Bugün sizleri içinde “cerende” kelimesi geçen bir yere götüreceğim. Korkmayın, her ne kadar sözlük anlamı “ezmek, sıkmak için kullanılan araç” olsa da “Cendere Sanat” ile sizleri tanıştırmak istiyorum. 😊 Bu aralar, sosyal medyada sıkça ismini duyduğum bu sergiyi cumartesi günü ziyaret etmek için aracımla…
Kitapta ve kitabın adında geçen “Zamanımızın Bir Kahramanı” aslında bir antikahraman. Evet güçlü, evet özgüveni yüksek, evet istese dağları devirir ama istemiyor. Tercih etmiyor. Hayatı ciddiye alıyor mu, almıyor mu anlayamadım. İlk bakışta gayet rahat, pervasız gibi gözüküyor ama o zaman niye bir günlük…
Selin, başını öne eğdi, ellerini iki yandan kafasına koyup parmaklarını önüne düşen saçlarına geçirdi. “Off. Neyse bakacağım ya, merak ediyorum gerçekten.” Ayağa kalktı, titreyen elini sırtına doğru götürdü ve nihayet baş parmağını ensesinde bulunan çip sinyaline okuttu. Karşısında açılan mavi ışıklı hologram gözlerini kamaştırdığı…
Çarpa çarpa puslu buğulu pencerelere kırılıyor bakışlarımın ışığı. Beni, hislerimi yansıtmıyor. Üstelik buluşamıyor güneşle ve büyük patlama gerçekleşmiyor. Gerçekleşse dünya mı kurtulacak? O, o kadar kolay değil elbet ama dünyam kendi karanlığından çıkacak. Kalbimde saklı olan umutlar, o umutlara tutunan sevgiler, o sevgileri büyük…
Karnında dolanıp kasıklarına vuran ince bir sızı sardı bedenini Songül’ün. Alnından yüzüne düşen bir tutam saçı doladı parmağına. Dudaklarının arasına alıp çiğnedi. İyice ezdikten sonra tükürdü. Yüzüne değen kendi tükürüğüyle ıslanıp yapışan tutamdan tiksindi. Öğürmeye başladı bu kez. Hem kasıklarına hem de midesine girip…
Kitap çıkarma serüveninin geldik en can sıkıcı bölümüne. Tahmin edebileceğiniz gibi konu, yayınevinin seçimi ve anlaştığım yayıneviyle sözleşme aşaması. Ben bu süreci ikiye ayırarak anlatayım. Yayınevi arama, bulma/bulamama ve seçtiğim yayıneviyle sözleşme imzalama süreçleri. İlk bölüm için söyleyeyim, hayrete düşmemek, hayâl kırıklığı yaşamamak, kırılıp…
Son yıllarda çok konuşulan konulardan biri de iç referanslı ya da dış referanslı kişi olmak. Başarılı insanlardan bahsedilirken -ki bu da günümüzde birçok yazının ya da seminerin konusunu oluşturmakta- hepsinin iç referanslı bireyler oldukları söyleniyor. Artık neredeyse, ezbere söylenen “iç referanslı” olmanın ne olduğu…
1960 yıllarında Dominik Cumhuriyeti’nde, ülkeyi yöneten diktatör Rafael Trujillo’ya karşıtlığı ile bilinen Mirabel Kardeşlerden Patricia Mirabel’in sözleri ile başlamak, 25 Kasım “Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü”nü anlamak için anlamlı bir giriş olacaktır diye düşündüm.…
Flexitarian Diyeti, et ve diğer hayvansal ürünleri ılımlı bir şekilde kabul ederken çoğunlukla bitki bazlı gıdaları yemeyi teşvik eden bir yeme tarzıdır. Tamamen vejetaryen veya vegan diyetlerden daha esnektir. Diyetinize daha fazla bitkisel gıda eklemek istiyor ancak eti tamamen kesmek istemiyorsanız bu diyet modeli…
Her gün kullandığım yol. Her gün kullandığım metro. Her gün gördüğüm bir kedi. Metroyu ev bilmiş bir kedi. Güvenliğin, belediye çalışanlarının, yolcuların sahiplendiği bir kedi. Yürüyen merdivenlerin başında, metronun herhangi bir katının ucunda ya da ATM’lerin yanında sessizce uyuyan kedi. Hiçbir zaman görmedim kızdığını,…
İngiliz bir Aile Mahkemesi hakiminin ele aldığı davalar, verdiği kararlar ve bu kararlara giden yoldaki düşünceleri anlatılıyor kitapta. Bu esnada kendi özel hayatına dair de kısımlar yer alıyor. Çocuk Yasası | Davalar Kitaptaki davaların konuları ilginç. Örneğin: – Yahudi Haredi Cemaati üyesi anne ile babanın…
Yine ağrılar içinde uyandım derin uykumdan. Bin bir türlü kabus, rengarenk, karmaşık rüyalar ve işte o sancı. Bazılarımıza tanıdık geldi değil mi? Endişelenmeyin çünkü yalnız değilsiniz! Bu yazı dizisini okuduğunuzda belki yakın bir arkadaşınızdan, belki sevgilinizden, belki de bizzat kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Bence,…
Yok artık deve! Peki ama? Nasıl? Yok artık! Şimdi tüm bunları bir oyun hamuru yap ve yoğur. Kolun ağrısın, ağır gelsin eline bileğine hamur. Aç önüne hamuru ve istediğin şekilleri çıkart. Bunlardan tarçınlı yılbaşı kurabiyesi de yapabilirsin, ağlayan (sanmam) kek de. Ağlayasın varsa illa…













