Sarsıcı gerçeklerin gölgesinde ilerleyen “Lacivert”in bu bölümünde, kişisel kararlar ile toplumsal sorumluluklar iç içe geçiyor. Geçmişin karanlığı bugünün hukukuna sızarken, adaletin terazisi ağır bir sınavdan geçiyor. Güç, inanç ve sadâkatin sorgulandığı satırlarda, okuyucu hem karakterlerin iç dünyasına hem de ülkenin derin yapısına yakından tanıklık…
Bir yaz günü, dostlukların sıcaklığı ve geçmişle geleceğin sessiz diyalogu arasında geçen bir an… Hayatın koşturmacasında durup soluklanmayı, yalnızca var olmanın kıymetini fark etmeyi hatırlatan içten bir öykü. “Şu Anın Kıyısında”, okuyucuyu hem tanıdık duygularla buluşturuyor hem de zamanın geçiciliğine karşı anın gücünü fısıldıyor.…
Tahtadan bir taş evde, hem içe dönük hem dışa kapalı bir dünyanın izlerini sürüyoruz. Elektrik kesintileri, kırık camlar ve suskun nesneler arasında bir insanın içsel dalgalanmasına tanıklık ediyoruz. Şiir, sıradan mekânların içinde beklenmedik dönüşümlere, suskunluğun içindeki çığlığa kulak veriyor. Efekan Ekdal’ın kaleminden çıkan bu…
Platon’un Şölen diyaloğunda adı geçen gizemli bir kadın figür: Diotima. Peki, onun sesi gerçekten kime aitti ve felsefe tarihinde neye karşılık geliyordu? Bu yazı, kadının bilgeliğiyle erkeğin sözünün iç içe geçtiği yerde, sesi çoğaltmanın ve yitirmenin sınırlarında dolaşıyor. Merve Arlı, felsefenin erkek egemen tarihinde…
Zamanın akışına tanıklık eden bir sokak lambasının gözünden, değişim, yalnızlık, dostluk ve ait olma hissi üzerine dokunaklı bir anlatı… Şehirden kasabaya, gürültüden sükûnete uzanan bu yolculukta ışığın diliyle yazılmış bir yaşam hikâyesi karşılıyor sizi. Her durakta yeni bir anlam, her insanda farklı bir iz……
Geçmişin tozlu sayfalarından bugünün çalkantılı gündemine uzanan bir sohbet... Tarih, politika ve bireysel farkındalık, sıradan bir günün içinde anlamlı bir bağlama kavuşuyor. Gündelik diyalogların arasına sızan sorgulamalar, bizi hem geçmişi hem de bugünü yeniden düşünmeye davet ediyor. "Nereden Nereye" okurunu hem düşündürüyor hem de…
Toplumun ve sosyal medyanın dayattığı “mükemmel anne” algısı, kadınları kendi gerçekliğinden uzaklaştırıyor. Nalan Erpolat, bu yazısında anneliğe dair ezberleri sorgularken, doğal olmanın, sevebilmenin ve hata yapabilmenin ne kadar insanca ve kıymetli olduğunu hatırlatıyor. Annelik sadece çocuklar için değil, annelerin kendileri için de yaşanmalı diyor.…
Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak neden bu kadar zor? Peki ya okuma, bir görev değil de bir keyif olarak sunulsaydı neler değişirdi? Funda Yıldız Çağlar, Daniel Pennac’ın Roman Gibi kitabından yola çıkarak, okuma eylemini ve çocuklarla kurduğumuz ilişkiyi samimi ve düşündürücü bir dille ele alıyor.…
Küçücük bir tohumdan böylesine büyük faydalar çıkabileceğini biliyor muydunuz? Chia, yalnızca diyetlerin değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın da yıldızı olmayı hak ediyor. Tarihçesinden bilimsel araştırma verilerine, içerdiği besin öğelerinden kullanım önerilerine kadar her yönüyle ele alınan bu yazı, bilinçli bir beslenme için rehber niteliğinde.…
John Kampfner, Almanya’yı yalnızca bir ülke olarak değil, bir yaşam biçimi ve zihniyet olarak inceliyor. Gelişmişliğin arkasındaki kültürel kodları, tarihî travmaları ve toplumsal alışkanlıkları gözlemleyerek aktarıyor. Hülya Erarslan’ın yorumuyla kitap, farklı bir ülkeye değil, bambaşka bir düşünce dünyasına pencere açıyor. Okuruna, “Biz neden böyle…
Cumhuriyetin gölgesinde, ağır bir yaz sıcağında kurulan bir düğün... Devletin karanlıkta sakladığı yüzleri, kalabalıkların suskunluğu ve tarihe yazılan bir tanıklık. “Lacivert”, bu bölümde hem kişisel hem toplumsal hafızanın en keskin sınırında dolaşıyor. Gelin, bir düğünün arkasında saklı yangına birlikte bakalım.…
İnsan nedir, neye dönüşebilir ve hangi sınırları aşmaya hazırlanıyor? Meftun Eda Cebeci bu yazısında, transhümanizm kavramını felsefî bir zeminle buluşturuyor; teknolojik ilerlemelerin insan tanımına nasıl meydan okuduğunu sorguluyor. Nietzsche’nin üstinsan düşüncesinden yola çıkarak, bizi hem bugünün hem de yarının insanına dair derin bir düşünce…
Emine Öztürk, Kahve Telvesi köşesindeki bu yazısında insanın kendine yabancılaşma hâlini, içsel keşfin izini sürerek anlatıyor. Kendini arayan bir meczubun sorusundan yola çıkarak, kimi zaman bir şarkıda, kimi zaman bir kitapta ya da bir bakışta bulduğumuz o kayıp benliğe uzanıyor. Satır aralarında herkesin kendi…













