Bursa ve Ben

Gazetede Okudum, Doğru Olmalı

21 Ocak 2019

Gazetede Okudum, Doğru Olmalı | Haberler | Gerçeklik
Gazetede okudum.
Televizyonda izledim.
Internet’te gördüm…

Dolayısıyla doğru olmalı.

Hah… Palavra…

Gazete, televizyon, Internet haberleri…

Hepsini bırakalı uzun zaman oldu. Kızıyorlar bana; dünyadan kopuk yaşıyormuşum, olan bitenden haberim yokmuş. Yüzlerine hayretle bakıyorum, “Siz tüm gün haber seyrediyorsunuz ama benden daha bi’ habersiniz gerçeklerden,” demek geçiyor aklımdan ama susuyorum. Sunulanın gerçekliğine inanan, kontrol ağındaki milyonlardan birine ait bir zihne ben ne anlatabilirim ki?

Kitle iletişim araçları ile aktarılan haberlerin nerdeyse tamamı manipüle etme, alternatif bir gerçeklik sunma amaçlı. Neyin gerçek, neyin doğru, neyin kısmi doğru olduğu bir muamma.

Dünyada gerçekten ne dönüyor bilmek istiyorsanız kitaplara dönün. Suikaste ya da kazaya (!) kurban giden, ülkelerinde yasaklanan, kısacası “Kral çıplak!” diye bağırma cesareti gösteren yazarları okuyun. Gazete patronlarının kaleminin mürekkebini verdiği değil, kanını mürekkep yapanları… O zaman, günlük tek tek olayların dar ve çarpıtılmış manzarasından kurtulur, daha geniş bir bakış açısıyla genele hakim olursunuz.

Senaryolaştırılmış, kurgulanmış haberlere tahammülüm yok benim.

Bugünün tarihini yazdıkları iddiasındalar, oysa emin olun akan gerçeklik bambaşka. Günümüzün kahramanı yarının haini olabilir ya da bugünün haini 100 yıl sonra kahraman olarak addedilebilir.

Yazılı tarihi de devamlı değiştiriyorlar. Okullarda öğretilen tarih 20-30 yılda bir değişiyor. Birileri zaman makinesini keşfetti de gidip devamlı geçmişi mi değiştiriyor, çözemedim ben. Tarihi değiştirerek ne elde ediyorlar, peki? Çok basit; geçmişi kontrol edersen bugünü kontrol edersin.

Tüm bu sebeplerden, bugün ne kahraman diye öne attıklarına “kahraman” ne de hain diye yerin dinine soktuklarına “hain” gözüyle bakıyorum artık. Bilmiyorum… Veri bu kadar temelsizken bilmeye de çalışmıyorum. Çünkü bu bilgi benim ulaşım ağımın çok üzerinde. Daha yetkili bir kullanıcı adı ve şifreye ihtiyacım var o dosyalara erişebilmek için 😉

“Eee topyekün haberleri izlemeyi bırakalım mı?” diye soruyorsunuzdur.

Valla o sizin bileceğiniz iş. Seyretmiyorum diye ahkam kesilmesin, bana yeter.

Yalan dinlemektense, sessizliği tercih ediyorum. Dünyayı değiştirmeye de çalışmıyorum artık. Umutsuzluktan değil, akıllandığımdan. Tek değiştirmek, geliştirmek istediğim kendimim. Ne demiş Mevlana;

“Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.”

Hepimiz devamlı kendimizi bir üst sürümümüze güncellemeyi başarsak, dünyada görmek istediğimiz o değişim zaten gerçekleşecek. Bu yüzden dışardaki masallarla oyalanmak yerine kendimi geliştirmekle harcıyorum zamanımı…

Haberler, kim istiyorsa, onun olsun.
Ben almayayım…
Onların kurduğu ve bana empoze ettikleri gerçeklik yerine, kendi inşaa ettiğimi tercih ederim.

Didem Çelebi Özkan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

24 Yorum

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 21 Ocak 2019 at 13:17

    Aslında herşey bir birine bağlı. Okumayı sevmeyen ve özellikle sorgulamayan, sorgulamayı bilmeyen bir nesil yetişti, yetiştiriliyor 😔 ve yapılan haberlerin hepsi maalesef bu yapıya göre 😔😔

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 21 Ocak 2019 at 18:20

      Bizim nesil apolitik büyüdü. Darbeler, karakollarda işkence gören ya da darağacında can veren üniversite öğrencilerinden sonra anneler babalar çocukları siyasetten uzak tuttu. Bu dönemin, biraz sorgulayana yaygın eleştirisi; “Anarşist mi olacaksın sen?”di. Korkutulduk, uzak tutulduk…
       
      Bizlere bunu yapanlar, çocuklarımızın bizden de koyun yetişmesini istiyorlar. Eğitim yerlerde, tarih uydurma, haberler ise kimin gücü ne istiyorsa o yönde…

  • Cevapla Ahmet Yonca 21 Ocak 2019 at 13:36

    Ahhh 20 yıldır izlemediğim bir TV ve keza dinlemediğim bir Radio ve üstüne sosyal medyada hiç bir haber kanalını takip etmeyişim bana istem dışı mutluluk veriyor. Arkadaşların paylaşımları sayesinde bir kaç şey görüyorum ve bu gördüklerim beni ciddi manada dünyadan soğutmaya yetiyor. Gereksiz stres yaşamak isteyenler bu Medya Telepatisine devam edebilirler. Zeus’ta şükür kitaplar yetiyor.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 21 Ocak 2019 at 18:22

      Diren Ahmet 😉 Ehh elbette bizler gibi düşünenler ve zihinlerini bu saçmalıklara kapatanlar da var. Belki sadece bu da yeterli değildir, aktif olarak savaşmak da gerekir. Fakat hangi biriyle?…

      • Cevapla Ahmet Yonca 21 Ocak 2019 at 21:01

        İşte savaşmak yetmeyince, bayrağı çekip, ıssız adaya kaçıyorsun 😂

  • Cevapla İrem Savaş 21 Ocak 2019 at 14:33

    Didem ablacım, daha bu sabah aklımdan geçenlerle yazınla karşılaştım. Çok mutlu oldum bu cümleleri duyduğuma, insanlığa karşı umudumu kaybetmemek adına her geçen gün biraz daha direniyorum.
     
    Tamamen algı ile oynamayı başaran haber programlarının bir süre sonra insan beynini işgal edip, tabiri caiz ise bir tür robot yetiştirdiklerini düşünüyorum.
     
    Umarım okudukları ile objektif bilgi sahibi olan, görüşlerini gerçekten saydam bir şekilde yönlendirebilen bir nesil bizi bekliyordur, ben inanıyorum 🙏🏼
     
    Senin gibi anneler de iyi ki var!
    Kalemine sağlık…

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 21 Ocak 2019 at 18:25

      Sen benim için yeni neslin en güzel temsilcilerindensin. Tüm bunların bu yaşta farkında olman, kendini başka doğrultuda yetiştirmen de takdiri hakediyor. Umarım genç zihinler arasında senin gibi sorgulamaya açık olanlar artar.
       
      Kucak dolusu sevgiler güzellik 😘

  • Cevapla Sinem Çelebi 21 Ocak 2019 at 15:21

    Yalnız olmadığım için sevindim, son zamanlarda hiçbir haber programı seyretmiyorum sadece tek bir gazetenin köşe yazarlarını okuyorum.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 21 Ocak 2019 at 18:27

      Çok iyi yapıyorsun güzelliğim. Ablasının zeka küpü 🤗❤️

  • Cevapla Ahu Kınay Zabun 21 Ocak 2019 at 16:29

    İşte budur ya 😊 Aynı durumdan muzdaribim… Derdime derman olmuş bu yazı için teşekkürler. İçimdekileri anlatmışsın… Oh be dedim okurken.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 21 Ocak 2019 at 18:27

      Yaa canım benim, teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim.
       
      Öperim 😘

  • Cevapla Cem Albayrakoğlu 21 Ocak 2019 at 16:57

    Aslında az buz insan tam da senin düşündüğün gibi düşünmüyor değil. Fakat maalesef elden bir şey gelmiyor.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 21 Ocak 2019 at 18:28

      Ne yazık ki çaresizlik hissi beni de sinir ediyor 😞

  • Cevapla Merve Çevik 22 Ocak 2019 at 11:23

    “Geçmişi kontrol edersen, bugünü kontrol edersin” 👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👍🏻🙏🏻

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Ocak 2019 at 15:29

      🤗❤️❤️😘😘

  • Cevapla Zeynel Olgun 22 Ocak 2019 at 15:11

    Değil gazetede okumak, videosunu görmek bile artık haberin doğru olduğuna dair bir kanıt olmayacak.
     
    Neler neler yapılıyor mesela, bir tanesinin linkini aşağıda gönderiyorum (sahte Obama videosu)
     
    Bizde böylesine bir teknoloji nerelerde nasıl kullanılır ve kimler kimleri nasıl karalar ya da aklar, düşünemiyorum bile (aslında düşünebiliyorum 😁😁😁).
     
    https://youtu.be/AmUC4m6w1wo
     
    Bir tane daha…
     
    Putin’in fake videosunu oluşturmak çok daha kolaydır herhalde. Pek mimik yapmıyor zira 🤔🤔🤔. Sahte Putin videosu linkini de aşağıda gönderiyorum.
     
    https://youtu.be/ttGUiwfTYvg
     
    Tabii Putin’in normalde hiç yapmadığı mimikleri yapsa Putin nasıl görünürdü, bunu da görmek mümkün AI (yapay zeka) sayesinde.
     
    Bizden birilerinin sahte videosunu yapsalar neler neler olur, bilemiyorum. Çok kötü şeyler olur herhalde.
     
    Sahte video hazırlama uzmanı :-), çok da uzak olmayan bir gelecekte bu işi yapanlar sağlam para kazanacakmış gibi geliyor bana.
     
    Herkese iyi günler diliyorum.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Ocak 2019 at 15:17

      Yoruma bayıldım, çok teşekkür ederim. Durumun vehametini oldukça net ortaya koyuyor videolar. Şok içinde izledim.
       
      Gerçekliğin bulanıklaştığı, varlığın ve yokluğun bile sınırlarının kalktığı acayip bir dönemdeyiz.

  • Cevapla Nimet Canbayraktar 22 Ocak 2019 at 18:22

    Bu kötü ortamda benim gibi düşünenlerin olması, bir an dahi olsa oh dedim. Ben de sürekli haberleri ya da haber programları seyretmedığim için tenkit ediliyorum ama seyredemiyorum, zira nefes alamıyorum o sürede. Didem Hanım, çok güzel dile getirmişsiniz.

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Ocak 2019 at 18:59

      Nimet Hanım çok teşekkür ederim; bizi hiç yalnız bırakmıyor, yorumlarınızla desteğinizi veriyorsunuz.
       
      Televizyondaki vahşeti, kötülüğü seyredemeyen insanların empati duygusunun yüksek olduğunu düşünüyorum. İzlediğimizi kısa sürede üzerimizden atamadığımızdan ve fazlasıyla içselleştirdiğimizden birçok insandan daha ağır hissediyoruz yaşananları. Bu yüzden kaldıramıyoruz.
       
      Yeniden düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
       
      Sevgiler

  • Cevapla Seda Çağlayan 23 Ocak 2019 at 01:49

    Pek sevgili editörüm, kalemine sağlık. Yaratılan bu suni ortamda zaman zaman ve hatta çoğu zaman kendimi kaybolmuş hissediyorum. Bir senaryonun isteksiz figüranlarıyız sanki. Daha rafine bir hayat sürmeyi seçen bizlere yapıştırılan bu “dünyadan haberin yok!” etiketi, bu düzen böyle devam ettiği sürece tam da ensemizde kalmaya devam edecek sanırım. Varsın kalsın, aklımı, ruhumu korumaya çalışıyorum. Bu da bizim tercihimiz.
     
    Sevgiler

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 23 Ocak 2019 at 01:58

      “Bir senaryonun isteksiz figüranlarıyız,” ne kadar doğru bir tespit. Talep etmediğimiz ama bize biçilen rolleri oynamamayı tercih ettiğimiz için azınlıktaki bizleri kutluyorum 🙃 Seni de kocaman öpüyorum güzellik. Muhteşem yorum için ayrıca teşekkür ederim 😘🤗

  • Cevapla Atakan Balcı 24 Ocak 2019 at 20:58

    Dünya çapında yapılan bir araştırmada, haberlerin gerçek dışılığı konusunda ülkemizin %49’la birinci olduğunu okumuştum; okuduğumuz, izlediğimiz, gördüğümüz haberlerin neredeyse yarısı uydurma bu habere göre. Hala önemli ölçüde haber okuyor ve izliyorum ve en azından büyük “gerçek dışılıkları” görebildiğimi düşünüyorum. Ama yine de hiç belli olmaz.
    Teşekkür ederim!… 🙂

    • Cevapla Didem Çelebi Özkan 24 Ocak 2019 at 21:01

      Nedense hiç şaşırmadım bu orana 😉 Dur dur şaşırdım aslında; daha yüksek bekliyordum 🙄
       
      Yorum için teşekkürler Atakancım.

      • Cevapla Atakan Balcı 25 Ocak 2019 at 22:47

        Yarı yarıya olması genel durumla da birebir orantılı aslında; doğrular konusunda her iletişim alanında direnenler gerçekten var demek ki…

    Cevap Yaz