Sıcacık yatağından çıkmak istemediğinden kapı zilinin çalmasına aldırmadı ama telefonun ısrarla çalan sesine dayanamadı. Başucundaki telefona uzanıp gözlerini araladı. Arayanın ismi kayıtlı değildi. Kimin aradığını bilmiyordu ama nasılsa uyanmıştı artık. Üzerini açıp yatağın kenarında bir süre oturdu. Tam o sırada telefon bir daha çaldı.…
*Şen Sevgi Erişen’in kaleme aldığı “Kadının İstediği Adam” şiirini kendi sesinden dinlemek için alttaki dosyaya tıklayabilirsiniz. Sen ey kendini sakladığını sanan adam O görünen senin yüzün değil mi, ruhun Ne zamandır uzaktaki ininde ağlamakta Ya konuştuğun sözler, kimin seslerine bürünmüşler Kimde senin kalbininin kara…
Öğrencileriyle vedalaştıktan sonra uzun uzun düşündü Güneş Öğretmen. Büyük çarklıların içerisinde olup da akış yönünü değiştirmek imkansızdı. Önce sistemi durdurmak sonra yeni dişliler ilave etmek ya da çıkarmak gerekiyordu. Üzerinde çalıştıkları eğitim sisteminin (öğrenci merkezli) düşünsel ve uygulama alanları uzun bir süredir çalışmaya başlamıştı…
Gözlerindeki kızarıklığı, göz pınarına dolan yaşları çok gördüm. Bilmek istemiyordum o yüzden de bilmiyordum. Neden üzülüyor, neden acı çekiyordu bu kadın? O zaman daha çocuk sayılırdım, anlamıyordum. Üzülmesine sebep neydi ya da kimdi? Anlattıklarına bakılırsa sebep kocasıydı. Bana ağlamaklı gözlerle bakıp yakınmalarını dinliyordum. Hiç…
“Yan yana yürüyemez miyiz?” diye sordu kadın. “Ne var bunda?” Adam yanaşıp usulca kulağına fısıldadı; “Bu sokak eski eşimin oturduğu sokak. Tanıdık birine rastlarız ne olur ne olmaz.” “Ne var bizi görse birileri? Korkuyor musun karın duyacak diye?" “Yok, korkmak değil, işte yanlış anlaşılırız.”…
Sabahları tuhaftır, uyanınca. Dün başkaydım bugün bambaşka ama her gün ruhum beni tanımakta, şaşmadan bakmakta bana. Şaşıran benim! Bugün işte, bu sabah, sarılmak istiyorum… Benim büyüğüm, ağabeyim, Dünyaya gözümü açtığımda gördüğüm, sormak isterim; bu hayat yetiyor mu sana? Seni avutup, eğliyor, açıyor mu içini?…
Herhangi biri olmak. Herkes gibi olmak. Aynı şeyler değil sanki. İrdelersem farkları bulabilirim sanırım. Herkes gibi olmak herkese benzemekle eşleşiyor. Yani benim bana benzediğimi değil de diğerlerine benzediğimi söylemeye çalışıyor. Bu da mümkün olabilir elbette. İtirazım yok. Ama benim söylemek istediğim başka bir şeye…
Güneş Öğretmen yazıyı okurken bir yandan da altlarını çiziyordu bazı cümlelerin. “Öğrenmek” neydi tam olarak? Bunu düşünmeli, tartışmalıydı arkadaşlarıyla. İşaret koyduğu paragrafı bir daha okudu. Öğrenci sınıfa gelen yabancı öğretmene “Hey Ma’m (Öğretmenim)” diye seslendi. “İzin verin de biz çözelim çünkü öğrenenler bizleriz.” Öğrenci haklıydı.…
Dünden bugüne neler getirdim. Yani dün yaşadıklarımdan sonra bende kalanlar neler? Dünü bırakmam için “dün” neler yaşadım? Yaşadım/Yaşattırıldım ayrımını burada “es” geçiyorum. Yani kendi kararlarımı yaşamış olduğum ya da benim üzerimde bir güç ya da bir plan olduğu ayrımını...…
Adamcağız son günlerini yaşıyordu. Kızı, babasının iyi bir anında başucuna gelip oturdu. İkisi de beraber olmanın, aynı anda birlikte nefes almanın, birbirine dokunabilmenin keyfini çıkarıyordu. Kız babasının ellerini okşarken pencereden apartmanları, bacalardan tüten dumanları gördü. Bir sis perdesi süzüldü gözlerinden babasının gözlerine doğru. Belli…
Nerden başlamalıyım Allah'ım! Bütün olarak beni içine alan o renksiz baloncuğu görüyorum yine. Işıklar içinde köpük parlaklığında... Çok sık olmasa da... Zamanlar arası yolculuktan güçlükle sıyrıldığım her zaman... Bazı şeylerin "ne demek olduğunu" anladığım anlarda... Çocuk coşkularımı anımsadığım, unutamadığım zamanlardaki gibi. Ahşap masa, seramik…
“Hey çocuk, buraya bak!” diye seslendi adam. Çocuk denizin eteğindeki çakıl taşlarına doğru eğilmiş büyük bir dikkatle bir şeyler arıyordu. Adamın sesini rüzgâr ve dalganın etkisinden güçlükle duyabildi. Belli belirsiz bir çağrıydı. Adamın sandal içinde el kol hareketleri yapan iri cüssesini gördü. Güneş gözüne…
Bakalım öğretmenimiz “Sokrates tarzında" ders işleyebilecek mi? Bunu uygularken ne gibi güçlüklerle karşılaşacak ve bu zorlukların üstesinden gelebilecek mi? Her şeyden önemlisi vereceği emek, gayret, yaşayacağı zorluklara, karşılaşacağı engellere değecek mi?…













