“Cömertlik” kelimesinin duyulmasıyla bile herkesin içinde olumlu bir şeyler harekete geçer. Cömert insanları herkes sever ve cömert insanlar, çevrelerine kendilerini güvende hissettirirler. Cömertlik, ilk anda maddi olanı paylaşmak gibi gelse de aslında cömertliğin özünde iyi olanı, güzel olanı paylaşmak vardır. İnsanın, herhangi bir canlıya…
Yeterlilik… Herkesin birbirini rahatlıkla suçlayabildiği, yargılayabildiği bir alan. Oysa ki… Kime göre yeterli? Neye göre yeterli? Elbette bazı teknik işlerde, mesleki becerilerde, yeterli donanıma, bilgiye ve tecrübeye sahip olmak önemli. Fakat bunların tümü somut olarak ölçülebiliyor, standardize edilen bazı sınavlardan ya da testlerden geçen…
Günümüzde her şeye bu kadar çabuk ve kolay ulaşılabilmesiyle, hayata dair bazı unsurların olmazsa olmaz zannedilmesinin önüne geçilemiyor çoğu zaman. Herkesin hem iş hayatının hem de özel hayatının rahatlıkla gözler önüne serildiği mecralar, bazı hayatları büyük, bazılarını ise küçük ya da bazı hayatları daha…
Birey olmak, kendin olmak ya da olabilmek bu hayatta özgür ve güzel yaşayabilmenin en önemli anahtarı. Tabii her önemli olan unsur gibi bu da çok kolay bir kazanım değil. Çünkü hayatın ve toplumun içerisinde birey olma çabası insanı ya çok fazla egoist olmaya doğru…
“Hayat biz planlar yaparken, başımıza gelenlerin tümüdür” diye ne kadar çok söyleniyor. Gerçekten de hayat iyi ya da kötü sürprizlerle dolu. İyi sürprizlere hep kucak açarız, hatta üzerinden yıllar geçse bile olanları “mucize” olarak anlatırız fakat kötü olanları kabullenmek çok zaman alır, bazen kabullenemeyiz…
Hayatta öyle ihtimaller var ki insanın aklına bile gelmeyecek şeyler başına gelebilir. O anlarda da kişi o kadar dayanıklı olur ki dışarıdan gören herkes bireyin taşıyabildiklerini şaşkınlıkla izler. Sonra, iyi ya da kötü olan her şey gibi o “en zor” olarak ifade edilen günler…
Bu dünyada yaşayan her birey, mutlu olmak ister. Mutlaka yapmak istedikleri vardır. Hayattan vazgeçmiş gibi görünenler de vardır muhakkak ama onlar bile, içlerinin en derinlerinde bir yerde, mutlu olmak isterler. Hayata karşı isteksiz görünmelerinin sebebi de belki mutlu olamamaktan korkmaları ya da kötü tecrübelerle…
Her bireyin kendiyle ilgili bazı düşünceleri var ve bunlar zamanla öz inançlar haline geliyor. Bu öz inançlar o kadar önemli ki adeta bireyin hayatının ana belirleyicisi çünkü hayatı, dünyayı, çevresinde olan biten her şeyi birey, bu inançları çerçevesinde algılıyor. Kendi Hayatına Dair Kehanetler Mesela,…
İnsan, yaradılışı itibarı ile farkında olmasa da hep daha iyi yaşamaya doğru gitmek istiyor. Belki zaman zaman yanlış yolu seçiyor ve yanlışa doğru savruluyor fakat bu durum bir kaza ya da bir talihsizlik olarak adlandırılıyor. Çünkü hiç kimse, herhangi bir şeye başlarken yanlışa doğru…
İnsanın düşünceleri; duygularını, dolayısıyla da davranışlarını etkiler. Davranışlar da hayatın gidişatı için en önemli belirleyici olur. Bu sebeple de duyguların, düşünceleri esir almasına izin vermemek çok ciddi bir hayat kontrolüdür. Bazı düşünceler, duygulardan bağımsız bir şekilde akılcıdır. Bilinen, ispatlanmış, belki bilimsel olarak araştırılmış olan…
Değersizlik hissi ile büyüyen bir neslin geç farkındalığı ile günümüzde çok fazla söylenen ve uygulanmaya çalışılan bir kavram var. Değerli olmak ve değerli olduğunun farkında olan bir nesil yetiştirmek. Fakat değer verilerek büyütülmemiş olduğunu düşünenler, kendine değer vermenin de sınırları olduğunu atlayabiliyorlar. Bu sebeple…
Her daim değişen dünyanın, değişken şartları giderek çoğalan riskleri de beraberinde getiriyor. Bu riskler, özellikle iş dünyasında sürekli öngörülmeye çalışılıyor. Bu öngörülere göre tedbirler alınıyor. Her türlü ihtimale karşı kriz planları yapılıyor ve bertaraf edilmesi çok zor olan risk ihtimallerine göre bile planlar yapılıp…
İnsan olarak, doğuştan getirdiğimiz ihtiyaçlarımız vardır. Akıllara çok ihtiyaçmış gibi gelmese de eğlenmek de bunlardan biridir. Her birey, doğumdan ölüme kadar eğlenme ihtiyacı hisseder. Bu ihtiyaç görmezden gelindiğinde ya da yeteri kadar karşılanmadığında birey duygusal bir zayıflığın içerisine düşer. Bu zayıflık da zamanla bireyleri…
Toplumun yazılı olmayan kuralları. Gelenekler, görenekler, örf ve adetler. Bazen “Ne güzel geleneklerimiz var” deriz. Çünkü hayatı, hayatın zorluklarını, ilişkileri çok güzel etkiler. Bazen de hayatı o kadar zorlaştırır ki hayat mı daha zor, bu gelenekleri yerine getirmek mi, ayırmak çok zor olur. Peki…














