Kahve Telvesi

Nedir Sizce Aşk?

9 Mart 2023

Yazı: Aşk Üzerine | Yazan: Emine Öztürk

Aşk!

Nedir sizce aşk?

Adem ve Havva’dan kalma hastalık mı?
Eros’un okundan çıkan mutluluk mu?

Herkeslerin aşk tarifi bambaşka. Kimine göre bulutlarda gezmek, kimine göre toprağın altına girmek. Bazen başlarda taç, bazen ayaklar altında taş, aşk. Kimi acısını fazla kaçırıyor aşkın, kimi şekerini. Bazıları fazla mesafe koyuyor tarife, bazıları kaşık kaşık ilgi, sevgi ve şefkat.

Adem ve Havva ile başlayan, dünyanın zerresi bile yok iken var olan, Doğu-Batı ayırt etmeden, ırk, din gözetmeden her kalbe girmeyi görev edinmiş, kocaman anlamlar yüklenmiş, boyundan büyük işlere kalkışmış da sadece üç harfin içine hapsedilmiş, aşk. Ama aşk bu hapsedildiği yerde durmamış bütün çağları, bütün coğrafyayı bakın nasıl dolaşmış.

Romeo ve Juliet; düşman ailelerine rağmen aşklarını yaşamaya çalışan ama yaşayamayan ve aşkı imkânsız kılan iki genç.

Kleopatra ve Marcus Antonius; Kleopatra’nın öldüğünü sanarak kendini hançerleyen ama ölmediğini öğrenince, sevdiğinin kucağında can vererek aşkı ölümsüz kılan zavallı gençler.

Paris ve Helen; dünyanın en güzel kadını, ahhh uğruna savaşlar başlatılan kadın. Kavuşabiliyorlar mı peki? Hayır. Tıpış tıpış kocasının yanına geri dönerek aşk-ı memnu kılıyor Helen.

Ah! Leyla ile Mecnun; ne büyük aşk yarabbim. Yana yana çöllere düşüren, kendini kendinden vazgeçiren. Leylaa olabilmek… Uğruna çöllere düşülen kadın.

Sonra, Ferhat ile Şirin; dağları delmeyi bile göze alınabilecek yüce bir aşk. Cesur. Korkusuz. Sadece aşık bir adam. Şirin olabilmek sonra uğrunda dağlar geçilecek kadar sevilebilmek.

Aslı ile Keremler, Arzu ile Kamberler, Nâzım ile Pirayeler, Abelard ve Heloiseler… Daha kimler de kimler… ( Ekleyin listeye isimlerinizi.)

Efsaneleşen, dillerden dillere dolaşan, sazın telinde, mumun alevinde, kemanın yayında, piyanonun tuşunda, gülün kokusunda, bülbülün sesinde ve dahi evrenin her köşesinde. İçimizde, nefesimizde canımızda, deli gibi akan kanımızda var olan bu aşk hikâyelerinin tek bir ortak noktası yok mu sizcede?

İmkânsız. Vuslatsız. Zamansız. Zarfsız. Yüklemsiz. Yersiz. Yurtsuz.

“Seversin, kavuşamazsın aşk olur” der Aşık olan Veysel. Bütün bu aşkların aşk oluşunu bir cümle ile özetler.

Öte yandan:

“Aşka uçma, kanatların yanar” der Şirazi.

“Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar” der Mevlana. Ve:

“Aşka uçtuktan sonra kanadı kim arar” der Yunus Emre.

Velhasıl, sevmek de, yanmak da, aşk uğruna kanatsız kalmak da ve dahi ayrılık da sevdaya dahil.

Çağlar değişmiş, tarihler, dinler değişmiş ve dahi birçok insan yeryüzünden silinmiş. Dünya tarihinde değişmeyen tek duygu aşk imiş.

Mısra olup şiir şiir büyülemiş bizi, türkü olmuş ruhumuzda filizlenmiş, filmlerde nefessiz soluksuz bırakmış, romanlarda kalbimizi sızlatmış, kimi zaman yüreğimizi yerinden çıkaracak kadar heyecanlandırmış. Kimi zaman önümüzü göremeyecek kadar kör etmiş.

Peki biz yaşadık mı aşkı?

Çoğu genç arkadaşımın böyle bir soruya cevaplarını duyar gibiyim:

“Yok canım ne aşkı? Eskidenmiş o. Aşk diye birşey yok. Saçmalık.”

Böyle gülüp geçiyor musunuz yoksa 😉 Hayır hayır, eleştirmeyeceğim sizi. Hak veriyorum ben size.

Şimdilerde ne sarı saçlarına deli gönlünü bağlayanlar var ne de lambada titreyen alevler üşüyor. Aşk desen, değil kağıda yazılmayı, daha başlamadan bitiyor. Her şeyler gibi şimdiki aşklar da naylon, suni, gel geç, bedenler ile sınırlı, ruhsuz, mutsuz.

Ey!!! Mecnunlar, Ferhatlar, Keremler, Romeolar…
Ey!!! Leylalar, Şirinler, Aslılar, Julietler…

Neredesiniz?
Elma dersem çıkın.
Elmaaaa 😁

Bize aşk lazım aşk.
Döner mi sanıyorsunuz bu dünya, aşk olmayınca?
 
 
Emine Öztürk
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

18 YORUMLAR

  • Yanıtla Metin Çoban 9 Mart 2023 at 08:43

    O kadar zevkle okudum ki; bu üzüntülü, gergin günlerde içimize tekrar ışık doğurdunuz. Hep bilinen aşklar, bir kadının ve erkeğin aşk örnekleri. Birbirine aşık olan milyonlarca aynı cinsten olan insanlar da var tabii. Önemli olan sadece “aşk” elbette. Doğaya, hayvana, tanrıya veya neye inanıyorsan.
     
    Aşk; insanda sığınma duygusu, o sığındığı bedene sahip olma, birleşme, tek beden olma arzusu.
     
    Belki de hayatta birkaç kez dolu dolu yaşadığın duygu. Ne kadar yaşanırsa ve ne zaman yaşanırsa yaşansın, aşk daima…

  • Yanıtla Emine Öztürk 9 Mart 2023 at 09:32

    Ben de yorumunuzu zevkle okudum ve çok mutlu oldum Metin Bey, var olun. Aşk, ne kadar iki cins arasındaki enerji gibi görünse de aslında gözümüzün gördüğü her şeye duyulunca anlamlı.
     
    Denize. Bir ağaca. Bir kuşa. Bir çocuğa. Toprağa. Müziğe. Sanata. Bir gülüşe.
     
    Sevgi ile…

  • Yanıtla Oğuz Öztürk 9 Mart 2023 at 09:47

    Yine çok güzel bir yazı yazmışsın, eline sağlık canım, eşim, kadınım, ÂŞKIM.

    • Yanıtla Emine Öztürk 9 Mart 2023 at 15:19

      Aşk sensin.. 💜

  • Yanıtla Hüseyin İbiş 9 Mart 2023 at 11:39

    Aşk; kıymet bilmeyen ellerde, taşlaşmış kalplerde, oyuncak oldu. Buna da resmen seyirci kalıyoruz.

  • Yanıtla Emine Öztürk 9 Mart 2023 at 12:24

    Yaşadığımız aşklara sımsıkı sarılalım Hüseyin Bey. Belki bu şekilde aşka olan inancı, gelecek nesillere aktarır, örnek oluruz. Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum.
     
    Saygılar

  • Yanıtla Didem Çelebi Özkan 9 Mart 2023 at 14:28

    14 Şubat haftası için planladığın yazını, ülkece bizi derin bir kedere boğan deprem felaketi nedeniyle anca bir ay sonra yayına alabildik. Umarım gelecek günler milletimize acı değil, aşk getirir 🙏🏻
     
    Yazıya gelince her zamaki sıcacık üslubunla hepimizin içini ısıtmışsın güzelim ☺️ Aşk, kendimi bildim bileli yaşadığım en kuvvetli duygulardan bir oldu. Öyle, bir ömüre bir aşk gibi bir düşüncem olmadı hiç. Sıklıkla aşık oldum, oluyorum, hem de yaşadığım onca berbat tecrübeye rağmen, aşka inancım hiç azalmıyor 😁
     
    Kucak dolusu sevgiler canım ❤️

    • Yanıtla Emine Öztürk 9 Mart 2023 at 15:27

      Umarım gelecek günler ülkemize artık güzel olan ne varsa beraberinde onu getirir 🙏 Senin düşüncelerin benim için çok çok kıymetli, yine onore oldum. Çok teşekkür ediyorum güzel kurulan cümlelerin için.
       
      Buram buram aşk kokan bir kadınsın, bu o kadar hissediliyor ki. Berbat tecrübeleri yaşatanlar ne kaybettiklerini anlayınca (sonradan gelir onların akılları başa çünkü 🙈) o baş için çok taş aramışlardır 😉
       
      Çok seviyorum seni 💜

  • Yanıtla Demet Albayrakoğlu 10 Mart 2023 at 09:32

    Bayıldım yazınıza, aşka duyulan özlemi ne güzel dile getirmişsiniz.
     
    💕Sevgiler

  • Yanıtla Emine Öztürk 10 Mart 2023 at 16:19

    Çok teşekkür ediyorum Demet Hanım. Değer bulup vakit ayırmanız çok kıymetli.
    Sevgiler 💕

  • Yanıtla Saide Tülay 23 Mart 2023 at 15:32

    “Yarı parçan” diyor Ahmed Arif mektubunun sonunda.
     
    “Yarı parçan; sanırım bu aşktan daha öte”
     
    En güzel tarif sanırım aşk için.
     
    Çok seviyorum seni 💜

  • Yanıtla Emine Öztürk 24 Mart 2023 at 07:57

    Ahmed Arif gibi bir âşık herkes başına 😉
     
    Yorumun beni mutlu etti. Sen çok güçlü şahane bir kadınsın. Nasıl sevmem seni 😍
     
    Seviliyorsun…

  • Yanıtla Şen Sevgi Erişen 31 Mart 2023 at 22:09

    Aşkı duyup da gelmesem olmazdı köşenize. Geç kaldım biraz kusura bakmayın. Her derdin ilacı, toplumların, insanın yaratıcı gücü, hayatın en büyük hediyesi o. Önce endüstrileşme ile iş yerlerimize, evlerimize giren makineler hatta günümüzde robotik özelliklere bürünen yaşam araçlarımız ile tüketim toplumu olmanın doğal bir sonucu olarak en çok yara alan insani yanımız; aşk. Tüm zorluklara rağmen unutulamayacak bir duygu.
     
    Daha çok aşkı anlatan yazılar, şiirler yazmalı, aşk romanları okumalı, videolar çekmeliyiz. Hepimizin bu duyguyu yaşaması, yaşatması, hatırlaması için.
     
    Bana ilham kaynağı olduğunuz için çok teşekkürler.
     
    Saygılar

  • Yanıtla Emine Öztürk 3 Nisan 2023 at 08:17

    Değerli yorumunuz için çok teşekkür ediyorum Şen Sevgi Hanım. 🙏
     
    O kadar doğru bir konuya değildiniz ki; daha çok aşkı anlatan yazı, şiir yazılmalı, filmler çekilmeli, şarkılar söylenmeli. Bu duygu hep canlı tutulmalı. 💜
     
    Sevgiler

  • Yanıtla Can 2 Haziran 2023 at 21:14

    “Sev beni, kulun Allah’ı, Allah’ın kulu sevdiği gibi sev.”
    Can Aslan

     
    Aşk ne kelime ama değil mi?! İnsanın insanı sevmesine denir diye bilinen “aşk” aslında sadece bize ait bir duygu değildir. Kuşun aşkına şahit oldunuz mu hiç, hani yorulmadan evini, eşi ve çocukları için yapan eşin aşkına? Peki yavruları için ölümü göze alan anne aslanın erkek aslana kafa tutmasında evlatlarına duyduğu aşkı gördünüz mü?
     
    Daha bunun gibi nice örnek ile hayat devam ediyor dönmeye. Biz insanların aşkına gelince aslında gizli bir menfaat var aşkın içinde. Aşk için dağlar delindi, çöller aşıldı, hatta cennetten kovunuldu.
     
    Peki nedir bu menfaat? Hemen söyleyeyim; bunun adına insanın kalbine işleyen iyi gelme hissidir. Havva annemiz, Adem babamıza iyi geldiği için elmayı kopardı. Çölü sevdiği ona iyi geldiği için aştı. Dağları delen Ferhat sevdiğinin ona iyi gelişinin şerefine deldi. Eğer iyi gelme hissi olmasaydı ne cennetten kovulmak nasip olurdu ne de dağlar delinirdi. İşte gizli saklı menfaatin adı “iyi gelme” hissi.
     
    Başka bir bakış açısı ile bakıyorum bu konuya. Şiir yazmaya aşık biriyim. Çünkü bana iyi geliyor, tıpkı sizin yazmaya aşık olduğunuz gibi üstat. Sizd e yazmaya aşıksınız çünkü size iyi geliyor. İyi gelen her şeye aşık olur ve feda edilecek bir şey bulunur. Kimi ömrünü kimi zamanını kimi ise göz yaşını ya da parasını, pulunu, servetini harcar.
    harcar
    Üstat emeğine sağlık, aşık olmaya devam et ve sana iyi geleni yap.

    • Yanıtla Emine Öztürk 5 Haziran 2023 at 17:06

      Yorumunuzu ayakta alkışlıyorum Can Bey. Muazzam bir yaklaşım Aşk’a.
       
      Kesinlikle bunun üstüne uzun bir süre kafa yorarak düşüneceğim. Aşk size iyi gelen de saklı. 💯
       
      Farklı bir bakış ile bakmama sağladığınız katkı için çok teşekkür ediyorum.
       
      Sevgiler

  • Yanıtla Orhan Gazi 25 Ağustos 2023 at 03:07

    Merhaba,
     
    Tanı, teşhis ve tedaviyi bir arada sunduğunuz müthiş bir yazı olmuş. Okurken bir yandan da düşündüm; o eski aşklar yok artık,onu da tüketmişiz. Bizler ucundan da olsa görebildik ama gelecek nesiller hiç tanımayacak malesef.
     
    Mecnun’a Leyla’nın öldüğünü söylemişler, tebessüm etmiş “Ben böyle severken mi?” diye cevap vermiş.
     
    Yazılarınızı beğnerek okuyorum, kaleminize sağlık..

  • Yanıtla Emine Öztürk 27 Ağustos 2023 at 08:41

    Merhabalar Orhan Bey.
     
    Biz bu konuda şanslı son nesildik bence de 🥺
     
    Mecnunun cevabı beni çok etkiledi.
     
    Zaman ayırıp okuduğunuz ve yorumladığınız için teşekkür ediyorum.
     
    Sevgiler

  • Cevap Yaz

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan