19 Mayıs 1980 sabahı, saat 11. Balıkçı barınağında bizim tayfa her zamanki gibi toplanmıştı. TRT, İnönü Stadyumu’ndan törenleri naklen yayınlıyordu. Sivil ve askerî öğrenciler, kendilerine ayrılmış bölümlerde birbirleriyle yarışır gibi gösteriler yapıyordu. Ancak herkesin üzerinde bir tedirginlik vardı. “İslamcı Gençlik” imzasıyla bir bildiri yayınlanmıştı:…
Babam ve annem öldükten sonra Ankara’da yaşamak benim için zorlaşmıştı; henüz 16 yaşındaydım ve ne çamaşırımı ne de bulaşığımı yıkamıştım. Büyükannem, İstanbul’a yanına taşınmamı istedi. TED Lisesi’nin son sınıfına geçmiştim ve okulu orada bitirmek istiyordum; fakat şartları ne kadar zorlarsam zorlayayım, Ankara’da kalmam mümkün…
Hasan’ın, Emine’nin hayatına müdâhale ettim, onların hayallerini, geleceklerini belki de ben yok ettim. Hasan benim silahlı devrim hayallerimde yaralandı, o çok istediği Deniz Harp okulu sınavlarına girememişti. Emine’nin ağabeyi Turgut’u örgütün içine yine ben çektim. 1 Mayıs 1979 Taksim kutlamalarında beline giren bir mermi…
Kayıkhânenin önünden geçiyordum, canım biraz sıkkındı, her tarafta elektrik kablosu olmasına rağmen piknik tüpüne bağlı sarı lüks ışığı altında toplanmıştı bizim tayfa. Hepsinin yüzüne vuran sarı ışık, onların saf ve temiz yüzlerini aydınlatıyordu.…
Ve bunların hepsini aldı. Neredeyse bir senedir birliktesiniz. İlk günlerde tek konu boşanacak olmasıydı, bugün geldiğiniz nokta ise Yeşilçam film repliği; evli olduğumu biliyordun. Adama bağırıp çağırman, ya da onu kıskandırmaya çalışman…” derken Dilara’nın fal taşı gibi açılmış gözlerini fark etti. “Evet, biliyorum bunu…
Meltem, “Öyle mi?” dedikten sonra bara doğru dönüp adama baktı. Fazla yakışıklı, diye düşündü. Yüzündeki sakal bile baby face’liğini gizleyememişti. Açık kumral saçlarını toplamış, bu da ağzının, burnunun güzelliğini iyice ortaya çıkmıştı. Barmenden gözlerini ayırıp Meltem’e dönü, “Fark etmemiştim” dedi. “Eminim her gece başka…
Ya bu “Ben de Ediz’i aldatacağım” durumu ne olacaktı? Arkadaşını çok iyi tanıyordu; bu tarz bir ilişki ilk anda intikam duygusunu tatmin etse, Ediz'in yerlerde sürüklediği kadınlığını ayağa kaldırsa da sonrasında Meltem'i çok daha derinden yaralayacaktı. Yıllarca duygusal açlık çekmiş kadınların, empati yüklü iki…
Heyecanla gözlerini açtı. Sevgililer Günü’ydü. Ortada bir sevgili yoktu ama etkili bir jestle bir kadının hayatına girmek için bugünden daha iyi bir bahane de yoktu. Öyle şatafatlı sürprizler de beklemiyordu; isimsiz ya da imzalı -hiç fark etmezdi İdil için- bir kartla sabah erkenden evine…
Orta Doğu ve Avrupa kültürü arasında sıkışmış hisseden her modern Türk kadını gibi umutsuzluğun ağır bastığı günleri onların da oluyordu işte. Göz göze geldiklerinde Esra “Aç NetFlix’i bir şeyler izleyelim. Tarikatlardaki tecavüzler, artan kadın cinayetleri, yolsuzluk, rüşvet değil de iki adamın birbirine aşkının ahlâkımızı…
Soluklarını tutmuş Meltem’in Dilara’nın sorusuna cevap vermesini bekliyorlardı. Gözlerini devirip başını onaylar şekilde salladıktan sonra anlatabilmek için duyduğu cesareti kadehinde bulacakmış gibi önce büyük bir yudum aldı şarabından, ardından hiçbirinin yüzüne bakmadan elindeki kadehe odaklanarak konuşmaya başladı. “WhatsApp’ı açtım. Şöyle hızlıca konuşmaları kaydırdım, göze…
Yalnızlıktan sıkılıp, Seher Hanımlara çok yakın bir yere küçük ama çok güzel bir çiftlik yaptıran Servet Hanım da 5 senedir çiftliğinde oturuyordu. Arka bahçede organik sebze ve meyve yetiştiriliyordu. İhtiyaçlarını karşılayacak kadar hayvanları da vardı. Sırf çocuklar sevsinler diye tavşan da besliyorlardı. Çocuklara nereye…
Ekim 'İyi ki burası bu kadar loş yoksa yine kızardığımı Gürkan görecekti' diye düşündü. Bir şey söylemeden kocasına gülümsedi. Ama zaten bir şey söylemesine gerek kalmadı. Onun gözlerindeki onayı alan Gürkan "Bu günlük bu kadar yeter. Biz çıkıyoruz" dedi.…
Yatak odası daha çok nostalji kokuyordu. Nikelajlı kocaman bir karyola ve ona uygun komodinler ve tuvalet masası. Duvarda boydan boya, üzerinde nefis bir sahil ve arkasında görünen bungalovları ile adeta odayı, deniz kenarındaymışçasına etkileyen bir tablo görünümündeki storları kaldırınca arkada kocaman bir giyinme odası…













