🎭 Türkiye’de opera ve bale sahneleri gerçekten seyirciye yetiyor mu? Büyük prodüksiyonlar için yeterli sahne ve temsiller var mı yoksa sanatseverler için hâlâ erişim sorunu mu söz konusu? Pelin Öncüoğlu Işık, “Heybemde Kelimeler” köşesinde, yıllarını sahneye adamış bir sanatçı gözüyle bu sorulara yanıt arıyor.…
Pelin Öncüoğlu Işık, üniversite yıllarındaki yakın arkadaşı Nükhet’i anımsar ve yıllar içinde ertelenmiş bir buluşmayı düşünürken, onun vefat ettiğini öğrenir. Bu haberle birlikte, geçmişte paylaştıkları güzel anılar zihninde canlanır ve içilmemiş bir kahvenin bıraktığı pişmanlık duygusuyla yüzleşir. Hayatın hızına kapılıp sevdiklerimizi ihmal etmenin burukluğunu…
Kitap okumayı seven biri olarak sosyal medyada kitap bloggerlarını takip etmeyi ve onların kitap yorumlarını okumayı seviyorum. Bu hem okumadığım kitaplar hakkında bana bir ön bilgi veriyor hem de okuduğum kitaplar üzerinde başka bakış açılarını görüp üzerlerine biraz daha düşünmemi sağlıyor. Bu sebeple bloggerların…
Aslında bu yazıyı haberi aldıktan birkaç hafta sonra yani yaklaşık dört aylık hamile iken yazdım. Nedense bir kız çocuk doğuracağımı hissediyordum bu sebeple onu nasıl güçlü, bağımsız, kendi kendine yeten, sonuna kadar kadın haklarını savunan, hayvansever, bitki sever, insan sever, kültürlü bir kadın yapacağıma…
Geçtiğimiz haftalarda İstanbul ve çevresine kar yağdı ve sosyal medya sayfalarımız bembeyaz oldu. İstanbullular karın yağmasını beklerken gazeteler şuna benzer başlıklar attı. “87 kışından daha fazla kar yağacak.” “Yüz yılın en soğuk gecesi yaşanacak ve 87 kışını aratacak.” Aslında ne zaman yoğun bir kar…
Evet doğurdum. Toplumun üzerimdeki zaman zaman komik, zaman zaman bunaltıcı baskıları ile geçen 8,5 güzel ayın sonunda doğurdum. Hamileliğin bu kadar özel bir şey olduğundan bunu yaşayana kadar haberim yoktu elbette. Çocuk sahibi olmak istemeyenler veya bu süreci o kadar güzel bulmayanları bu konuyla…
Çok sevgili okur, köşe yazısı zamanımız geldiğine göre biraz size içimi dökmemde sorun yoktur diye düşünüyorum. Sizinle bu aralar tecrübe ettiğim bir konu üzerine görüşlerimi paylaşmak istiyorum. An itibariyle 6,5 aylık hamileyim. Göbeğim belli olmaya başladığından beri aslında daha önceleri gözlemlediğim bazı toplumsal davranışları…
Geçen gün televizyonda bir Türk filmi izliyorum. Sevgili Zerrin Tekindor oldukça duygusal bir sahnede, gözlerinden yaşlar akarak kızına bir konuşma yapıyor. Ama bir yerleri kesiyorlar ve anlayamıyorum. Televizyonu durdurup yarım dakika geri sarıyorum ve o kısmı tekrar izliyorum. Babanla biiiip iken sürekli dilimin ucunda…
Bir aydan biraz uzun bir süredir, sırtımda çantam Güney Amerika’nın şehirlerini keşfediyorum. Bu Güney Amerika’ya ikinci gelişim ve bu sefer rotayı Brezilya’dan başlatıp, Rio de Janerio’dan Uruguay’a tüm sahil şeridini gezdim. Uruguay’dan da kıtada en sevdiğim ülke olan Arjantin’e geçtim. Buenos Aires’te bir kaç…
Son yıllarda kalıplara sıkışmış olmaktan rahatsız pek çok insan yavaş yavaş uykularından uyanıp kendini keşfetmeye, keşfettikçe de asıl yaşamak istedikleri hayatın içinde bulundukları hayat olmadığını farketmeye başladılar. Genelde hayat denen bu azgın nehrin ne kadar hızlı aktığını farkettikten sonra gelen bu aydınlanma, her zaman…
Hani sıkılır ya insan, duvarlar üstüne üstüne gelir, alacağı nefesin oksijeni yetmez olur. Ben sıkılmam, çeker giderim. Alır başımı oksijeni bol diyarlara, duvarları olmayan şehirlere kaçarım. Kimsenin beni bilmediği, tanımadığı şehirlerde başka başka insanların yurdunda, yurtsuz olmayı seçerim. Hani şehir üstüne gelince çekip gitmeli…
2019 yılının ortasında Orkid bir kampanya yapmıştı. “Uncover the shame.” Yani utancı gizleme, saklama, ortaya çıkart. Bu kampanya için Türkiye satışlarında gazete kağıtlarına sarılarak müşterilerine verilen ürünlerinden yola çıkmışlardı. Regl olmanın ayıp olduğu bir ülkede kadın cinayetlerinin ve kadına şiddetin bu kadar yaygın olmasına…
Bu yazıyı geçtiğimiz senenin ortalarında geçirdiğim zorluk ve bilgelik dolu anları kutsamak için kaleme almıştım. Evlerimize kapandığımız, hayata bakışımızı yeniden değerlendirdiğimiz şu günler için fazlasıyla uygun satırlar olduğunu düşündüğüm için sizlerle paylaşmak istiyorum. İnsanoğlu ölümün dokunuşunu hissetmeden hayatın kutsallığını, mucizesini gerçek anlamda fark edemiyor.…













