İremushka’nın Panosu

Dilli Düdük

3 Ağustos 2018

Dilli Düdük

Merhabaaa, ne çıkacağını bilmiyorsunuz ama her an her şey olabilir şimdi arkanıza yaslanın ve Shakira kemerlerinizi bağlayın!

Biliyorum hepinizin başı dertte bu dilli düdüklerle. Ne yapsak susmuyor, ne giysek yorum yapıyor, neye başlasak bizden önce sonunu getiriyor. Aklı sıra zekice bir iş yaptı sanıyor 🤷🏼‍♀️

Siz önce tetikte bekleyin, her söylenene “Hı hı evet” deyin ve geçin; sonra dinliyormuş, duyuyormuş gibi yapıp, tıkayın kulakları.

Büyük ihtimal başarısız oldunuz çünkü cahil özgüveni diye bir şey vardır ki kendini sizden hep daha azimli ve güçlü hisseder 🤦🏼‍♀️

Dürüst olalım! Aramızda biraz gıybete hayır diyecek kimse yoktur.

Dil, sosyalleşmenin en temel halidir. İnsanları bir araya getiren ve ortak noktalar bulmalarını sağlayan en kuvvetli araç. Ama bu dikkatli okunsun lütfen çünkü dili umarsızca kötülüğe kullanan buralarda bol!

Büyüklerimiz her ne kadar çektiğimiz selfie’lere veya Instagram yorumlarımıza burun kıvırsalar da, dilin gücünü kırdığımızı iddia edemezler. Y jenerasyonu, muhabbeti her şeyin üstünde tutan bir jenerasyon.

Bizler sürekli düşüncelerimiz ve inançlarımız üzerine bütün dünyayla muhabbet etmek için yanıp tutuşan bir jenerasyonuz. Seviyoruz artık düşüncelerimize kadar insanların bizi tanımasını, hoşumuza gidiyor!

Ama buralar yanlış arkadaşlıklar ve lüzumsuz dedikodularla kaynıyor 🙊

Frank Sherkani’nin dediği gibi;

“Başkalarının dedikodusunu yapan bir gün senin de dedikodunu yapar.”

Bu benim çok inandığım ve şahit olduğum durumlardan biridir. Çünkü bu dedikodu hastalığı sınır tanımaz. Bugün ona, yarın sana 🤯

Bazen sosyal medyada şöyle bir gezineyim diyorum herkes bir meşgul, işi gücü var ama demek ki aslında yok! Çünkü insanlara yersiz kötü yorumlarda bulunmanın, devamlı birilerini çekiştirmenin boşluktan doğduğuna inanıyorum.

Millet olarak rahatına düşkün, tüketim delisi ama üretmekten bir o kadar uzak bir yapıya sahibiz!

Dedikodu daha çok, sevdiğimizi söylediğimiz dostlar ve arkadaşlar arkalarını döndükleri yerde başlar. Bu bir çelişkiyi içerir. İnsan dost ve arkadaş dediklerinin ardından konuşacak kadar ilkel ve bayağılaşabiliyorsa dostluk ve arkadaşlık gibi soylu ilişkileri nasıl kurabilir?

Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin lafını ne kadar çok duyuyoruz, gerçekten bu kadar zayıfladı mı insan ilişkilerimiz?

Bu soruların cevabını kendimizde arayarak bulabiliriz ancak. Çünkü değişim insanın kendisinde başlar. İnanın kendimi işi gücü gıybet olan, fesatlık olan insanlardan arındırdığımdan beri ruhsal olarak daha sağlıklı ve daha dinç bir hayat sürüyorum 🙋🏼‍♀️

Sizi Yoran Dilli Düdüklerden Arının❗️

Hayat enerjinizi emeceği gibi size bir şeyler de katamayacaktır bu tip insanlar. Ee o zaman ne duruyorsun, uzaklaş o çevreden!

Dedikodu müptelaları, kendi yetersizliklerini gizlemek için herkeste kusur arayarak bu eksikliklerini kapatmak isterler. Bunlar daha çok eleştirirler ama bu eleştirileri düşünce belirtmek için değildir.

Başkalarının yanlışı, eksiği üzerinde durur, neyin nasıl olması gerektiğini söylemezler. Başkalarından söz ederlerken asla kanıt belge göstermezler. Her söylediklerine inanılmasını bekler, inanmayanlara da saldırırlar.

Çok basit bir mantık kullandıkları için her şeyi ak ve kara görürler 💀

Hayat bizim, dedikodusu sizin HAYIRDIR ?

‼️ Kendi Hatanı Gör, Ötekileri Bırak

İnsanoğlu melek değildir, güzel yönleri pozitif davranışları olduğu gibi eksikleri ve yanlışlıkları da var. Önemli olan kendi hatalarımızı görüp başkasının hatasına bakmamamız.

Başkasının hatasını değil de kendi hatasını gören insana ne mutlu.

Dedikodusunu yaptığınız insanlar ise her zaman imrendiğiniz o huzur ve mutluluk içinde yaşamlarına devam eder. Neden mi?

Büyük insanlar fikirleri, ortalama insanlar olayları, küçük insanlar ise başkalarını konuşur.

Bu sözü daha önce duymuşsunuzdur. Dedikodusunu yaptığınız o kişi, bu denklemdeki büyük insanlar arasına giriyor çünkü o kendisi olmakla meşgul, kendini geliştiriyor. Bu yüzden de mutlu bir insan.

Peki dedikodusunu yaptığınız o kişi ne mi yapıyor? İnsanları yargılamayı öğrenmek yerine daha üretici şeyler yapıyor. Bir şeyler öğreniyor. Olayları ve fikirleri özümseyip bunlar üzerine çalışıyor. Kendini geliştiriyor.

Bir insan kendini, zihnini, bedenini geliştiriyorsa mutlu olur 🧡

Hayat renkli, günler şeker 🍭

İrem Savaş

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

5 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 3 Ağustos 2018 at 10:31

    İremcim ne kadar zevkle okuyorum bilemezsin İremushka’nın Panosunu. Hem bu kadar içten, hem de yaşının çok ötesinde analizlerini eğlenceli bir üslupla aktarmana bayılıyorum. Seni tüm kalbimle alkışlıyorum güzellik 👏🏻❤️👏🏻

    • Cevapla İrem Savaş 3 Ağustos 2018 at 10:36

      O kadar değerli ki senin yaptığın yorumlar Didem Ablacım, çok teşekkür ederim 😍
       
      İlk yazmaya başladığım zaman yaptığım yazım ve üslup hatalarını düşünüyorum, hepsi senin sabrınla düzeldi 🖤
       
      Keyifli okumalar…

      • Cevapla Didem Çelebi Özkan 3 Ağustos 2018 at 10:39

        Minicik desteklerdi onlar. Hepsi senin başarın. Gurur duyuyorum seninle güzellik 🤗❤️😘

  • Cevapla Gökşen Akgör 3 Ağustos 2018 at 12:42

    İremcim yine hemen hemen herkesin günlük yaşamda karşılaştığı bir konuya deyinmişsin. Kısaca şunu söylemek isterim ki senin de bahsettiğin gibi dedikodu yapan insanlar zamanlarını daha verimli kullanmak yerine başkalarının yaptıkları ile tüketen boş insanlar ne yazık.
     
    Dilerim senin etrafında da senin gibi fikirleri konuşulan insanlar olsun canım benim.
     
    Başarı hep yanında olsun.🤗

    • Cevapla İrem Savaş 3 Ağustos 2018 at 23:20

      Gökşen ablacııım benim, çoook teşekkür ederim! İyi ki var güzel yorumların ❤️

      Keyifli okumalar …

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan