İnsanlık, davranışlarının bilincinde olduğu yaşlardan itibaren hep yaptıklarıyla konuşulurlar. Yaptıklarıyla takdir edilirler ya da eleştirilirler. İnsanların yaptıklarının bildikleriyle doğru orantılı olduğu zannedilir fakat her zaman da öyle olmadığı sık sık görülür. Bazen öyle bilgili insanların öyle büyük hatalar yaptıkları görülür ki etrafındaki herkes söz…
Bu hayatı yaşarken, yaşamın kaliteli olması için, ilişkilerin doğru ve sağlıklı olmasının şart olduğu, böyle bir ilişkinin de sevgi ile olabileceği fakat sevginin tek başına yeterli olmadığı, saygının da sevgi kadar hatta daha da çok önemli ve değerli olduğu yönünde söylemler her zaman var.…
Zaman belki de dünyadaki en izafi kavramlardan biri. Herhangi bir durum için çok uzun olan bir zaman dilimi, başka bir durum için çok kısa olabiliyor. Sıkıntısız günler yaşarken, yıllar geçse kısacık geliyor ama sıkıntılı zamanların her saniyesi bir asır gibi hissettiriyor. Bu yüzden “biraz…
Son bir yıldır içinde yaşadığımız mesafeli hayat, yaşamımızda birçok dinamiği değiştirdi. Artık alışageldiğimiz hayatlar, sosyal kurallar mazide kaldı. Her ne kadar davranışlarımızı yeni duruma ve yeni normallere göre ayarlamak zorunda olsak da insanın özüne dair olan özellikler elbette değişmedi. Sadece bu özelliklerin dışa yansıması…
Dünyanın bu kadar değişken olduğu çağımızda, insanların en büyük sorunlarından biri yeni durumlara uyum sağlamak. İnsanın yaşadığı ortamı değiştirmesi, iş dünyasında yeni bir çevre içine girmesi, farklı sosyal çevrelere sahip olması ilk etapta korkutan olgular olabilir. Ama aslında her birey, çevresiyle uyum kurmaya ve…
Hayatta üretken olmak, yeni bir şeyler yapmak, hayatı anlamlı kılar. Zaman zaman her birey motivasyon düşüklüğü yaşar fakat yaşamının büyük bölümünü üreterek geçiren insanlar daha mutlu yaşarlar bu hayatı. Üretmek, insanın kendine, çevresine ve dünyaya faydalı olmak amacıyla meydana gelen bir durumsa, yaşamda tembel…
Kelime anlamı olarak “muaşeret”, birbiriyle toplumsal ilişkiler içinde bulunma demektir. “Adap” da edep kökünden gelir. Yani toplumsal terbiye kurallarıdır adab-ı muaşeret kuralları. Yeni bir şey gibi görünse de aslında daha ilk medeniyetlerde eğitim kavramının içinde hitabet vardır. Aslında adab-ı muaşeret şimdiki ismiyle görgü ve…
Dünya değişiyor, insanların yaşam alanları değişiyor, teknoloji gelişiyor, alışkanlıklar değişiyor, nesiller değişiyor, hatta hayaller bile değişiyor. Değişmeyen bir şey var ki o da insanın etkileşim içinde olmak zorunda olduğu. Etki demiyorum, etkileşim diyorum çünkü insan hem etkilenir hem de etkiler. Tabii teknoloji geliştikçe etkileşim…
Takıntılı olmak ve şüpheci olmak birbirlerine çok karıştırılan kavramlar haline geldi. Ya karıştırılıyor ya da aynı şeymiş gibi algılanıyor. Halbuki ikisi, içinde bambaşka unsurlar barındıran farklı kişilik özellikleridir. Takıntılı Olmak Takıntılı olduğunu düşünen ya da çevresinden “Sen takıntılısın” yaftasını yiyen insanlar, aslında çok düşünen…
Hayatta bazı durumlarda hoşgörülü olunur, bazen olunamaz ama hayatlarının genelinde “hoşgörülü” olarak tanınan insanlar vardır. Bu insanlar, çoğu kişi tarafından sevilirler ve toplumda saygı görürler. Peki nedir bu insanların diğer insanlardan farkları? Bu sorunun cevabını aramak niyetiyle, farkındalıkla bu insanlarla konuşulduğunda ya da bu…
İradenin doğuştan mı geldiği, genetik mi olduğu, sonradan mı kazanıldığı hep konuşulan ve tartışılan meselelerdendir. Birçok bilim insanının bu konudaki ortak görüşü güçlü iradenin kaynağının kesinlikle doğuştan olmadığı şeklindedir. Yaşam içinde öğrenilerek ve tecrübe edilerek gelişen bir özellik olduğudur. Bazen aile bireylerinin ortak özelliği…
Ah Başımıza Gelenler Hayat başlı başına bir macera. Her gün yeni heyecanlara uyanıyoruz. Hem iyi hem kötü binlerce sürpriz bekliyor bizleri. Her biri ayrı heyecan, ayrı sevinç, ayrı korku, kısaca apayrı duygular uyandırıyor içimizde. Bazen farketmesek de aynı anda çok fazla duyguyu barındırıyoruz yüreğimizde.…
Her insan zaman zaman, bazı insanlar ise çoğu zaman kendisini boşluk hissi içerisinde bulur. Ne yapacağını bilemez, ne anlatacağını bilemez, içinden çıkmak isteyenlerin bir türlü dışarıya akamadığını hisseder. Bu aslında duygularını ifade edememekten kaynaklanan bir histir. Duygular dile dökülemez çünkü duygular tanımlanamıyordur. Neden Bazı…













