Yunan Mitolojisi

Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 1 | Metis

27 Eylül 2024

Yazı: Yunan Mitolojisi | Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 1 | Metis | Yazan: Didem Çelebi Özkan


İlâhî Bilgi ve Kutsal Akıl Tanrıçası Metis

 

İndeks

Yaratılış | Bölüm 1
Zeus’un Kardeşlerini Kurtarışı | Bölüm 2
Titanomahia | Titanlar ve Tanrıların Savaşı | Bölüm 3
5 İnsanlık Çağı | Bölüm 4
Prometheus | Bölüm 5
Pandora | Bölüm 6
Tufanlar | Bölüm 7
Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 1 | Metis | Bölüm 8
Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 2 | Themis | Bölüm 9
Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 3 | Eurynome | Bölüm 10
Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 4 | Demeter | Bölüm 11
Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi | 5 | Mnemosyne | Bölüm 12

 
” kelimesinin tartışmalı bir çeviri olup olmadığını sorgulayarak başlayalım bu bölüme 😁

Hesiodos’un, “Theogonia“sının Yunanca aslını değil de Türkçe ve İngilizce çevirilerini okuyabildiğim için bu çevirileri baz alarak “eş” kelimesini kullanmayı uygun görüyorum.


[885] Now Zeus, king of the gods, made Metis his wife first, and she was wisest among gods and mortal men.
… Lastly, he made Hera his blooming wife.

[885] Tanrıların kralı Zeus, önce Metis’i karısı yaptı ve o, tanrılar ve ölümlü insanlar arasında en bilge olanıydı.
… Son olarak, Hera’yı çiçek açan karısı yaptı.


İlgili tüm cümleleri değil de ilk ve son eşin satırlarını ekledim üste. Arada diğerlerinden de bahsederken “eş” kelimesini ve “evlenmek” fiilini kullanıyor Hesiodos. Bir kez daha bunların yanlış çeviriler olduğunun iddia edilebileceğini söyleyeyim fakat ben okuyabildiğim iki dile dayanarak ilerlemek zorundayım 🤷🏼‍♀️

Bu konuyu aydınlatabildiysem başlayalım 😁
 


 

Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi

 
Yunan mitolojisi; sadece güç savaşlarıyla ya da korkunç canavarların öldürülmesi ile ilgili değildir. Mitlerin büyük bir kısmı da gönül ilişkileri üzerinedir. Özellikle de evrenin gelmiş geçmiş en çapkın ve doyumsuz erkeği olarak adlandırabileceğimiz Zeus’un aşk maceraları Yunan mitlerinin önemli bir bölümünü kapsar. Ölümlü-ölümsüz, kadın-erkek; açıkçası pek fark etmez tanrıların kralı için. Zamanla bu ilişkilerin birçoğuna değinecek olsak da bugün Zeus’un birlikte olduğu yedi ölümsüz kadını inceleyeceğiz sadece.

Yunan mitolojisinin antropomorfik1 tanrıları, ilişkileri söz konusu olduğunda da tıpkı biz insanlar gibi davranırlar. Arzularına ket vuramazlar, şehvet düşkünü ve sadâkatsizdirler, gizli ilişkilerinden ve beklenmedik birlikteliklerden doğan çocukları vardır. Ahh bir de Zeus gibi çok eşli de olabilirler kimi zaman. Heisodos bu yedi ölümsüz kadından “Zeus’un eşleri” olarak bahsetse de hiçbir yerde bir boşanmadan söz etmez. Bu durumda hepsiyle aynı anda evli oluyor, öyle değil mi 😉 Gerçi Metis‘in başına gelenleri boşanma olarak da addedebiliriz sanırım 😂 Neyse bu birkaç satır sonranın konusu 😁

Benim kendisinden pek haz etmediğimi önceki anlatılarımdan hatırlıyorsunuzdur belki. Erkek egemen toplumun ürettiği, erkek şairlerin (Homeros, Hesiodos) kaleme aldığı bu mitlerde, Zeus’un kadınlara zorla sahip olması, bu kadınların şiddetle “Hayır” demelerinin ötesinde, son sürat yanından kaçmalarına rağmen kadınları yakalayıp tecavüz etmesi, üstelik kimi zaman bu tecavüzün büründüğü bir hayvan bedeni aracılığıyla gerçekleşmesi (Leda ve Philyra‘ya kuğu ve aygır bedenindeyken tecavüz eder) hak verirsiniz ki tepemin tasını attırıyor 😡

Zeus’a saydırmaya devam ederiz ama artık başlayalım yıldırım tanrısının ölümsüz eşlerini incelemeye. Önce bir listeleyelim bu ölümsüz kadınları kronolojik olarak:

  1. Metis: Bilgelik ve strateji tanrıçası.
  2. Themis: Adalet ve düzen tanrıçası.
  3. Eurynome: Bolluk ve zarafet tanrıçası.
  4. Demeter: Tarım ve bereket tanrıçası.
  5. Mnemosyne: Hafıza tanrıçası.
  6. Leto: Ay ve doğum tanrıçası. Apollo ve Artemis’in annesi.
  7. Hera: Evlilik ve aile tanrıçası. Zeus’un resmi eşi ve Olimpos Kraliçesi.

 


 

<

h2 style=”text-align: center;”>METİS

Yunan mitolojisinde soyağacı önemli biliyorsunuz. Önce Metis kimlerin kızıymış ona bakalım: İlk 12 Titan arasında yer alan Okeanos ve Tethys’in kızları Okeanidlerden2 biridir Metis.

[Okeanidlerin sayısı 3000 (“sayısız” anlamında yorumlanan bir sayı) olarak geçiyor. Neden mi bu kadar çoklar? Yeryüzündeki suları korumak, kontrol ve hareket ettirmek için gereklidir bu periler/nymphalar. Bu kadar kızın arasında Metis‘in ise özel bir yeri vardır.]

Metis adı başlangıçta “sihirli kurnazlık” anlamına geliyordu. Tanrıları oyuna getirmeyi seven Prometheus‘un madrabaz zekâsı ile benzer bir konumdayken MÖ 6. yüzyılda felsefenin Yunan dünyasında ortaya çıkmasıyla Metis, zamanla bilgeliğin ve derin düşüncenin ilk tanrısı haline gelir. Stoacılar3 Metis‘i “sağduyunun”, “bilgeliğin” vücut bulmuş hali olarak alegorize ettiler; bu alegori4 Rönesans’a da bu şekilde miras kaldı.

Not olarak Antik Yunan’da kurnazlığın çok da olumsuz bir anlam taşımadığını belirtmem gerekiyor. Atinalılar kurnazlığı kendilerinin karakteristik bir özelliği olarak görüyorlardı.

Mitolojinin en ünlü kurnazı olan Odysseus ile ilerki bölümlerde sıklıkla rastlaşacağız 😉


Zeus ve Metis

Bilge bir danışman ve stratejist olarak tanınan Metis‘ten Zeus da akıl alır.

(Zeus’un Kardeşlerini Kurtarışı yazısının Metis kısımında bahsetmiştim Zeus’ın ilk kez hangi konuda Metis‘e danıştığından. Kısaca hatırlayalım yaşananları:)

Babasını devirebilecek yaşa geldiğinde, Kronus’u nasıl yenebileceğini, ilâhî bilgi ve kutsal akıl, yani “hikmet” tanrıçası Metis’e sorar Zeus.

Metis, Zeus’un babasını devirme konusundaki kararlılığına hayran olsa da bu işe tek başına kalkışmaması konusunda uyarır genç tanrıyı. Güçlü müttefikleri olmadan Kronos’a meydan okumamasını tavsiye eder. Kronos’la teke tek çarpışmaya kalkarsa bunun bir intiḥār girişimi olacağını söyler. En iyi müttefikler babasının karnında hapis tutulan kardeşleridir. Bu sebeple Metis, Kronos’un yuttuğu çocukları kusmasını sağlayacak bir iksir hazırlar ve Zeus’a verir.

Zeus’un Kronos’la görüşebilmesi ve babasına Metis’in hazırladığı iksiri içirebilmesi için de annesi Rhea yardımcı olur. Othrys Dağı’ndaki kalede, Zeus’u Kronos’un sâkîsi olarak görevlendirir.

Sonrasında Titanlar ve Olimposlu tanrılar arasında on yıl sürecek ve nihâyetinde Olimposluların kazanacağı savaş başlar.

Titanomahia sırasında da danışmanlığını yapan Metis‘in güzelliği ve bilgeliğinden fazlasıyla etkilenen Zeus’un Metis‘e gönlünü kaptırası uzun sürmez. (Kime kaptırmıyor ki zaten 🤦🏼‍♀️) Ve diğer birçok kadın gibi Metis de Zeus’tan kaçar başlangıçta. Şekilden şekile girerek Zeus’tan kaçan Metis ne yazık ki kovalamacayı kaybeder. Hesiodos “Metis‘i karısı yaptı” şeklinde anlatsa da miti, Apollodoros’a5 göre Zeus tecavüz etmiştir Metis‘e.

Önceleri her şey kusursuzdur. Metis‘in bilgeliğine ve zekâsına hayranlık duyan Zeus, danışmanlığından da hoşnuttur. Gaia, oğlu Kronos’un hayatını cehenneme çevirdiği gibi torunu Zeus’un da yaşamını bir kehânet ile alt üst edene kadar her şey yolundadır. Nasıl ki Kronos kendisinin de oğullarından biri tarafından devrileceğini öğrenince kapıldığı korkuyla çocuklarını yutarsa Zeus da duyduğu kehanet karşısında benzer bir tepki verecektir.

Metis & Zeus

Kehânet ve Şekil Değiştirme

Kehânet; Metis’in annesinden daha bilge bir kız çocuğu, ardından da babasından daha güçlü bir oğul doğuracağı; ihanet döngüsünü tekrarlayacak bu oğulun da sonunda Zeus’u devirip onun yerine evrenin kralı olacağı yönündedir.

Kendi oğlu tarafından devrilme korkusu söz konusu olduğunda atalarından hiçbir farkı yoktur Zeus’un. Bir yandan Metis‘ten vazgeçmek istemez, diğer yandan Metis‘ten doğacak bir çocuk yüzünden alt edilmeye de niyeti yoktur. Ve bir plan yapar. İkisi de her türlü canlının şekline girebildiklerinden buna dair bir oyun oynamayı teklif eder Metis‘e. Hangisi şekil değiştirme konusunda daha başarılı bunu öğrenmek için yarışacaklardır.

Önce en iri ve korkutucu hayvanlara dönüşürler. Sonrasında Zeus, “Böylesi büyük hayvanlara dönüşmede en az benim kadar başarılısın tamam kabul fakat küçücük bir canlıya dönüşmenin de üstesinden gelebilir misin?” diye meydan okur Metiss’e. Maalesef bu meydan okumayı kabul eder Metis ve bir sineğe dönüşür. İşte o anda Metis‘i sinek formunda yutar Zeus.

Peh, yine bir yutma!

Babası çocuklarını, kendisi de sineğe çevirdiği karısını yutuyor 🤢🤮

Metis‘i yutma fikrini büyükbabası Uranos ve büyükannesi Gaia vermiştir Zeus’a.

Gözden Kaçan Unsur: Athena

Tehditi bertaraf ettiğini düşünen Zeus’un oldukça önemli bir detaydan haberi yoktur; Metis hamiledir. Olimpos’un en önemli tanrıçalarından biri olacak Athena‘dır üstelik rahimdeki bu bebek.

(Alternatif anlatımlarda Metis’i hamile bırakan
yani Athena’nın babası olan kişi
bir Kiklop’tur; Brontes.
Bu yazı üzerine çalışırken
rastladığım bir bilgi benim de.
Pek kabul gören bir anlatım olmasa da
öğrendikten sonra
yazmasam olmayacaktı 🤷🏼‍♀️)

Metis, Zeus’un zihninde kızını yetiştirir. Ona zırh, mızrak ve kalkan yapar. Hapis tutulmaktan bunalan Athena sonunda mızrağını ve kalkanını birbirine vurarak babasının başında dayanılmaz ağrılara neden olur. Ağrılara daha fazla dayanamayan Zeus, demirci tanrı Hephaistos‘u kendisine yardım etmesi için çağırtır.

(Hephaistos, son eşi Hera’dan olan oğludur.
Kendisi başka yazının konusu.)

Trito Nehri’nin kıyısında buluşur Zeus ve Hephaistos. Tanrıların kralı, oğluna, baltayla kafasını yarmasını ve içeride ne varsa çıkarmasını buyurur. Verilen emir karşısında şaşkınlığa düşen Hephaistos başta böyle bir şey yapmaya cüret edemez fakat Zeus’un buyurgan tavrı karşısında çaresizdir ve emre itâat eder.

İnen darbenin akabinde Athena, tamamen büyümüş olarak ve annesinin ona yaptığı zırhı kuşanmış halde Zeus’un başından çıkar. Bilgeliğin, stratejik savaşın ve zanâatın tanrıçası ile tanışmış bulunuyorsunuz.

Athena & Zeus

Tüm ölümlü insanlardan ve tanrılardan daha bilge olan Metis’e ne olur?

Her ne kadar kızı Athena babasının başından çıkmayı başarmış olsa da Metis‘in tutsaklığı devam eder. Zekâsı ve bilgeliği Zeus’un kontrolündedir, Hapsolduğu yerden Zeus’a danışmanlık yapmaya devam eder.

Kehânetin gerçekleşme olasılığı ise Metis yeniden çocuk sahibi olamayacağı için artık söz konusu değildir.

Zeus başka tanrıçalarla evlenmeye devam edecek olsa da Metis onun kalıcı bir parçasıdır. İkisi zihinde, düşüncede ve varlıkta bir olmuştur. Öyle ki bir süre sonra Metis adı tamamen yok olur, mitlerde de kendisine rastlanmaz. Zeus’un kendisi Mêtieta yani “Bilge Danışman” olarak adlandırılır ve bu anlamda Metis muhtemelen ayrı bir figürden ziyade tanrının bir yönü olarak kabul edilir.

Çoğu şair ve mitografın Athena’yı “anasız bir tanrıça” olarak tanımladığını ve Metis‘ten hiç bahsetmediğini de belirtmem gerekiyor.

Feminist Perspektiften Metis Miti

Metis’in Zeus tarafından yutulması, Yunan mitolojisinde kadınların bilgelik, strateji ve güç kaynakları olarak algılanmasına rağmen nasıl bastırıldığını gösteren önemli bir olaydır.

Feminist bakış açısıyla değerlendirildiğinde, mit, patriyarkal sistemin kadın bilgeliğini ve gücünü kontrol altına alma, hatta yok etme çabası olarak yorumlanabilir. Zeus’un Metis’i yutarak bilgeliğini kendi bünyesine katmasını, patriyarkal toplumlarda kadınların yeteneklerinin ve zekâsının erkek egemenliği tarafından gasp edilmesinin sembolü olarak görebiliriz.

Metis miti, kadınların doğurganlık gücünün de bir tehdit olarak algılandığını gösteriyor. Metiss’in çocuk doğurma gücünü Zeus’un kendine mal ederek Athena’yı kendi kafasından doğurması kadının annelik rolünün ve yaratıcı gücünün erkek egemenliği tarafından ele geçirilmesini ve kadının bu yetisinden dışlanmasını simgeler. Feminist açıdan bu, kadın bedeninin kontrol edilmesi ve doğurganlık üzerindeki haklarının elinden alınmasıyla ilişkilendirilebilir.

Metis’in bilgeliği, Athena aracılığıyla dünyaya tekrar gelmiş olsa da Athena’nın sıklıkla annesiz bir tanrıça gibi gösterildiğinden bahsetmiştim yukarda. Böylece Athena, bilgelik ve güç tanrıçası olsa da gücünün kaynağı, bir kadın olan Metis değil de bir erkek olan Zeus’muş gibi algılanır.

Metis‘in, Zeus tarafından yutulduktan sonra mitlerde neredeyse tamamen sessizleştirilmesi ve adının bir daha neredeyse geçmemesi, kadının sesinin ve varlığının silinmesi anlamına geliyor. Kadınların bilgi ve yetenekleri tehdit olarak algılandığında bu yetenekler ya yok edilmeye çalışılır ya da erkeklerin kontrolüne verilir, böylece kadınlar görünmez hale getirilir.

Kısaca Metis’in Zeus tarafından yutulması; kadınların bilgeliği, gücü ve doğurganlık yetilerinin bastırılmasını simgeler. Kadının yaratıcı gücü (annelik) ve zekâsı tehdit olarak algılanır ve bu güçler erkek egemenliği tarafından kontrol altına alınır.

 


Metis söylencesi, tarih boyunca kadınların maruz kaldığı baskı ve görünmez kılınma sürecinin simgelerinden biri olması yönüyle önemli bir mitolojik anlatıdır.


 
Zeus’un 7 Ölümsüz Eşi” yazısına başlarken niyetim tüm eşleri bir yazıda anlatmaktı fakat bunu yaparsam yazının bir kitapçık hacminde olacağını kavrayınca her eşe ayrı bir bölüm ayırmaya karar verdim. Bu sebeple burada duruyorum. Bir sonraki yazı, ikinci eş, Themis üzerine olacak.
 
 

Devamı için tıklayınız.

 

Sevgiyle, mitoloji ile kalın.
Didem Çelebi Özkan

 

Açıklamalar:

  1. Antropomorfik: Antropomorfizm ya da insan biçimcilik, insanî niteliklerin başka bir varlığa atfedilmesidir. Hayvanlar, cansız varlıklar, doğa güçleri, monoteist ve politeist dinlerdeki tanrılar, melekler, şeytanlar, cinler ve daha başka kavramlar da “Antropomorfizm” konusu olabilir. “Antropomorfizm”, Yunancada insan anlamına gelen ανθρωπος (anthrōpos) ile şekil veya biçim anlamına gelen μορφη (morphē) kelimelerinden oluşur. – Vikipedi    ⇡⇡⇡

  2. Okeanidler veya Oceanidler: Tethys ile Okeanos’un çocuklarına verilen isimdir. Okeanidlerin hepsi peri yani nemfdir (nympha). Her okeanid belli bir nehir, göl, okyanus veya su kaynağının betimlemesi ve tanrısıdır. Sayılarının 3000’i aştığı düşünülmüştür. Uzun süre yaşasalar da ölümsüz olarak tanımlanmamışlardır. – Vikipedi    ⇡⇡⇡

  3. Stoacılık: MÖ 3. yüzyılın başlarında Atina Agorası’nda Kıbrıslı Zenon tarafından kurulan bir Helenistik felsefe ekolüdür.[1] Mantık sistemi ve doğal dünya hakkındaki görüşleriyle beslenen bir kişisel erdem etiği felsefesidir ve erdem pratiğinin eudaimonia’ya ulaşmak için hem gerekli hem de yeterli olduğunu savunur: kişi etik bir yaşam sürerek gelişir. Stoacılar eudaimonia’ya giden yolu erdemi uygulayarak ve doğaya uygun yaşayarak geçirilen bir hayatla özdeşleştirmişlerdir. – Vikipedi    ⇡⇡⇡

  4. Alegori: Bir görüntü, bir yaşantı, düşünce, kavram veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için simgesel bir bağ kurulması ve bu bağın heykel ya da resim aracılığıyla görsel sanatlarda aktarılması.
     
    Alegoriye sanat alanından bir örnek olarak soyut bir kavram olan adaletin, gözü bağlı ve elinde terazi bulunan bir kadın heykeliyle (Themis) tasvir edilmesi verilebilir. – Vikipedi    ⇡⇡⇡

  5. Apollodoros: Atinalı Apollodoros (Apollodorus) MÖ 180 – MÖ 120 arasında yaşamış Yunan bilgini, tarihçisi ve dil bilgisi uzmanıdır. Babası Asklepiades’tir. Çağdaşı Dionysius Thrax ile birlikte, Babilli Diogenes, Stoacı Panaetius ve Semadirek’li dil bilimci Aristarkus’un öğrencisiydi. Büyük olasılıkla MÖ 146 civarında Bergama’ya gitmek için İskenderiye’den ayrıldı (belki kaçtı). Sonunda Atina’ya yerleşti. – Vikipedi    ⇡⇡⇡

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

5 YORUMLAR

  • Yanıtla Metin Çoban 27 Eylül 2024 at 16:59

    Öncelikle yeni sezon hayırlı olsun canım. Sıkı bir giriş yapmışsın. Mitolojide dedikodu ve aşk meşk konuları daha ilgi çekici. Bir de sanki yazım stilini değiştirmişsin. Konudan kopmak mümkün değil. Anlatımın harika. 👌
     
    Zeus’a çok giydirme bence. Bazen düşünmüyor değilim. Ben Zeus olsam veya Cengiz Han, bu kadar çok karım olur muydu, diye. Kesinlikle olurdu. 😃
     
    Metis’in çok zeki olmasına rağmen atlatılmasını çok inandırıcı bulmuyorum. Bu kısmı sanki abartmışlar. Diğer konu, kadınların erkekler arasında daha zeki, daha doğurgan, daha güçlü olmaları zaten ilkel toplumlarda ve şu zamanda, yaşayan ilkel kafalı insanlarda halen mevcut.
     
    Dediğim gibi yazın muhteşem. Çok doyurucu ve ilgi çekici ✌️✌️
     
    Sevgiler 💕

  • Yanıtla Didem Çelebi Özkan 27 Eylül 2024 at 22:14

    Canım Metinciğim, yine yorumsuz bırakmamışsın beni, çok çooook 😁 teşekkür ediyorum 🙏🏻🤗
     
    Üslubum farklı mı bilmiyorum. Belki de üç ay dinlenmek zihnimi berraklaştırmıştır 🙃
     
    İçerik Cengiz Çakmak denetiminden geçiyor ama elbette 😁😁 Önce o okuyor, atladığım yerler varsa uyarıyor ve ben yeniden yazıyorum. Baştaki “eş” bölümü onun özellikle belirtmemi istediği bir konuydu mesela.
     
    Bir de ben mite feminist bir perspektiften bakıyorum, o daha politik yaklaşıyor konuya. Zeus’un Metis’i yutmasını iktidarın bilgiyi tahakkümü altına alması olarak yorumluyor örneğin. Yunan mitolojisini bir de onun kurduğu bağlamlarla dinlemeni çok isterim. Ben hâlâ her seferinde hayranlık içinde dinliyorum onu 😁 Cidden bir konuşmasına gelmelisin canım.
     
    Kucak dolusu sevgiler ❤️

  • Yanıtla Metin Çoban 27 Eylül 2024 at 23:20

    Şimdilik YouTube’dan dinliyorum, seyrediyorum. Aslında konuşacağımız çok konu var. Önümüzdeki ay birkaç seyahat programım var. Ama hem tanışmak hem de bazı konular üzerine konuşmak istiyorum kendisi ile, en kısa zamanda görüşeceğiz.
     
    Selamlar

  • Yanıtla Atakan Balcı 4 Ekim 2024 at 18:23

    Yunan mitolojisi de içinde olmak üzere mitolojileri önemseyen biri olarak, Yunan mitolojisinde çok bilinmeyen ama bana göre birçok Yunan mitolojisi kahramanından önce bilinmesi gereken karakterlerden birini, bu konuda birikim sâhibi ve güzel bir Türkçesi olan bir yazardan okumak benim için keyifliydi.

    • Yanıtla Didem Çelebi Özkan 5 Ekim 2024 at 22:01

      Çok teşekkür ederim Atakan, beğenmen muttu etti.
       
      Sevgiler

    Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

    error: Kopya korumalı içerik!

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan