Bursa ve Ben

Ne İstiyorum, Bilmiyorum

12 Şubat 2018

Ne istiyorum, bilmiyorum

Ne istiyorum, bilmiyorum… Aşk mı? Huzur mu? Başarı mı? Üçü bir arada gelmiyor, onu biliyorum ama. Birini seçmem lazım. Uzun süredir Huzur’u seçiyorum kendime yoldaş.

Birine sahipken diğerini özlüyor insan. Doyumsuz varlıklarız vesselam.

Sen ve Ben çok başarılı olsun istiyorum örneğin. Çocuklarımdan sonra üçüncü evlat oldu bana. Onu büyütüyorum. Başarısını görecek miyim? Her evlada verilen emek neticesinde yeşeren umut var içimde.

Ya peki aşk?

Ona pek inancım kalmadı. Akıl inanmıyor olabilir fakat kalp özlüyor o kuvvetli atışlarını… Beden yaşlanıyor yaşlanmasına da, ruh hep ergen, hep yaramaz bir yeniyetme. Onu dinleyecek olursanız da başınız beladan kurtulmuyor.

Hayıflanıyoruz hepimiz, öyle seven adamlar, eski aşklar yok artık yok, diye. Biz sevebiliyor muyuz öyle koşulsuz ki, bunu karşımızdakinden bekliyoruz? Ne veriyoruz ki ne istiyoruz? Herşey madden artık. Ruhu maddeyle doyurmaya çalıştığımız her seferde de karşılıklı yaralanıyoruz, farkında değiliz.

Okuyorum, seyrediyorum, dinliyorum, gözlemliyorum… Olmuyor… Kanmıyorum bir türlü… Fazla mı gerçekçi oldum ne? Herşeyin bu kadar kolay elde edilebilir olduğu günümüzde hiçbir duygunun da kıymeti yokmuş gibi geliyor. Sevgi, dostluk, aşk… Herşey tatmin sağladığı sürece var… Sonrasında yok olup gidiyor.

Gene fazla sorguladığım gecelerden birini yaşıyorum sanırım. Anlamlandırmaya çalışmak ne zor. Cevaplar ne kadar bulanık. İnanç ne kadar eksik…

Hevesim de yok

Dur, dur şimdi de kendimle çeliştiğim noktaya geldim. Hani yaşlanan beden, ruh değil demiştim ya. Vazgeçtim ruhum da yaşlanmış benim. Hevesini kaybetmiş…

Ne kadar kolay harcıyoruz cümleleri, duyguları, insanları. Bakın “biz” diyorum. Ben de, siz de, hepimiz böyleyiz. Ne kadar olmadığımıza tüm dünyayı, ama en çok da kendimizi kandırmak istesek de… Güçlü olmak adına yapıyoruz üstelik bunu. Kırılmamak, üzülmemek için, üzüyoruz…

Nasıl yaşamalı?

Bunu düşünüyorum bir süredir. Doğru olana uygun yaşamayı. Fakat doğrular bu kadar kişiden kişiye değişirken birini seçip, ona tutunmak ne kadar zor. “Kendi doğrunu bulacaksın.” dediğinizi duyar gibiyim. Oldukça basit bir çözüm gibi gözükse de, aslında hiç de öyle değil. 18’inde bulduğum doğrulardan emindim ama hayat aktıkça ve doğru dediklerime bağlı kalamadıkça, yanlış dediklerimin dayatmasını yaşadıkça, çözümün o kadar da kolay olmadığını gördüm.

“Niye buradayız?”

Yüzyılların sorusu. Sahi neden buradayız? Ne yapmak için? Günü geçirmek, para kazanmak için olamaz bunun cevabı. Annemle babam, üniversite sınavına girmeden önce psikoloji ya da felsefe tercih etmemi çok arzu etmişti. Sanırım kafa karışıklığımı görmüş, çözümü böyle bulacağımı düşünmüşlerdi. Felsefe okudum. Ne oldu? Kafam hâlâ çok karışık. Hatta o günlerdekinden de fazla.

Ufak bir çocukken anneannem bize ziyarete geldiğinde bazen benimle yatardı. Bir sürü soru sorardım ona. Aklımın almadığı varoluşa dair. Tabi bu kelimelerle değil 😉 Anneannemin ise standart cevabı vardı; “Bunlar üzerine çok düşünme. Sonra aklını kaçırırsın.” 😂 Ahhh be anneannecim ben hiç bırakamadım sorgulamayı. Keşke tutabilseymişim öğüdünü.

Kabul

Kabullerimiz olmalı ki üzerine bir hayat kuralım. Pi sayısı gibi, 3.14. Bunu kabul alıp, küsuratını atıp hayatı kurmalı. Ben kendi pi’mi arıyorum ve hâlâ bulamadım… Bir gün bulursam, belki içimdeki bu huzursuzluk biter ve inşaata başlarım. Ya da belki ben de ömrü boyunca azapta ve arayışta olanlardanımdır. Bu da benim varoluş nedenimdir. Kim bilir?..

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

13 Yorum

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 12 Şubat 2018 at 08:13

    Günaydııınnn🍀
     
    Belki inşaat çoktan başlamıştır 😉

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Şubat 2018 at 15:45

      Seni bu yüzden seviyorum. Söylediğimin altında söylemediğimi görebilen ender kadınlardansın 😉🤗🤗

  • Cevapla Hande Sönmezerler Sinan 12 Şubat 2018 at 09:09

    Harika yazmışsın canım; benim de aynı senin gibi ne istediğimi bilmediğim zamanlarım oldu ama kısa bir süre önce karar verdim. Halen yapmayı hedeflediğim şey için korkuyorum ama korkuya rağmen yürümeye karar verdim. Birşeylerin benim dışımda bana doğru gelmesini beklemek artık cazibesini yitirdi. “Yaşasın harekete geçmek!” diyorum ben artık 😉 Bizde eski bir laf vardır ya “Kervan yolda düzülür.” Biraz da bunu denemeye karar verdim; hareket olunca ister istemez sana iyi geleni anlıyorsun 😘

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Şubat 2018 at 15:43

      Kuzumm benim, hayatındaki yeni oluşum ve girişimlerden haberdar biri olarak tüm kalbimle arzuladığın her hedefi başaracağına inanıyorum. Aslında bu harekete geçiş halin, benim Sen ve Ben‘de yaptığımla oldukça örtüşüyor. Aynı yolda, aynı umutla yürüyoruz gibi hissediyorum. İkimize de bol şans ve ardından da başarı diliyorum Tanrı’dan.
       
      Bu yazıdaki sorgum ise biraz daha içsel bir durumdu aslında. Zaten uzun süre bu sorgulamanın içinde kalamıyorum 🙃 Yazıyı hazırladığım gece biraz melankolik bir ruh halindeydim. Ve yazıp rahatlayan biri olarak son noktayı koyduğumda çıkmıştım bile o içsel sorgulamadan 😉
       
      Hayatın günlük akışının altında, arada da olsa, bir mânâ aramak hoşuma da gitmiyor değil 😉
       
      Seni kocaman öpüyorum canikom 😘❤️

  • Cevapla Didem Elif 12 Şubat 2018 at 14:54

    Seni çok iyi anlıyorum. Ama inanıyorum ki netleştiğin zaman, ki kendine ve başkalarına bu kadar dürüst biri için bu zaman yakındır, seni kimse durduramayacak… 😘😘😘

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Şubat 2018 at 15:47

      Hayatımda bu kadar içten ve samimi destekleyen dostlarım oldukça herşeyin mümkün olduğuna inanmamak için sebep yok 😉❤️❤️

  • Cevapla Sabahat Karakaşlılar 12 Şubat 2018 at 17:09

    Sevgili Didem, herşey olsa 😎🔮😎

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Şubat 2018 at 17:13

      Ahhhh cennet mi olurdu acaba 😉😘

  • Cevapla İrem Savaş 12 Şubat 2018 at 17:24

    Sevgili Didem Ablacım;
     
    Bu akıl karışıklığı, kendi düşüncelerimizle bile çeliştiğimiz zamanlar, “Acaba boşuna mıydı?” sorularımız demek ki zaman ilerleyince de peşimizi bırakmıyor.
     
    Ama ben belli bir yaşa, olgunluğa, güce ulaşan insanların kalbini kandırmanın, kazanmanın olduğunu düşünüyorum belki de benim göremediğim ama senin, tecrübelerin sayesinde bir cümlenin altında yatan durumu görebildiğinden dolayı.
     
    Ve güçlü duruşunun insanları korkutması, sana yaklaşırken birkaç kere düşünmeleri çok normal. Senin, Nil’in ve Demir’in kalbinden öpüyorum, bir de minnoş patili dostunuzun 🙏🏼
     
    Yolun, şansın hep açık olsun. Bence hayat senin için tüm saydamlığı ile asıl şimdi başlıyor 💋
     
    Kalemine Sağlık 🧚🏼‍♀️

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 12 Şubat 2018 at 18:18

      Güzel prensesim ne kadar hoş bir yorum bu. Acaba seni “Moda” bölümümüzün yanı sıra arada “Köşe Yazıları”nda da mı ağırlasak 😉
       
      Tüm güzel sözlerin ve dileklerin karşısında ise mahçupca teşekkür etmekten başka birşey gelmiyor elimden.
       
      İyi ki yollarımız kesişmiş.
       
      Seni kocaman öpüyorum güzellik 🤗😘

      • Cevapla İrem Savaş 13 Şubat 2018 at 00:33

        İyi ki kesişmiş Didem ablacım. Her şey bir gün terzide bana öneriler sunman ile başladı, tesadüflerle…
         
        Köşe yazıları bölümüne bayılırım, bunu değerlendirsek mii?
         
        Ben de kocaman öpüyorum ♥️

  • Cevapla Bilge Akdora 12 Şubat 2018 at 18:20

    Didemciğim,
     
    Çok güzel bir yazı, diğer yazıların gibi. Fakat bu yazı çok derin ve çok içten.
    Başarılarının devamını dilerim, çünkü birçok şeyi başardığın çok ortada.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 16 Şubat 2018 at 16:00

      Teşekkürler Bilgecim

    Cevap Yaz