmiyor. Tabi kadının düştüğünü gören diğer personeller geliyor. Kadını gören “Aybüke Hanım” diyor. Başka personel geliyor o da “Aybüke Hanım”… “Aybüke Hanım iyi misiniz?” diyorlar devamlı.

Ulan otelde herkes kadını tanıyor bir tek ben tanımıyorum. Sonra hemşire geldi. Baktı olmuyor 112 arandı hastaneye götürüldü. Sonra ben bir öğrendim ki; zorla içirdiğim, zıplattığım, hoplattığım kadın meğerse otelin patronunun anasıymış. 😊

Şaşırdık mı? Hayır.

Ben tabi direk lojmana odama geçtim bavulumu topladım. Neyse o geceyi bir şekilde atlattık.

Sabah saat 10.00’da toplantı yine.

Şef içeri girdi. Aynen şöyle dedi; “Gülşah sadece tek bir şey soracağım. Otel rahat 1100 kişilik falan. Ve şu an neredeyse full. O kadar insanın içinden patronun annesini nasıl buldun?”

Abi dedim. Hiç zorlamayalım. Ben bavulumu topladım zaten. Animasyon bana göre değil. Olmuyorsa olmuyor işte, zorlamamak lazım. Sizi tanıdığıma sevindim. Siz sağ, ben selamet.

Toplantı odasından çıktım.

O yüzden demem o ki; “İş başvurularında kimsenin gazına gelmeyin. Siz hangi departmanda çalışmak istiyorsanız oradan yürüyün. Sonuçta bir bildiğiniz var ki o departmanı istiyorsunuz.”

Hep mizahla kalın.

Gülşah İslamoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Mehmet Gökcük 3 Eylül 2020 at 09:14

    :)))
     
    Aybüke Hanım kendine gelince belki de senin adını sayıklamıştır. Onu nasıl kovarsınız diye ortalığı karıştırmıştır 🙂

  • Cevapla Cem Albayrakoğlu 4 Eylül 2020 at 11:37

    Selam Gülşah
    Bahtsız bedevi olma konusunda yarışırız vallahi 🙂 🙂

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan