Daha doğmadan başlıyor beklemek. “Bebek bekliyoruz” diyor, heyecanlı aileler. Doğum zamanı yaklaştıkça da “akşama sabaha bekliyoruz”a dönüşüyor cümle. Doğum anında da, müjdeli haberi bekliyor ailenin tüm sevenleri. Sonra da okul zamanı bekleniyor, tatil günleri bekleniyor. Sınav zamanları aileler kapıda bekliyor, sonra öğrenciler sınav sonucu…
Covid 19 pandemisi döneminin başlamasından sonraki şaşırmışlık hâlini üzerimizden attıktan sonra, 2021-2022 eğitim döneminde yüz yüze eğitimin başlaması hem öğrenciler hem ebeveynler için büyük bir umut oldu. Okullarda, dershanelerde, yüz yüze eğitim başladı, vaka görülen sınıflar kapandı, sınıflar tekrar açıldı, birinci dönem bitti, ikinci…
“İletişim çağında yaşıyoruz” deniyor sürekli. İletişim araçları çeşitleniyor, gelişiyor, herkesin her bilgiye ulaşımı her gün daha da kolaylaşıyor. İnsanlar arası iletişim artık çok daha hızlı oluyor. Bununla beraber iletişimdeki bu hız, iletişim kazalarını da beraberinde getiriyor. Sürekli yanlış anlaşılmalar baş gösteriyor. Yanlış anlaşılan, anlaşılmadığından…
İnsan, bazen çok yorgun ve çaresiz hisseder. Her ne kadar 2010’lu yıllardan sonra iyice çoğalmış, olumsuzluklara hiç yer vermeyen kişisel gelişim çılgınlığı yayıldıysa da hayatın özünde ve gerçeğinde “hayat mükemmeldir”, “güzel düşününce güzel olur”, “istersen her şeyi yaparsın” gibi klişeleşmiş cümleler yoktur. Aslında hayat…
Teselli, çıkış noktası yüksek oranda iyi niyet olduğu halde, bazen istenmeyecek kadar olumsuzlukla sonuçlanma ihtimali olan bir durumdur. TDK ya göre, kelime anlamı, “acı bir olayı unutturmaya, acısını hafifletmeye çalışma, avuntu, avunç” olan tesellinin hayata geçirilme hâli bu kadar net ve pürüzsüz olamayabiliyor. Doğru…
Languishing, son zamanlarda çokça kullanılan bir terim oldu. İlk defa 2014 yılında ortaya atılmış bir kavram olmasına rağmen, 2020 yılının ikinci yarısında, Covid 19 pandemisi sebebiyle, Amerikalı Psikolog Adam Grant’ın New York Times dergisindeki yazısıyla tekrar gündeme gelmiş ve günümüzde psikoloji dünyasında konuşulmaya başlanmıştır.…
Çocuklukluğumuzda dinlediğimiz masallarda her şeyin sonu mutlu biter. Kötüler cezalarını çeker, iyiler güzel bir hayata kavuşurlar. Bunları dinlerken gerçeklerin de masallardaki gibi olduğunu ve olacağını düşünürüz hep. Herkesin sevdiğine kavuştuğu, herkesin istediği ve sevdiği işi yaptığı, sevdiği işi yaparken geçim sıkıntısı çekmeyeceği hayatlar, mutlu…
Çok zaman duyuyoruz Her şeyin bir matematiği var” sözünü. Gerçekten de çoğu zaman her şey bir takım formüllere dayandırılabiliyor yaşamda. Peki ya hayat?! Hayatın da bir matematiği var mı? Hayatın da bir matematiği olsa bile, insanlık yaşamda belli formüller uygulamaya çalışsa bile, kesin ve…
Anlayışlı olabilmek söylemesi çok kolay ama uygulamaya geçirmesi oldukça zor olan bir yetidir. Doğuştan ya da insanın mizacında olan bir durum değil, hayat farkındalığı ve sağlıklı kişilik gelişimi ile öğrenilebilen bir olgudur. Bebeklik ve ilk çocukluk çağında, her birey ben merkezlidir. Gördüğü, duyduğu her…
“Herkesin başa çıkamadığı bir stresi var.” Sözü hayatımızın bir gerçeği olmuş durumda. Biyolojik bir nedene bağlanamayan rahatsızlıkların sebebinin stres olması hiç kimse için sürpriz olmuyor, kimse “ama benim stresim yok ki” demiyor. Stresin en büyük kaynaklarından biri, üstesinden gelinemeyen sorumluluklar. Zihinde planlanan yapılacaklar listesinin…
Toplum tarafından da, bireysel olarak da hiç hoş karşılanmayan bir olgudur tembellik. Tembel insan, sorunlu insan olarak algılanır her zaman. Henüz öğrencilik hayatından başlayan “tembellik” durumu, hayat geneline yayılabilir. Genel olarak, “sorumlulukların yerine getirilmemesi” olarak tanımlanabilecek olan tembellik, aslında bir sorun değil, tercihtir. Birey,…
Çalışmak, birçok insanın yaşamak için mecbur olduğu eylemdir. Bireylerin sevdiği alanda çalışması çok önemli olsa da herkesin hayat şartları bu duruma izin vermiyor. Bazı insanlar çok mecbur oldukları için, sevmedikleri işleri de yapmak durumunda kalabiliyorlar. Bu şekilde emek harcamanın, sabrederek hayat mücadelesi vermenin ve…
Bazı sözler vardır ki karşı taraf açısından kötü gibidir ve hoş karşılanmaz. Bu yüzden bu sözleri söyleyen kişi zaman zaman suçlanabilir. Boş konuşuyormuş gibi hissettirilmek istenebilir. Bu karşılık o kişiyi daha da çok aynı yönde konuşmaya iter. Çünkü söylediği sözler karşı tarafın hiç işine…













