Şimdi yeni bir sabahtayım. 23.171'inci güne başlıyorum. Saatsiz ışıklar konuyor gözüme, bir ses… Bir yaprak yürüyor yatağımın içinde. Gözlerim bir zaman çiçeğinde açılıyor. Hayatı doğuruyorum, dün bitti, bugün başlıyor. Yiten zamanın sevinciyle uyanıyorum.…
Ben bir kentliyim. Köyüm hiç olmadı benim. İlden ile gezdim. Ancak yolculuklarımda gördüm, kırsal yerleri. Uzaktan bakarak yol aldım. Yeni yerler keşfederken uğradığım bir kasabada çay bahçesine girip ören yerlerini gezerken rastladığım köylülerle söyleşip alışveriş ettim. Kimi zaman yol üzerindeki lokantalarında çorba içtim. Onlara…
Kuşları hiç görmediğim gibi gördüm onun hikâyesinde, küçük büyük gövdelerini, boz renkli tüylerini… Hatta arada bir başlarından tutup okşadım onları. Kuşları avlayıp kafeslere dolduran yeniyetme erkek çocukların boyunu bosunu, uzun boyunlusunu, borazan seslisini, sessiz sakin, yetim olanı, en kabadayı olanı… Hepsini, hepsini yanımdaymışlar gibi…
Ebeveynler, çocuğunun İhtiyaçlar Piramidi’ndeki basamakları tamamlayabilmesi için ellerinden geleni yaparlar ve onlara güzel bir hayat sunmak için uğraşırlar. Ancak “kendini gerçekleştirebilen” birey olabilmek tüm yaşam boyunca elde edilen deneyimler ile birlikte oluşan ve olmaya da devam eden bir süreçtir.…
Annesinin yanından çoktan kalkmış olduğunu görünce küçücük ellerini kavuşturup göğsünden gelen bir sesle "Annem!" dedi. Elleriyle yüzüne düşen lülelerini arkaya doğru sıvazladı. Tam kendine gelemeden çıplak ayaklarla odadan çıkıp mutfağa yöneldi. İki ablası da mutfaktaydılar. Büyük olan arkasını dönmeden "Kalktın mı?" dedi. Onun konuşmaya…
Sabahın en başındayım, gözlerimin yaşında. Benim sorum, en öncelerde en bilinmezde. Seslerin doğduğu yerde. Nerede, ne zaman belki onu bilmek istiyorum, kendimi bir dağın başında bulmak istiyorum. Sevinçlerimle birlikte, ürpertilerimle hem de. Yalnız olmak değil benim derdim, yalnızlaşmak istiyorum, bir tek benle beraber olmak…
Kopya anıları anlatmakla bitmez elbette. Bazıları yıllar sonra saklandıkları sandıktan çıkar, eğlenceli sohbetlere katık olurlar; bazıları ise sebep oldukları travmaları hatırlatırlar. “Kopya çekmek ya da kopya vermek” bir arkadaşınıza yardım(!) edememenin ezikliğini ya da haksızlığa vesile olmanın ıstırabını yaşayıp tam anlamıyla iki arada bir…
Kadın bir park oldu o gün. Havuzlu büyük bir park. Sabahın ilk sesleriyle uyanan ağaçlar, kargalar, güvercinler, serçeler ve bir martı. Peynir parçaları, ekmek kırıntıları… Kadın yemek artıkları oldu o gün. Yerlerde çiçek açmış turuncu memeleri. Her bir kuş parka geldi. Bir ses bekledi,…
Öğretmeniniz size bir ödev verdi. Evde yapılacaktı. Siz bunu yapamadınız ya da yapmayı unuttunuz. Fark ettiğinizde kendinizi kötü hissettiniz. Öğretmeninizin size kızacağını, ceza verebileceğini, arkadaşlarınızın yanında küçük düşeceğinizi düşündünüz. Tüm bu kaygılarla yatağa yatıp uyudunuz.…
Sizleri duyumsadığım, sizlerle birlikte paylaştığım anların kırıntıları, bir cam parçası gibi içime batıp ilerlere yürümüş. Bedenimi aşmış olmalılar. Batık geminin hazineleri gibiler. Ruhumdaki dalgaların sırtına binip yüzmeye başlamışlar çoktan. Bedenimdeki yankılarınızı bırakamıyorum. Sesleriniz replikleriniz sözleriniz, danslarınız, dudak bükümünüz... Şarkılarınız. Evleriniz, odalarınız, tabak çanaklarınız, kravatlarınız,…
Adam beklediği gibi yakışıklı değildi ama oldukça sevimli ve iyi giyimliydi. Daha kafeye girip sandalyelerine oturur oturmaz kadın kendini tuhaf hissetmeye başlamıştı bile. Alışık olduğu bir şey değildi bu yaptığı. Hatta ilk kez yaşıyordu bunu. Ama kısa bir süre sonra kasılmış kaslarının rahatlayıp gevşemesine…
Yardımınızı istiyorum arkadaşlar. Yeni işlediğimiz konuyla ilgili diğer ders öğretmenlerinden. “Eşitlik ya da denklemler” konusunu derslerinizde işleyebilir misiniz? Türkçe dersinde “eşitlikler” konulu bir şiir yazdırabilir misiniz ya da bir düz yazı, resim dersinde bu konuda resim yapmalarını ister misiniz? Ya da resmin ölçülerini büyütürken…
Masasının başına dönüp bardağında kalanı da yudumladı. Mutfak camının baktığı apartman boşluğundan keskin bir yemek kokusu eşliğinde komşunun oğlunun çalmaya çalıştığı gitar sesi geldi. Hayatın akışını, kendisi dışında yaşayan insanları fark etti. Bu koku bu sesler onun yalnız olmadığını hatırlattılar ona. Biraz olsun içi…













