Biraz Kitap

Palto

17 Kasım 2020

Kitap: Palto | Yazar: Nikolay Vasilyeviç Gogol | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Palto | Nikolay Vasilyeviç Gogol

Twitter’da gördüğüm şu tivit üzerine aklıma geldi bu kitap:

Başlıycam böyle işe. Bir ömür boyu sadece bir palto almak için çalışan rus edebiyatı roman karakteri gibi olduk.

İnsanların da mağazalarda gördükleri fiyatlar üzerine aklına gelmiş belli ki.

Sıradan İnsan

Kitapta kendi halinde bir memur olan Akakiy Akakiyeviç anlatılır. İşten eve, evden işe bir hayatı vardır. İşini elinden geldiğince iyi yapar. Zaten yapmayı bildiği de başka bir şey yoktur. Yıllardır yaptığı yazmanlık işinin dışında bir iş verilsin, ne yapacağını şaşırır. Kimse de ona fazladan, hariçten bir iş vermez.

Saflığı nedeniyle iş yerinde çalışanların alay konusu olur zaman zaman. Ama umursamaz bunları. Yani ölümüne sıradan bir insandır. O yüzden onun için bir hikaye yazılması bile gariptir.

Gogol’un bu açıdan yeni bir dönem başlattığı söylenir. Kahramanların, soyluların, asillerin, kralların, kraliçelerin hayatlarının anlatıldığı roman anlayışına, yanımızdan geçiveren, her gün görebildiğimiz, hayatı ilgimizi çekmeyecek birini konu etmiştir.

Bu açıdan bana Kürk Mantolu Madonna’daki Raif Efendi’yi anımsattı Akakiy Akakiyeviç.

Bkz: Kürk Mantolu Madonna | Sabahattin Ali

Raif Efendi de kendi halinde bir memur adam. (Gerçi onun geçmişinde aşk ve dolayısıyla bir renk olmuş. Sıradanlığının altında bir gizemi var. Akakiy Akakiyeviç ise dümdüz. Daha doğrusu bildiğimiz kadarıyla dümdüz. Yazar anlatmış olsa belki elli yaşındaki Akakiy’in de beklenmedik bir geçmişi olduğunu öğrenebilirdik.)

Palto

Akakiy Akakiyeviç, maaşıyla anca geçinmektedir. O yüzden kışı çıkaracağı yeni bir palto onun ekonomik yaşamını zorlayacaktır ama mevcut paltosunun da artık ahı gitmiş vahı kalmış. Tanıdığı terziye gidip önce eski paltosunu kullanmaya devam etmesinin imkanı olup olmadığını zorlar. Yamayla, dikerek ya da başka bir yolla. Ama terzi artık bunun imkanı kalmadığını söyler. Palto kumaşı incelmiş, dikiş tutmazmış ve de bir terzilik onuru varmış canım. Böylece yeni bir palto yapımına girişilir. Bütçeye uygun kumaş bulunur, dikiş ücreti pazarlığı yapılır ve beklenmedik kadar kısa bir zamanda paltosuna kavuşur Akakiy Akakiyeviç.

Beklenmedik şekilde derken, benim için beklenmedik şekilde. Hikayeyi baştan sona kesin kötü bir şey olacak hissi ile okudum. Bu hissi yazar mı veriyor, yoksa ben kendi kendime mi bu hisse kapıldım bilmiyorum. Yazar bu hissi verebiliyorsa vallahi bravo! (Gogol’un benim tebriğime ihtiyacı vardı çünkü.) Ben kendi kendime bu hisse kapılıyorsam da bu nece bir psikolojik sorundur?

Paltosuna sağ salim kavuşuyor Akakiy. Ama bir şey olacak, kötü bir şey, hissediyorum. Hayır, psikolojik bir sorun olarak kötüyü bekliyor değilim, hikaye buna davet ediyor… ve zaten nitekim de… Ay bakamayacağım!.. Hayır yaaaa! Bilmeyenler için sonunu dan diye söylemiş olmayayım ama evet kötü bir şey oluyor. Olacaktı çünkü, çok belli.

“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan Çıktık”

“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık!” diye Dostoyevski’ye mal edilen bir söz var. Bunu söyleyenin Gorki olduğunu iddia eden de var gerçi. Neticede öyle önemli bir eser yani.

Önemi sanırım, yukarıda da söylediğim gibi, o güne kadar anlatılmayan normal, sıradan insanın hayatına yer verilmesinden kaynaklanıyor. Ve/veya Gogol’un okuyucuya direkt hitap eden samimi üslubu da olabilir. Kitapta devlet görevlilerine yönelik eleştiriler de dikkat çekmiş olabilir. Vatandaşın yoksulluğunu çat çat anlatması da.

Of yoksulluk! Hiç sevmem.
( – Aaa biz çok severiz!)

Saygılar,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Zeynep Mete 17 Kasım 2020 at 10:55

    Merhaba;
     
    Üslûbunu en çok sevdiğim yazarlardan biridir Gogol, sıradan şeyler anlatıyormuş gibi yaparken, sıradan bir bağlaç ya da sıradan bir virgülle ya sizi bir gökdelenin tepesinden atar ya da Dünya’nın en yüksek zirvesine çıkarır. Siz de bu tadı almış olacaksınız ki ne keyifli ve güzel anlatmışsınız bu güzel ve uzun öyküyü.
     
    Kaleminize sağlık.

    • Cevapla Hülya Erarslan 19 Kasım 2020 at 10:03

      Diğer eserlerini de merak ediyor ve okumak istiyorum.
      Teşekkürler.

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan