Çalışma masamın önünde olduğu açık pencere rüzgârın etkisiyle çarptı. İşim bitmek üzereydi. Acele etmemi gerektirecek bir şey yoktu. Eve gidecektim. Perdeler uçuşuyordu. Masamın üzerine kadar uzandı, kabaran perdenin etekleri. Kalemleri, sayfaları birbirine kattı. Su dolu bardak devrildi. * Ağılda yere çömmüş oturuyordum. Bir sigara…
İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen, ressam 20. yüzyılda İran’da yetişmiş en önemli şairlerdendir. Rüzgârın bizi götürdüğü yerde sadece sesin kalıcı olacağına inandığı için şiir yazan, şiir yazmasa yaşamayacağına inanan modern İran şiirinin öncülerinden Füruğ Ferruhzad “ağaçların soyundanım ben” diyordu:…
“Hayat Rehberimiz; Eğitim” isimli köşemiz, sürükleyici olmasını istediğimiz için hikâye tarzında başladı. Hikâyede iki kahramanımız bir de onların gözlemcisi, anlatıcısı yani affınıza sığınarak ben varım. Kahramanımızın biri kurgulanmış olan “Güneş Öğretmen” diğeri kanlı canlı yaşayan, yıllarca ortaokullarda, liselerde, üniversitede, ilkelerini koruyarak ve yaygınlaştırmaya çalışarak…
Önceki bölümün sonunda yer alan bir hatırlatma cümlesiyle başlayalım yeni bölüme: “Birleşik Alan bilimsel bir tanımdır. Bunun açıklamasını da sonraki bölümlerde paylaşmaya çalışacağım.” Öyleyse “Birleşik Alan” tanımını açıklamakla başlıyorum yazıma: Kuantum Alan Teorisi oluşmadan önce bilinen ve öğretilen bilimsel gerçekliklere göre evrende oluşan her…
Önceki bölümlerde “Benim Hikayem”in “Benim Meditasyon Hikayem”e dönüşmesinin sebeplerini anlatmaya çalıştım. Başlangıçta böyle uzun bir yolculuğumuz olacağını bilmiyordum. Hayatıma giren pek çok olay, kişi ve yer gibi... Bunların büyük bir bölümü geçse de “meditasyon” benimle kaldı. Çünkü o nereye gidersem gideyim benimle beraber yol…
Değerli Okurlar, 2022’nin ilk “Açık Pencere” yazısını değerli “yazarlık rehberim” Fırat Mehmet Eroğlu’na ayırmıştım. 1. bölümünü yayımladığımız “Hayat, ne güzelsin!” başlıklı romanının son olarak 2. bölümünü sizlerle paylaşmanın büyük sevincini yaşıyorum. Yanı sıra yazarımızın “Sıradan Bir Roman” diye tanımladığı bu son yapıtının bu iki…
İnsan olmaya geldiği dünyada eğleşir; garip, gezgin. Fi tarihinde Mezopotamya’da doğdu. Çocukluğu, ilk gençliği orada geçti. Okul sıralarındayken yasak yayın bulundurmaktan bir süre hapis yattı. Ardınca yazarlık ve gazeteciliğe başladı. Ömrünün baharında kuzeye göç etti. Bir vakit maden işçileriyle yaşadı, yerel gazetelerde çalıştı. Oradan…
2003 yılında emekli olmuş bir fizik öğretmeni olarak uzun bir aradan sonra “Eğitim” konulu yazılar yazmak fikrine neden sıcak baktığımı söyleyerek başlamak istiyorum sözlerime. Çalışma hayatım, fiili olarak bitmiş olsa da hayatın birçok alanında kendim de dâhil eğitim almaya-vermeye çalışan kişiler ve olaylarla karşılaştım…
Sokakların vardığı bir yerdesin, biliyorum. Ayaklarım adım adım sana gelmekte. Süzülen zamanlardan dalgalara tutunup evdeki tencere küçük bir kız çocuğu gibi pencereye oturmuş beni beklemekte. Bir meltem esiyor yüreğimin içine, saçlarım uçuşuyor çatılara doğru, bir erkek var yolun sonunda, görüyorum. Kalbimi sunuyorum altın bir…
Meditasyona başlamadan önce kendime en uzak bulduğum ülke adını sorsanız “Hindistan” derdim. Renk ve tip olarak da hiç ilgimi çekmezlerdi. Sonradan düşündüm de 1951 Hint yapımı, Raj Kapoor’un başrolde oynadığı “Avare” filmini de görme şansım olmadığı için hiç şaşırmamak lazım bu durumuma. Yani kültür…
Ãna odaklanmak için acelesiz, endişesiz olmanız, bunun için de doğayla bütünleşmiş olarak yaşamanız bir anlamda “tam teslimiyet içinde“ olmanız ya da etrafınızda olan bitenlerin birçoğunun sebep sonuç ilişkisini çözmüş olmanız gerekiyor. Her iki durumda da göreceli rahatlık yaşayabiliyorsunuz. Bu da odaklanmayı kolaylaştırıyor.…
Ağlamanın güzeli olur mu? Olur güzelim, olur! Sessiz, içten, korkusuz ve sevgiden… Sevincin, “ulaşmanın”, yolculuğun ve yolda olmanın türküsü gibidir ağlamak. İstersen ve seversen güzel olur ağlamak, güzel olur, senin gibi, hayat dolu çiğdem gibi. Bir yerlerden çıkıp geliveren bir misafir gibi gelir aniden.…
Beni görüp halimden olaylara karşı tepkimden hoşnut kalan pek çok kişi benimle meditasyona başlamak istemişti. Ama pek azı bunu yapabildi. O zamanlar düşünmüştüm "Neden başlayamıyorlar?" diye. Ben birçok işe hevesle başlayıp bırakmış biri olarak bu tekniği uygulamakta sebat etmiştim. Görünen sebeplerini şimdi anlatıp görünmeyen…













