İçimdeki Sesler

6 | Değişiklikler Güzel midir?

13 Temmuz 2021

Öykü: Altıncı Bölüm | Değişiklikler Güzel midir? | Yazan: Demet Uncu

 

İndeks

1. Bölüm: Durağan Yaşam Özlemi
2. Bölüm: Boş mu, Dolu Tarafı mı?
3. Bölüm: Nereden Çıktı Bu Hastalık?
4. Bölüm: Hastane Koridorları
5. Bölüm: Nefes Alma Mekanı
6. Bölüm: Değişiklikler Güzel midir?

 
 
Oldukça güzel geçen bu kısa tatil kaçamağı Gizem’e iyi gelmiş ve onu sakinleştirmişti. Onun mutlu olması, Ahmet’in de mutlu hissetmesini sağlıyordu. Pazartesi günü Ahmet İzmir’e gidecek ve 1 yıllık İzmir serüveni her ikisi için de başlamış olacaktı. Geçen süre boyunca Gizem işine gidiyor, iş çıkışları da babasına uğruyordu. Babasının radyoterapi seansları tamamlanmış, kemoterapisi başlamıştı. Tedavisi iyi gidiyor olsa da zayıflamış, güçsüz düşmüştü. Bu seanslar da bitince vücudunun toparlanması için bir süreye ihtiyacı olacaktı. Gizem, onun moralini yükseltebilmek için istediği herhangi bir şey olduğunda onu yapmaya çalışıyor, babasını memnun etmeye uğraşıyordu. Biliyordu ki bu bir yolculuktu ve ailenin tüm bireyleri bu yolculukta ona eşlik ediyordu.

İşyerinde yeni bir pozisyonda göreve başladığı için birimi güçlendirmeye, birlikte çalıştığı iş arkadaşlarının da oryantasyonuna destek vermeye çalışıyordu. Daha önceleri, yeniye adapte olmakta zorlanır, alıştığı düzeni bırakmak pek hoşuna gitmezdi. Oysa bu salgın tüm taşları yerinden oynatmıştı işte. Artık hiçbir şey eskisi gibi yerinde durmuyor, her şey sürekli değişiyordu.

Ofisindeki masada otururken, bunları düşünüyordu. “Belki Ahmet’in de İzmir’e gidiyor olması beraberinde çok güzel değişiklikleri getirecek, kim bilir?” diyerek içinden geçirdi. Böyle olması için de dua etti.

Veda Yemeği

Ertesi akşam, iş arkadaşları Ahmet için bir veda gecesi düzenlemişlerdi. Gidecekleri mekanın bahçesinde kalabalık bir akşam yemeği yiyeceklerdi. O gece için yeni bir elbise almak istediği için işten biraz erken çıktı. Eve geldiğinde yeni aldığı yeşil fırfırlı saten elbisesini yatağının üzerine düzgünce koydu ve Ahmet’in yanında götüreceği giysilerini, montlarını, ayakkabılarını ve daha birçok özel eşyasını hazırlamaya başladı.

Ahmet eve geldiğinde oldukça sessizdi. Zaman daraldıkça, daha da sessizleşmeye başlamış, daha çok düşünür olmuştu. Onun için de hiç kolay değildi bu süreç. Gizem’i arkasında bırakmak onun da hiç hoşuna gitmiyordu. Aklının hep onda kalacağını bildiği için onun İstanbul’da ne yapacağını şimdiden düşünmeye başlamıştı. Gizem de onun bu farklı davranışlarını görüyor ve onun için endişelendiğini bildiği için tek bir soru bile sormuyordu.

Fasıllar, Şarkılar

Ertesi akşam, 15 kişilik harika bir grup uzun bir masanın etrafında bir araya gelmişlerdi. Masanın üzerinde envai çeşit meze vardı, mumlar ve taze çiçekler de ambiyansı tamamlıyordu.

Ahmet’in müdürü bir konuşma yaparak geceyi başlattı. Onun işini ne kadar iyi yaptığından, ne kadar çalışkan, özverili, mizahı da seven bir yanının olduğundan bahsederken Ahmet’in gözleri yaşardı birden. Kimsenin bunu fark etmemesi için başını öne eğerek Gizem’in elinden tuttu. Bu duygusal konuşmanın ardından, herkes kadehlerini havaya kaldırıp birbirleriyle tokuşturdu.

Masa masa dolaşan fasıl ekibine şarkılarla eşlik ettiklerinde, herkesin keyfi gayet yerindeydi ve o gece herkes mutluydu. Eve döndüklerinde bağırarak şarkı söylemekten seslerinin kısıldığını fark edip tatlı yorgunluklarının üzerine birbirlerine sarılarak uyudular.

İngiliz Hasta

Son pazar gününü, evde yalnız geçirmek istediler. Birlikte makarna yapacak ve film seyredeceklerdi. Sanki yarın ayrılmayacaklarmış gibi günü birlikte geçireceklerdi.

Ahmet, makarna için özel bir sos hazırladığını söylemişti. Makarna karidesli olacaktı. Gizem, mutfakta bu kadar maharetli olan eşini bir süreliğine de olsa mutfakta göremeyeceğine ayrıca üzülüyordu. Ahmet mutfakta olmaktan keyif alıyor, hem yapmaktan hem de yemekten hoşlanıyordu.

Makarnaları tabaklara koyduktan sonra beyaz bir şarap açıp birlikte salona geçtiler. Eskilerden kalan ve izlemekten hoşlandıkları bir filmi yeniden seyretmeye karar verdiler. Film arşivlerinin içinden, 3 saat kadar sürecek olan “İngiliz Hasta”yı seçtiler. Dünya, sanki o odadan ibaretmişçesine hiçbir şey düşünmeden filmi seyretmeye başladılar.

Sıralanan Bavullar

Gizem, ertesi sabah uyandığında Ahmet’in yanında olmadığını fark edip koridora doğru yürüdü. Koridorda sıralanan 2 adet bavulu, 1 el çantasını ardından da onun kanepede oturduğunu gördü. Yanına gidip, o da oturdu ve uzunca öptükten sonra güç verebilmek için “Herşey güzel olacak ve sayılı günler gelip geçecek” dedi.

Hayatlarında, bir vedalaşma sahnesi yaşamak istemedikleri için Gizem havalimanına gitmeyecekti. Kapıdan, Ahmet’i sıradan bir iş gezisine giderkenki gibi uğurlayacaktı. Ahmet gelen taksinin kornasını duyunca, Gizem’e sarıldı. “Kendine çok dikkat et ve beni hergün ara” deyip onu öptü ve arkasından kapıyı kapattı.

O gün Gizem evden çıkmak istemedi, ağlayarak ve eski fotoğraflara bakarak gününü yalnız evde geçirdi.

Emeklilik mi?

Ertesi gün, onu oldukça yoğun bir iş günü bekliyordu. Sabah erkenden gidip o gün katılacağı toplantılara hazırlıklarını tamamladı. Yine Zoom üzerinden çok fazla sayıda toplantıya katılması gerekiyordu. O sıra, insan kaynaklarından gelen telefonla yeni pozisyonu için gereken işe giriş evrakları arasından adli sicil kağıdının eksik olduğunu öğrendi. E-Devlet üzerinden evrakı alıp onlara iletecekti. Bu işlemi ancak günün sonunda yapabilecek fırsatı buldu. Sistem üzerinde gezinirken, birden ne zaman emekli olacağına bakmak istedi. İlgili sayfaya yönlendirildiğinde gözlerine inanamadı, bu yıl doğum gününde; yani tam 1 ay sonra emekli oluyordu. Tekrar tekrar sayfayı kontrol etti. Gün prim sayısını zaten doldurmuştu. Babasına içtenlikle, tüm kalbiyle bir kez daha teşekkür etti. Onun sayesinde bu yaşında emeli olmaya hak kazanmıştı.

”İşte” dedi, “işte bir değişiklik daha oldu hayatında.”

Ahmet’te İzmir’deydi, ufak bir sahil kasabasında yaşama hayallerini gerçekleştirebilirlerdi artık. İlk denemeyi, İzmir’de birlikte yapabilirlerdi. Neden olmasın?” dedi Gizem. Heyecanla hemen Ahmet’i aradı.
 
 

…SON…

 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

No Comments

Cevap Yaz

Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan