Biraz Kitap

Ben Robot

3 Mart 2020

Kitap: Ben Robot | Yazar: Isaac Asimov | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Ben Robot | Isaac Asimov

Isaac Asimov, 1939’da başlamış robot hikayeleri yazmaya. Bu kitap da 1950’de basılmış. O yıllarda Asimov düşünmüş ki 2000’li yıllarda robotlar almış başını gitmiştir, 2021 yılında zihin okuyan robot bile yapılmıştır.

2020 yılından sesleniyorum: Neredeeeee?

Şu an tartıştığımız konular, robotlar bir yana, dünya düzdür, aşılar gereksizdir… vb

(Gözyaşım pıt)

Üç Robot Kanunu

“Üç Robot Kanunu” ile başlıyor bu kitap.

  1. Robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
  2. Robotlar, Birinci Kanun’la çelişmediği sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
  3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun’la çelişmediği sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.

Başta doğru ve yeterli gibi gözüküyor bu kurallar ama ne derler bilirsiniz, kurallar çiğnenmek içindir. Ayrıca her şey kanunda yazdığı gibi olmayabilir. Kitapta bunun örneği bir hikaye var. Robot, üç emirdeki son iki maddeyle çelişen bir tehlike ile karşılaşıyor ve dengesini kaybediyor.

Dindar Robot

Ay bir de dindar robot var, bir sen eksiktin. Kendi varoluşunu sorgulayan ilk robot. Cutie adı. “Ben şahsen varım, çünkü düşünüyorum” diyor. Ahah.

(Bunu biliyorsunuz Descartes söylemiştir. Bkz: Yöntem Üzerine Konuşma)

Kendisini insanların yarattığına inanamıyor Cutie. İnsanlar gibi zayıf varlıklar nasıl olur da kendisi gibi sağlam, dayanıklı, mantıklı bir robotu yaratmış olabilirler? O da “Enerji Dönüştürücüsü” denen zımbırtıya inanmaya başlıyor. Tanrı yerine koyuyor onu, “Efendimiz” diyor ona. Diğer robotlara da bunu tebliğ ediyor. Diğer robotlar da inanıyor ona: “Efendimizden başka efendimiz yoktur. Ve QT-1 onun elçisidir” diye şehadet getiriyorlar.

Bilim adamları Powell ve Donovan’ın sorduğu bazı sorulara cevap veremiyor Cutie. Cevap veremediği noktada da “Bazı kavramlar var ki, karıştırmak bizim haddimize değil. Bu konuda yalnız hizmet ederim, sorgulamam” diyor.

Hani bu robotlar mantıklıydı?

Bilim adamları, Cutie’nin önünde bir robot yapıyorlar, hani bak biz robot yapıyoruz, seni de aynı böyle yaptık diye. Cutie diyor ki: “Kullandığınız parçalar Efendimiz tarafından yaratıldı.”

Ayyhhh!

Zihin Okuyan Robot

Zihin okuyan robot da bir başka tuhaf oluyor.

Robot kanununun ilk maddesi neydi? İnsanlara zarar vermemek. Peki ya sizin ya da başkasının zihninden geçen şey sizi üzecekse, kalbinizi kıracaksa, hayallerinizi suya düşürecekse? O yüzden robot her ne kadar zihin okuyabilse de her şeyi söylemiyor ve yalan söylüyor. Haha

Kaybolan Robot

Bu robotlar insanların verdiği emirleri, kanuna aykırı olmamak üzere yerine getirecekler ya. Bir insan kızgınlıkla robota “Kaybol!” diyor. Evet, robot ortadan kayboluyor, uzun uzun onu arıyorlar. Ağzımızdan çıkan her sözün ciddiye alınmasını istemiyoruz ama söylediklerimizi harfiyen yerine getirecek robotlar düşlüyoruz.

Filmi

Kitabı okuduktan sonra filmi de izledim. Filmin kitapla alakası sadece çıkış noktası, yoksa film bambaşka. Filmde robotların bu kadar yaygınlaşmasından hoşlanmayan bir polis var. Irkçı bir bakış açısıyla yaklaşıyor robotlara. Haklı çıkıyor önyargılarında ama yine de bu bakış açısı hoş değil tabii.

Filmde de sorgulayan bir robot var. İnsani özellikleri çok gelişmiş ve onu üreten bilim adamı üç robot kanunu konusunda esnek davranmış.

İnsansı Robotlar

Kitapta da filmde de robotların insan görünümünde ama daha gelişmiş özelliklerde olması söz konusu. Bu bana maliyetli ve biraz da gereksiz geliyor. Robotları insansılaştırmaktansa, insanları robotlaştırmak nasıl olur? Robotları insana benzeteceğiz diye uğraşıyorlar, hazır insan görünümü var zaten elimizde. Buna robotlarda olmasını istediğimiz özellikleri eklesek? Akıl, mantık, dayanıklılık… ekle bunları insana. Mekanik organlarla buna bir adım atıldı denebilir sanırım. Bu yaygınlaştırılabilir. Robotta olsun diye uğraştığın kolu, bacağı insana yap. Nasıl fikir? Bence güzel. Bilim dünyasını sarsacak fikirlerim için takipte kalın.

(Bu konulara değinen bir kitap için bkz: Homo Deus)

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan