Abel, ülkesi Venezuela’daki yönetimi devirip yerine başkalarını getirmek üzere düzenlenen bir komploya sürüklenmiş. Kaçmış, yerlilerle yaşamaya başlamış. Yerliler ona saygı duyuyor. Zaten de silahı var Abel’in ve yerlilerin ilgisini çekecek başka şeyleri. Ama yine de diken üstünde bir yaşam. Abel’in tedirginliğini satır aralarında hissettim.…
Kitabın adı çok ilgi çekici değil mi? “Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş” Erasmus, bu cümleyi başka bir kitaptan alıntılamış. Orada geçen ifade şöyleymiş: “Acemi erin savaş istemesine pek itibar etmeyin çünkü savaş, onu yaşamamış olanlara tatlı gelir.” Yani; “Onu yaşamamış olanlar için savaş tatlıdır ama…
Bir yasak aşk hikayesi. Aslında bence yasak değil de insan üzülmeye yer arayınca dram üstüne dram yaratıyor. Kitabın adında yer alan ölmüş bir kadın; Fikret. Fikret, ölmeden önce günlüğünü teyzesinin kızına vermiş. Geride bıraktığı küçük kızı Nedret’e versin, Nedret büyüyünce okusun diye. Nedret büyüyene…
Almanya’da gerçekleşen esrarengiz Türk cinayetlerini konu alıyor kitap. Cinayetleri esrarengiz kılan, içinde mitolojik unsurlar barındırması. Bu açıdan da mitolojiye yeni başlayanlar için birebir. Aptala anlatır gibi anlatmış Zeusgilleri ki tam da ihtiyacım olan buydu. Kayıp Tanrılar Ülkesi | Mitolojiye Giriş 101 Mitoloji hakkında bilgim…
Friends dizisini izlediniz mi? 1994-2004 yılları arasında yayımlanmış, bölüm süresi 20-25 dakika olan, 10 sezon ve 236 bölüm yayımlanmış bir durum komedisi dizisi. Ben üç defa baştan sona izledim. Yine izleyebilirim, hiç azalmadı sevgim. Sevdiğim dizilerin kamera arkasını, çekim hatalarını, oyuncuları hakkındaki magazini de…
Dilencilikle ne kadar çok para kazanılabileceği anlatılıyor kitapta. Kafamı karıştırma Reşat Nuri. Uzun uzun dilencilik çeşitlerinden bahsediliyor kitapta. Örneğin bir tür varmış, kadınları takip eder, yasak aşk yaşadığını anladığı kadınlardan şantajla para koparırmış. Eskiden dilencilik için sakat çocuklar kullanılırken şimdi temiz yüzlü sevimli çocuklar…
Hep aynı resmi yaptığını fark eden bir adamla başlıyor hikaye. Resimde ihtiyar bir adam servi ağacının altında oturuyor, bir kadın da ona çiçek uzatıyor. Hikaye boyu bu resimden öğeler çıkıyor adamın karşısına. Kitapta rüya ve gerçek iç içe geçmiş, karakterler birbirine karışmış veya dönüşmüş.…
Kurgu açısından merak uyandırıcı ama ana karakterin -adı Ahmet Cemil- drama kraliçeliği, pasifliği nedeniyle can sıkıcı. Roman boyu çok bilendim bu adama. Bir sarsmak istedim her sayfada “Dobarla, bıragma gendini!” diye. Ahmet Cemil’in başına sürekli kahır bela olaylar geliyor. Çünkü nasıl gelmesin? Dert paratoneri…
Daha önce de okumuştum. Okuyup geçmiştim. Geçenlerde gözüme çarptı bu kitap, yine okudum. Çok sevdiğimden değil, unuttuğumdan. Daha önceki okumalarımda etkilendiğimi hatırlamıyorum ama bu kez etkilendim. Aslında bayağı etkileyiciymiş. Verdiği mesaj güzelmiş. Başka bir deyişle, benim anladığım mesajı güzelmiş. Yoksa yazarın ne kastettiğini bilemem…
Kitabın adından yola çıkarak sandım ki kraliçenin avukatı gerçekten kraliçenin avukatı. Halbuki kraliçenin avukatı (Queen's Counsel) 1567’den beri kullanılan kıdemli avukatlara verilen bir unvanmış. Tahtta kral varsa adı kralın avukatı (King’s Counsel) oluyor. Bu unvandaki avukatlara "İpek" (silk) deniyormuş. Çünkü onlar ipek cübbe giyerlermiş. Diğer…
Yazar, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi emekli yargıcı imiş. İngiliz Hukuku ve bakış açısı üzerinden bir değerlendirme yapıyor. İngiltere’de hukukun üstünlüğü o kadar üstün olmuş ki yasama erkinin ve siyasetin işlevini yavaşlatmış, yazar da bundan yakınıyor. Hukuk, siyasetin içine giriyor, diyor. Bizde ise tam tersi,…
“Bir Şeftali Bin Şeftali” öyküsü “7 yaş üstü çocuk kitabı” diye sunulsa da ben çocuk kitabı olarak olumlu bulmadım. Ömer Seyfettin kitapları gibi. Çocuklara dram anlatmanın, acıklı hayatlar okutmanın iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum. Bir Şeftali Bin Şeftali Hikaye kabaca şöyle: Köylüler şeftali yiyemiyor.…
Zafer Algöz oyunculuk anılarına yer vermiş kitapta. Hepsi birbirinden komik, eğlenceli. Özellikle bazısı, artık hayatta olmayan oyuncular ile ilgili olanlar, daha da ilgi çekici geldi bana. Çünkü bunlar ansiklopedik, biyografik bilgi değil. Özel, insani hatıralar. Oyuncusu, siyasetçisi, ünlü insanların anılarını yazmalarını olumlu buluyorum. Neticede…













