Ak bir karanlık içinde boğuluyor aydınlığımız. Bir ampulün ak ışığını tümümüzün gözlerine tutmuşlar, hipnotize olmuş gidiyor çoğumuz o ak karanlık içinde ve o karanlıktan çıkmak isteyenlere düşmanız olabildiğince. Ya diğerleri? Diğerleri ampulün ak karanlığından bağımsız mı gerçekten?…
Alev aldı kırmızı, saçlarını savurdu ardından sıcaklığım. Noktası noktasına ışık içinde kalan varlığım, soluk soluğa yandı gökkuşağı düşleriyle yer yüzünün en güzel vadisinde. Bakışların anlam yüklü dizeleri doğurtması gibi, tinime tin, yaşamıma anlam verdin alevin en derin yeri. Gözlerimsin sen benim, göz bebeğim, vicdanım,…
Boney’nin oldukça eğlenceli ve etkileyici bir şarkısının adı Rasputin ve aynı zamanda kezlerce sınanmış bir kişinin adı. İyi veya kötü ama gerçek bir kişi, yığından bir kimse değil. Sizin sözcüklerinizle söylersem ey yığın, o bir insan, kuru kalabalıktan rastgele bir “şahıs” değil. İyi ve…
Güneş üzerime doğduğunda, gözlerimi açtım yavaşça, uyanmamıştım tam daha. Kıpkırmızı gözlerim ağarırken heyecan dolu bir mutlulukla, kalakaldım o büyük heyecanla. Toprağa dayandım, kendimi dingin soluğuna bıraktım. Yaşamak bu mu? Ezilen Bedenlerce ve gövdesiz var oldum nice kezlerde. Yaşadım mı peki gerçekten? Soluk aldım, soluk…
Çiçekler soluk, gökyüzü açık. Kimseler, yığın yığın, koşturuyor dört yöne. Yanlışlıklar komedisine döndü bu boyut. Yanlışlar komik değil, yanlışlıklar ise hiç değil. Ben bir kaktüsüm, üzerimde açan bir tek gülüm var. Gülün bittiği yerde ne başlar? Gülümü kopardılar ve bana çirkin diyorlar. Beni çirkin…
Akıl için çok önemli, yürek için alaylı, düşün için pek gereksiz, soluk için tartışılamaz ise değeri yolunuzun, ortada bir yanlışlık olabileceği gelmez mi hiç düşün dünyanıza? Nasıl bir yürek alaya alır akıl için o denli önemli olan bir noktayı? Nasıl bir us, nasıl bir…
Sen pırıltılı, ışıl ışıl ve üzerinde çok güzel desenler, kenarında çok güzel işlemeler olan fazlasıyla dikkat çekici bir kumaşsın. Ama bazıları için harikuladelik görüntüden fazlasını içerir. Sevgi, saygı, empati senin için ne güzel sözcüklerdir. Senin için herkes seni hayranlıkla izlesin diyedir var oluşları, şiir…
Açlık üzerine konuşmak, söz, söz, söz! Somali’de, Senegal’de açlara yardım etmek, sözler, sözler, sözler! Açlıktan intihar eden kişiler, bağıran, küfür eden kimseler, ölülerin ardından; “Cep telefonu varmış ama onun!” Hiç utanmadılar, utanmıyorlar, asla utanmazlar! Açlık üzerine konuşmalar, sözcükler, sözcükler, yabancı, Arapça, Persçe, İngilizce sözcükler,…
Kurgusal bir ülkede, ki var bu kurgudaki ülkeler gibisi bu gezegende, bir cumhurbaşkanı, olmayan bir yetkiyi kullanarak uluslararası bir antlaşmadan ülkesini çektiğini duyurdu diyelim ki; "Zinhar, bu kanun memlekette uygulanmaya!" Yok dostum, yetkisi yok, kaldıramaz, karışamaz. Uluslararası bir antlaşmadan tek yönlü olarak çekilmek o…
Bir kahraman, trajedilerden oluşur, Pink Martini’den Amado Mio dinler bazen, bazen bir şiir söyler Nazım Hikmet’ten “Hoş geldin Kadınım” diyerek. Bedesten’de Satılan Bir kahraman bedestende satılır kezlerce de, saldırgan Yezit’in tüm kafadarları Bekke’de yahıt Mekke’de arar durur onu, bulamaz. Bir kahraman üç kez ölür…
Utanması olan kaldıysa utansın! “O da mini etek giymeseymiş!”, “O saatte dışarıda ne işi varmış?”, “Kadın mı kız mı bilmem?!”, “Kızlı-oğlanlı…”; öyle mi? Mini etek mi giyiyormuş evinde 92 yaşındaki Hanım Ana? Gece gezmesine mi çıkmıştı 92 yaşındaki Hanım Ana? Kadın mıydı, kız mıydı…
En başından beri vardı belki de, yıldırmak için uğraşmaları kötülerin fakat ben o sisteme göre “fazla masum”dum ve kötüye yorabilme “yetisi”nden yoksundum kötücül davranışları, tavırları. İlk uygulanan neydi bana? Çook yıllar önce, en başında öğretmenliğimin sanırım, sınıfın birinde iki-üç kişilik bir arkadaş topluluğu vardı.…
“Gece leylak ve tomurcuk kokuyor Yaralı bir şahin olmuş yüreğim Uy anam, anam Haziranda ölmek zor!…” Haziran ışığında, aydınlığın yolunda kimi yaşama, kimi ölüme ama mutlaka ışığa, mutlaka ışıkla kimler kimler yürüdü, niceleri, nice tozlu yollarda, hırlı tozları benliklerine katarak, ışıklarını tozlara bulayarak ne…













