Biraz Kitap

Az

30 Nisan 2024

Kitap: Az | Yazar: Hakan Günday | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Az | Hakan Günday

Hakan Günday’ın en korkunçlu kitabı bu.

Korkunç dediğim, en çok hayat enerjisi emikleyen kitabı bu.

Kendisinin kitapları maşallah hepsi birbirinden depresif, umutsuz, karanlık. Ama bu… Asıl bu…

Az | Derda

Ciğerimi söktü kitap. Çocuk ölümleri, çocuk gelinler, intihâr, taciz, tecavüz, dini cemaatler, uyuşturucu, cinayet…

Derda da bu kötülüklerden nasibini alan kitap karakteri ya da karakterleri mi demeliyim? Çünkü iki taneler. Kitabın tanıtımında şöyle yazıyor:

“11 yaşında bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen korucu kızı Derdâ ile hapisteki bir gaspçının aynı yaştaki oğlu “mezarlık çocuğu” Derda’nın bir mezarlıkta kesişen hayatlarının, bu iki çocuğu kırk yıl boyunca her tür şiddetle yontup birbirlerine hazırlayışının, (bütün anlamlarıyla) Yazı’nın bu iki çocuğu birleştirmesinin hikâyesi.”

Bu ikisinin önce ayrı ayrı hayatlarını okuyoruz. Ve bekliyoruz ki bir araya gelsinler. Ve umuyoruz ki mutlu bir sona kavuşsunlar. (Hakan Günday romanları ve mutluluk, ne kadar mümkün olabilirse. Mutluluğa alerjisi olduğunu düşündüğüm bir yazar kendisi. Zaten de mutluluk arayan yallah kişisel gelişim kitaplarına.)

Az | Altını Çizdiklerim

Hakan Günday yine konusuyla içimizi dağıttığı kitabında cümleleriyle edebi zevk yaşatıyor. O yüzden de doya doya kötüleyemiyorum. Bu cümleleri okumak için bu leş hayat kurgularına maruz kalıyoruz. Bedeli bu demek ki.

“Köyün bütün kızları gibi, Fehime de bir çift gözden ibaretti. Doğunca açılan, ölünce kapanan bir çift göz. Ne ağzı bir işe yarayacaktı, ne de ses telleri.”

“Dünyanın en çabuk geçen, geçer geçmez de en hızlı yakalanılan hastalığına sahipti: Umut.”

“Kişinin benliğini kırmanın birinci şartı, sopalarla dövmek değil, sahip olduğu adı reddetmekti. Sonra da yeni bir ad koymak. Sahip, ad koyandı. Evcil hayvanına ad veren bir çocuk ya da sırf kendilerine göre doğuda diye koca bir coğrafyaya Doğu diyen ve bu adı orada yaşayanlara da kabul ettirmiş olan Amerikalı ve Avrupalılar gibi.”

“Hayatı boyunca kurmuş olduğu bütün hayalleri düşündü. İçlerinden sadece biri gerçek olmuştu. O da, gerçekleşmemesi gerektiği için hayal olarak kurulmuştu. Sadece hayalde kalacağı için kurmaya cesaret ettiği tek hayali gerçek olmuştu. Sonra başka bir şey düşündü: Kim seçiyor acaba, dedi içinden. Hangi hayalin gerçek olacağını? O hayali kuran mı, yoksa o hayali kurduran mı?”


Yazarın diğer kitapları için:

Bkz: Kinyas ve Kayra
Bkz: Zargana
Bkz: Piç
Bkz: Malafa
Bkz: Azil
Bkz: Ziyan
Bkz: Daha
Bkz: Zamir
Bkz: Derz
 
 
Saygılar,
Hülya Erarslan
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

No Comments

Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

error: Kopya korumalı içerik!

Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan