Biraz Kitap

Fi & Çi & Pi

11 Eylül 2018

Fi & Çi & Pi | Azra Kohen


Fi & Çi & Pi | Azra Kohen

Uzun zaman çok satanlar arasında kaldı bu kitaplar.

Dizisi de –ben izlemedim ama- çok övüldü.

Bir gün internette yazarın şu konuşmasına denk geldim:

https://indigodergisi.com/2017/06/azra-kohen-fi-ci-pi-altin-pusula/

“Ben bir ordu yaratıyorum.” diyor.

Merak edip okumaya başladım ben de ne ordusuymuş bu diye.

Fi & Çi & Pi | Can Manay ve Diğerleri

Ülkenin en meşhur siması olan Can Manay adındaki bir psikolog çevresinde dönüyor roman.

Can Manay, görünürde çok başarılı, çok zeki, çok karizmatik, çok ünlü, çok zengin, çok her şey.

İçte ise psikopatın teki.

Geçmişinde gizlediği bir hikayesi var.

Can Manay, Duru adında bir balerine aşık oluyor. Dev bir aşk bu, kendi tarifiyle kendisinden bile güçlü bir duygu.

Duru’nun Deniz adında bir sevgilisi var. Deniz sürüden ayrı bir genç. Düşünceleri farklı. Özgürlükten yana. Müzik öğretmenliği yapıyor ve öğrencilerini de bu özgürlükçü anlayışla yetiştiriyor.

Can Manay, Duru’yu elde etmek için çeşitli planlar yapıyor. Kendisi gibi olgun görünümlü bir adama yakışmayacak basitlikte ve çocuklukta planlar, akılsızca ve çılgınca.

Duru, Can Manay’ın kendisine olan yoğun ilgisini fark ediyor. Ama sevgilisi Deniz fark etmiyor ve Duru çıldırıyor.

Bu kısımlar bana Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’undaki Yusuf ile karısının ilişkisini hatırlattı. Yusuf da asla anlamıyordu ve karısı çıldırıyordu. Aptal Yusuf. Ve aptal Deniz.

Gerçi tabii burada kadınlar niye sevgililerine bu olanları açık açık anlatmıyor diye de sorulabilir. Bilemiyorum, anlatmaya gerek bırakılması sevgilisini aptal olarak görmesine sebep oluyor olabilir. Erkeğin akıllı olduğunu, kendisini sevdiğini ve koruduğunu görmek istiyor belki.

Buraya kadar kitabın konusu “Can ile Duru sevişecek mi?” gibi gözüküyor. Nitekim Azra Kohen de kitabın böyle algılandığını açıklıyor bir konuşmasında:

Ama aslında kitabın özünün bu olmadığını ifade ediyor.

“Bir ordu yaratıyorum” gibi iddialı bir lafı dolduracak bir içeriğini göremedim ben kitapların.

Azra Kohen’in Internet’te denk geldiğim konuşmalarını çok iddialı buldum. Kitaplarında da bu iddialı konuşmaların içeriğini dolduracak derinlik arıyorum ama, ı-ıh yok.

Hani bir geyik vardır:

“Dünyayı beş aile yönetiyor abi. İlluminati falan. Sistemin bir parçası oluyorsun sen de…”

İşte bu ezberin aynen bu yavanlıkta romanlaştırılmış hali bu kitaplar. (Özellikle Çi’de bu çok baskın.)

Zannediyorum Azra Kohen çok okumuş, araştırmış, dünya düzeninin ne kadar rezil olduğunu görmüş ve bunu paylaşmak istemiş. Başkaları da görsün demiş. Roman karakterlerinin ağzından dünyanın rezil düzenini anlattırmış. Ama romanın karakterleri zaten çok yapay, çok Amerikanvari, bir de gerçek İslam bu değil, tüketim toplumu, ilaç endüstrisi, siyaset dünyasındaki çıkar yarışı, cahil halk, otizm, nükleer santralin zararları, tekamül… vb bir sürü konuda didaktik didaktik açıklamalar yapmaları beni sıktı. Mahsun Kırmızıgül filmleri gibi, her şeyden olsunculuk. (Bu özellikle Pi’de çok baskın.)

Zorlarsam şu yararları bulabilirim:

Bu kitaplar, belki bilmeyenler için “ünlü” olarak lanse edilen insanların iç yüzlerinin göründüğü gibi olmadığı konusunda birilerini aydınlatmıştır.

Ya da özendiğimiz hayatların çok da özenilmeyecek yanları olduğunu göstermiştir.

İstediğimiz, hayal ettiğimiz şeylerin gerçekten istediğimiz şeyler mi yoksa televizyonda, reklamlarda pazarlanan ve bu yüzden istediğimizi sandığımız şeyler mi olduğu konusunda sorgulamaya girmiştir belki bazıları.

Dünya tarihi ve düzeni konusunda kandırılıyor olduğumuzu fark ettirmiş de olabilir.

Yani zorlarsam bunlar çıkıyor, ama bunların çıkması için daha etkili kitaplar var.

Örneğin;

Beyin Senin Hikayen – David Eagleman
Incognito – David Eagleman
Hayvanlardan Tanrılara Sapiens – Yuval Noah Harari
Homo Deus – Yuval Noah Harari
Felsefenin Kısa Tarihi – Nigel Warburton

Bunları hep yazdık.

Gerçi bu yazdığım kitaplar roman değil, daha teknik kitaplar. Dolayısıyla hap bilgi değil, başından sonuna tam bilgi veriyorlar.

“İşin o kısmında değilim eğlencelik olsun diye Fi & Çi & Pi serisini okuyacağım.” diyorsanız da siz bilirsiniz elbette ama yazarın ateşli konuşmalarına göre kendisi bunları öyle eğlence olsun diye değil, ordusuna bir nefer olun diye okumanızı istiyor.

Saygılar,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 12 Eylül 2018 at 21:21

    Benim de okuma listemde bu seri bulunmakta. Okumak için hep sabırsızlanıyorum ama ard arda okumak istediğim için hep erteliyorum. Sizin yazınızla kitaplar hakkında bir ön bilgi edindim. Sanırım beklentiyi yüksek tutmamalıyım. Güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık.

  • Cevapla Hülya Erarslan 11 Ekim 2019 at 19:07

    Serinin daha teknik ve daha iyi bir değerlendirmesi için bkz:
    http://www.senveben.biz.tr/2019/10/bilimsel-farkindalik/

  • Cevap Yaz