Benim Hikâyem

Benim Hikâyem | 6

28 Ocak 2022

Yazı: Benim Hikâyem | 5 | Yazan: Şen Sevgi Erişen

 

İndeks

Benim Hikâyem: Birinci Bölüm
Benim Hikâyem: İkinci Bölüm
Benim Hikâyem: Üçüncü Bölüm
Benim Hikâyem: Dördüncü Bölüm
Benim Hikâyem: Beşinci Bölüm
Benim Hikâyem: Altıncı Bölüm
Benim Hikâyem: Yedinci Bölüm
Benim Hikâyem: Sekizinci Bölüm
Benim Hikâyem: Dokuzuncu Bölüm
Benim Hikâyem: Onuncu Bölüm

 
 
Önceki bölümlerde “Benim Hikayem”in “Benim Meditasyon Hikayem”e dönüşmesinin sebeplerini anlatmaya çalıştım. Başlangıçta böyle uzun bir yolculuğumuz olacağını bilmiyordum. Hayatıma giren pek çok olay, kişi ve yer gibi… Bunların büyük bir bölümü geçse de “meditasyon” benimle kaldı. Çünkü o nereye gidersem gideyim benimle beraber yol alan varlığımın, bilincimin kilidini açan bir anahtardı.
 

Benim Hikâyem | 6

Osho, KorkuŞu anda “Benim Hikayem” yazı dizime kendiliğinden gelişen yeni bir bölüm açıyorum. “Madem ki akışta olmamız gerekiyor o zaman gereği neyse onu yapmalıyım“ diye düşündüm. Geçen gün kızım Üstat, Osho’nun “Korku” adlı kitabını okuyordu. Bir ara başını sayfalardan kaldırarak bana ilgisini çeken bir cümleyi okumak istedi. Büyük bir merakla dinledim. Osho’nun kitabında yer alan sözler aynen şöyleydi:

İnsanlar sevgiden korkarlar. Numara yapar, sevgi adına oyunlar oynayarak yaşarlar. Meditasyondan korkarlar; meditasyon adına yeni düşünce yollarına başvururlar. Maharishi Mahes Yogi’nin meditasyon dediği şey de budur. Ne meditasyon ne de transandantal, sadece bir mantrayı mırıldanmak, düşünce odaklı düşünce sürecinden başka bir şey değildir. İnsanlar Hıristiyan dualarını, Yahudi dualarının, Hindu dualarını tekrarlıyorlar, hepsi meditasyondan kaçmak için. Bunlar meditasyon değildir, unutma. Zihin öyle kurnazdır ki meditasyon adı altında pek çok yalan fenomen yaratmıştır.

Meditasyon kesinlikle hiçbir şey yapmadığında, zihnin hiçbir şekilde çalışmadığı anda olandır.

Zihnin bu işlevsizliği meditasyondur. Mırıldanmadan, mantra söylemeden, resim görmeden, odaklanmadan, sadece zihnin var olmasıdır. Ve bu var oluşta, ego kaybolur ve egoyla birlikte egonun gölgesi de kaybolur.

Buradan anladığımı açıklamaya şöyle başlamalıyım:

Transandantal Meditasyon (TM, Aşkın Meditasyon) bende işe yaradı. Yani ben Osho’nun demek istediği gibi düşüncenin, resmin, hatta mantranın (sanskiritçe bazı sesler) olmadığı bir zihni yaşıyorum. Bunu TM sayesinde başardım. Fakat Osho’nun sözlerine de katılıyorum. “Zihnimiz bizimle oyun oynuyor” sözü de çok doğru. Zihnimin oyunlarına rağmen ben bu işi nasıl başardım öyleyse?

Benim TM uygulamalarımdan elde ettiğim -düşüncesiz kalmak- olumlu sonucu ile Osho’nun “Bu meditasyon değildir, zihnin oyunudur” sözleri tezatmış gibi görünse de öyle değiller aslında. Nasıl mı? Şimdi bunu izah etmeye çalışayım o zaman hızlıca.

Zihin kendiyle baş başa kalmaktan korkuyor. Ya da kendiyle baş başa kalma hâlini unutmuş yıllar içerisinde. Oysa zihin “kendine dayalı” bir potansiyele sahip. Aynı yeryüzünün bir çok yerinde gördüğümüz yüce dağlar gibi. Gücünü, dengesini, yerini sadece ve sadece “var olmuş olmasından” alıyor. Bu yenilmezliğini “durmak bilmeyen” düşünceler perdeliyor.

Meditasyon

Mantra’nın Başarısı

Peki düşüncesiz saf, dingin zihin alanını tekrardan hatırlaması için yapılacak şey ne olabilir? İşte “mantra” ile meditasyon yapmanın başarısı burada yatıyor. Yürümeye çalışan bir bebeğin elinden tutarak korkusuzca yürümesine yardım ediyoruz ya aynı bunun gibi. TM metodolojisi mantra ile zihne düşüncesiz kalmanın korkusundan sıyrılması için küçük bir top vermiş oluyor. Bir süreliğine bu top -bu da sadece doğadan alınmış bir ses ve bir titreşimdir- mantra zihin için “kolaylaştırıcılık” rolü oynuyor. Yani mantra Osho’nun açıklamasını temel alırsak düşüncesiz kalma haline geçiş için mükemmel bir araç oluyor.

Mantra şöyle seslendi zihnime:

”Korkma ben varım. Ben bir titreşim olarak zihninin boş kalmaması için buradayım. Sadece bir titreşim. Bir obje, bir renk, anımsatıcı bir görüntü değilim. Düşüncesizliğe geçiş için en sade olanım. Benimle yürüyerek bensiz varlığını yaşamayı tekrardan hatırlayacaksın.”

Gerçekten de böyle oldu.

MeditasyonZihnim “Birleşik Alanda” başlangıçta mantra ile ama sonraları onsuz yol aldı. Bana düşüncesiz kalmaktan korkmamayı hatırlattı.

Tüm var oluş bilgisini hatırlayan ve hatırlatanlara şükran ile.

“Birleşik Alan“ bilimsel bir tanımdır. Bunun açıklamasını da sonraki bölümlerde paylaşmaya çalışacağım.
 

Önemli Bir Ayrıntı:

Benim Hikayem yazı dizimin 4. bölümünde ”An’a Odaklanmanın” öneminden bahsetmiştim. Burada dikkat edilecek ayrıntı şudur; meditasyon bir odaklanmadır fakat amacı hiçbir şeye odaklanmamaktır. Sadece zihnin kendi doğasına odaklanmaktır. Herhangi bir şeye odaklanmak meditasyon yapmaya yardımcı olur fakat tek başına bir şey ifade etmez. Önemli olan düşüncesiz kalabilmektir. Osho bundan korktuğumuzu söylüyor.

Odaklanmak denilince genellikle yüzeyde bir şeylere odaklanılmak anlaşılmaktadır. Oysa meditasyondaki ”odaklanma” sözcüğüyle işaret edilen şey zihnin kaynağına odaklanmaktır. Şekiller, sözcükler, ışıklar, hayâl ettiklerinizi istediklerinizi düşünmek değildir. Düşüncesizliği yakalayıp onun keyfini sürmektir. Hiçbir zorlama olmaksızın.

Bunun için önce en az uyarana odaklanıp zihni en az düşünceye alıştırıp sonra da düşüncesiz bir alana sokmaktır. Her zihin bunu yapmayı bilir ama zaman içerisinde doğadan uzak yaşayarak ve başka sebeplerle de bu durum unutulmuştur.
 
 

Devamı için tıklayınız.

 
 
Şen Sevgi Erişen
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

6 YORUMLAR

  • Yanıtla Nice Otel Anamur Hatice 1 Şubat 2022 at 14:42

    Gözümü açar açmaz okudum ve bana o kadar iyi geldi ki!

  • Yanıtla Şen Sevgi Erişen 1 Şubat 2022 at 14:44

    Sahilde denizin durgun parıldayan maviliğine bakmak gibi …

  • Yanıtla Filiz Ak 8 Şubat 2022 at 08:45

    Ben de bu sabah gözümü açar açmaz okudum. Zihnimizin boş ve düşüncesiz kalması kısmını, daha okurken bile içim ürperdi, korktum… Kalemine sağlık.

    • Yanıtla Şen Sevgi Erişen 14 Şubat 2022 at 14:40

      Zihin bir “es” vermek istiyor. Müziğin en güzel yerinden tekrar başlaması için sadece bir bekleme anı, bir dinleniş bir de kaynakla buluşmak, ona dokunmak için; düşüncenin kaynağına.

  • Yanıtla Vesile Baruh 14 Şubat 2022 at 14:45

    Merhaba Şen Hanım, yazınızı yeni okuyabildik. Ellerinize sağlık demek istedik. Çok teşekkürler. 🙏
     
    TM Merkezi

  • Yanıtla Şen Sevgi Erişen 14 Şubat 2022 at 14:47

    Teşekkürler! Sevgiler…

  • Cevap Yaz

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan